bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Örneğin orada bize çok şey bencil ...المثال هناك جدا لنا الذاتي استيعابها اه ... هناك تذهب لأنها لا منجل
Örneğin orada bize çok şey bencil ...それを考える ええと...それは今まであなたが知っていると私は完全にすべてを理解し、それらに起こるだろう 同じように感じでティーンエイジャーで
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.글쎄, "토이 스토리"의 우디는 끝날때 이기적이지 않게 되어야해, 그러니 어디에선가 시작해야만 해.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.Woody buộc phải vị tha vào lúc cuối, nên bạn phải bắt đầu từ đoạn nào đó.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.Woody v "Toy Story" se musí na konci stát obětavým, takže jsme museli odněkud začít.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.Вуди в "Истории игрушек" должен в конце стать бескорыстным, поэтому с чего-то надо начать.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.שוודי ב"צעצוע של סיפור" צריך לאבד בסוף את אנוכיותו, אז היה עלינו להתחיל מאיפשהו.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.حسنا وودي في "حكاية لعبة" قد صار غير أناني في النهاية، وبالتالي عليك أن تبدأ من مكان ما.
"Oyuncak Hikayesi"ndeki Woody sonunda bencilliğini yenmeliydi, buna bir yerden başlamalıydınız.元の性格を持たせないといけません それで自己中なやつにすることにして こんな風になりました
Peki ya Sangmin'in ve senin ailen öğrenirse? Nasıl böyle bencil olabilirsin?ماذا لو سانجماين وأبويك إكتشفوا؟ كيف تكونين أنانية جدا؟
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.A o tom vyprávěl Richard Dawkins ve svém bestselleru z roku 1976, "Sobecký gen".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.C'est cela que Richard Dawkins a évoqué dans son livre à succès de 1976, "Le Gène égoïste".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Despre asta vorbea Richard Dawkins în cartea sa din 1976, "Gena egoistă".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Ed è questo quel che intendeva Richard Dawkins nel suo bestseller del 1976, "Il Gene Egoista".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.En hierover had Dawkins het eveneens in zijn bestseller van 1976, "De Zelfzuchtige Genen".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.És ez az amiről Richard Dawkins írt az 1976-os bestsellerében, "Az önző gén"-ben.
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Und das ist was Richard Dawkins meinte in seinem Bestseller von 1976:
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Właśnie o tym pisał Richard Dawkins w "Samolubnym genie", jego bestsellerze z 1976 roku.
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Y esto es lo que Richard Dawkins expuso en su best seller de 1976, "El Gen Egoísta".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Και αυτό είναι που μελετούσε ο Ρίτσαρντ Ντόκινς στο μπεστ σέλερ με τίτλο "Το εγωιστικό γονίδιο" το 1976.
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.И това имал предвид Ричард Доукинс в своя бестселър от 1976-а, "Себичният ген".
Richard Dawkins'in 1976 yılında yayınlanan çok satan kitabı "Bencil Gen"de bahsettiği kavram da buydu.Об этом написал Ричард Докинз в 1976 году в своем бестселлере "Эгоистичный ген".
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.Nur den Moment zu leben ist sehr egoistisch.
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.Žít pouze okamžikem je velmi sobecké.
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.Życie daną chwilą jest bardzo egoistyczne.
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.Το να ζεις μόνο τη στιγμή είναι πολύ εγωκεντρικό.
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.Жить одним мгновением - это очень эгоистично.
Sana bencil olmayı öğretiyorum.Ich lehre dich, selbstsüchtig zu sein
Sana bencil olmayı öğretiyorum.Io vi insegno a essere egoisti.
Sana bencil olmayı öğretiyorum.Tôi đang dạy cho bạn trở nên ích kỷ.
Sana bencil olmayı öğretiyorum.انا اعلمكم ان تكونوا انانيين.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Au câştigat nenumărate victorii, dar nimeni nu-şi aminteşte ce sunt pentru că toate au avut scopuri egoiste.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.De vandt utallige sejre, men ingen husker dem, fordi de alle blev udkæmpet af egoistiske grunde.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Dosáhli nespočetných vítězství, ale nikdo si nepamatuje, kým jsou, protože bojovali pro sobecké cíle.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Ganaron numerosas batallas, pero nadie recuerda lo que fueron porque todos pelearon por razones egoístas.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Hanno ottenuto numerose vittorie, ma nessuno si ricorda di loro perché combattevano per scopi egoistici.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.그들은 수없이 많은 승리를 챙겼지만 이기적인 목적으로 싸웠기 때문에 그들을 기억하는 자는 아무도 없다
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Számtalan győzelmet arattak, de senki nem emlékszik rájuk, mert mindegyiket önző célért vívták.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Wygrali niezliczone bitwy, lecz nikt ich nie pamięta, bo walczyli dla własnych korzyści.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Κέρδισαν άπειρες νίκες, αλλά κανείς δε θυμάται ποιες είναι γιατί μάχονταν για ιδιοτελείς σκοπούς.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.На их счету бесчисленные победы, но память о них мертва, потому что в корне этих побед — корысть.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.Те спечелиха безброй победи, но никой не си спомня какви са били, защото те са се били за егоистични цели.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.שיקלו את הספרטנים, הם ניצחו פעמים רבות מספור, אבל אף אחד לא זוכר מה הם
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.لقد فازوا بعديد المعارك ولكن لا أحد يتذكّرهم لأنّهم حاربوا لغايات أنانيّة.
Sayısız zafer kazandılar, fakat kimse ne olduklarını hatırlamıyor çünkü bencilce sebepler için savaştılar.誰一人として彼らが何者か覚えていない 彼らは自分たちのために戦ったからだ 皆が覚えているスパルタ人の唯一の戦いは
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca.Du bist ein unverbesserlicher Egoist.
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca.Du bist ein unverbesserlicher Egoist.
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca.Eºti un bãtrân egoist, unchiule Isak.
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca. İnsafsızsın birisin ve kendin dışında kimseyi dinlemiyorsun.Du har aldrig lyssnat till någon annan än dig själv.
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca.Olet vanha egoisti, Isak-setä.
Sen bencil ve yaşlı bir adamsın Isak amca.Usted es un viejo egoísta, tío Isak.
Seni bencil domuz!¡Cerdo egoísta...!
Seni bencil domuz!Đồ con heo ích kỷ...!
Seni bencil domuz!Mais quel pauvre égoïste !
Seni bencil domuz!Какво егоистично прасе...!
Seni bencil domuz!Эгоистичная свинья!..
Sen öyle olmadığını düşünsen de bazı insanlar bencil değil.Aunque te parezca mentira existen personas generosas.
Sen öyle olmadığını düşünsen de bazı insanlar bencil değil.Jotkut ovat täysin epäitsekkäitä, vaikka et uskokaan.
Sen öyle olmadığını düşünsen de bazı insanlar bencil değil. Karım biraz sinirli. Bir şok geçirdik.Ma femme a reçu un choc.
Sen öyle olmadığını düşünsen de bazı insanlar bencil değil.Manche Leute sind wirklich selbstlos. Auch wenn man es kaum glauben kann.