bencil ile cümle

bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Гедонисты, прибывающие в вечном поиске новшеств, конченные эгоисты?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?Дали сме тези търсещи новости, хедонистични, егоистични хора?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?האם אנו בריות נהנתניות ואנוכיות המחפשות כל הזמן חידושים?
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?هل نحن هؤلاء الباحثون عن التفرد، المتعة، الأفراد الأنانيين ؟
Biz yenilik peşindeki, çıkarcı, bencil bireyler miyiz?利己的な個人でしょうか? このレンブラントの素敵なスケッチに
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.C'est égoïste, c'est moche, c'est indigne de nous et nous devons arrêter ça.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.È egoista, è orribile, è davanti a noi, e dobbiamo fermarlo.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.E egoist, e urât, e sub nivelul nostru şi chiar trebuie să încetăm.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Es egoísta, es feo, está más allá de nosotros, y realmente debemos pararlo.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Es ist selbstsüchtig, es ist hässlich, es ist unser nicht würdig, und wir müssen das wirklich aufhalten.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Het is zelfzuchtig en lelijk, ons onwaardig, en we moeten er echt iets aan doen.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Je to sebecké, je to odporné, je to pod našu úroveň a naozaj to musíme zastaviť.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Je to sobecké, je to ošklivé, a není to nás hodno, a opravdu s tím musíme přestat.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Önző, ronda, nem méltó hozzánk, és komolyan abba kell hagynunk.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.To jest samolubne, to jest ohydne, to jest poniżej naszej godności i naprawdę musimy to zatrzymać.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Είναι εγωιστικό, είναι άσχημο, δε μας ταιριάζει και πραγματικά πρέπει να το σταματήσουμε.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.То е егоистично, то е грозно, то е под нас и ние наистина трябва да го спрем.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.Это эгоизм, это отвратительно, это ниже нашего достоинства, и мы обязательно должны это прекратить.
Bu bencilce ve çok çirkin.É egoísmo, é muito feio.
Bu bencilce ve çok çirkin.이는 이기적이고 추합니다.
Bu bencilce ve çok çirkin.זה אנוכי, זה מכוער,
Bu bencilce ve çok çirkin.إنها أنانية ,إنها قبح ,
Bu bencilce ve çok çirkin.我々がやるべきことではありません
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Ce qui veut dire que c'est une culture égoïste, égocentrique.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Das bedeutet, es is eine egoistische, selbstsüchtige Kultur.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Lo cual significa que es una cultura egoísta, centrada en si misma.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Significa que é uma cultura egoísta, centrada em si mesma.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Vuol dire egoismo,cultura egoistica.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Yang berarti itu suatu keegoisan, budaya egosentris.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Πράγμα που σημαίνει ότι είναι μια εγωιστική, εγωκεντρική κουλτούρα.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Това е егоистична и егоцентрична култура.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.シカゴの住民がどんな風かは、聞くまでもない。
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Amikor olvassuk ezt az imádságot, kifejezetten önzőnek, egocentrikusnak tűnik.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Când citeşti această rugăciune, sună foarte egoistă, egocentrică.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Cuando lees esta oración, pareciera que fuera increiblemente egocentrica,
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Když čtete tuhle modlitbu, zní to neuvěřitelně sobecky, sebestředně.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Khi bạn đọc lời cầu nguyện này, nó giống như là một sự ích kỷ, tự coi mình là trung tâm.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Kiedy czytasz tę modlitwę, brzmi niewiarygodnie samolubnie.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.여러분이 이 기도문을 읽는다면 아주 이기적이고 자기 중심적인 것처럼 들릴 것입니다.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Quando leggete questa preghiera suona incredibilmente egoista, egocentrica.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Quand vous lisez cette prière, ça sonne incroyablement égoïste et égocentrique.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Saat anda membaca doa ini,
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir. Şöyle demiş gibi gelir,Keď čítam túto modlitbu, znie to neuveriteľne sebecky a sebastredne.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Wanneer je dit gebed leest, klinkt het ongelooflijk egoïstisch, egocentrisch.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Wenn man dieses Gebet liest, dann hört sich das unglaublich selbstsüchtig und egozentrisch an.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Όταν διαβάζεις αυτή την προσευχή, ακούγεται απίστευτα εγωιστική, εγωκεντρική.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Когда читаешь эту молитву, она звучит ужасно эгоистичной, сосредоточенной на себе.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Коли ти читаєш цю молитву, вона звучить неймовірно егоїстично, егоцентрично.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.כשקוראים את התפילה הזו, היא נשמעת אנוכית להפליא, מרוכזת בעצמה.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.عندما تقرأ هذه الصلاة، إنها تبدو أنانية بصورة غير معقولة، مركزة على الذات.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.とても自分勝手で 自己中心的に聞こえるんです こんな感じで- 「神よ 私をもっと有名にしてください」
Bu düzen bencillik, kandırmaca, nefret ve düşmanlık temel alınarak şekillendirilmiştir.Elle a été façonnée selon l'égoïsme, de tromperie, de haine et d'animosité.
Bu düzen bencillik, kandırmaca, nefret ve düşmanlık temel alınarak şekillendirilmiştir.物質主義は、人類の分類、他国家への汚辱、
Bu, tüketicinin temel kimliği. Sığ ve bencil.Superficiales, es todo sobre mi, es todo sobre mi ahora, y es todo sobre mi y estas cosas
Bu, tüketicinin temel kimliği. Sığ ve bencil.Това са основните черти на консуматора.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Toate durerile si tristeţile, tot răul, egoismul.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Todos los sufrimientos y dolores, todo el mal, el egoísmo.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Všechny bolesti a utrpení, všechno zlo, sobeckost.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Вся боль и скорбь, все зло, эгоизм.
Bu yaptığın bencilce.Ajattelet vain itseäsi, ja...

İlgili Sayfalar