Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Et ça me donne de l'espoir car les gens ne sont pas purement égoïstes.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Isso dá-me esperança porque as pessoas não são egoístas, pura e simplesmente.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor."그리고 저에게 희망을 줍니다." "왜냐하면 사람들은 순수하게 이기적이지만은 않기 때문입니다."
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Şi asta îmi dă speranţă pentru că oamenii nu sunt doar pur şi simplu egoişti.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Und das gibt mir Hoffnung, weil es bedeutet, dass die Menschen nicht ausschließlich egoistisch sind.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Và điều đó cho tôi hi vọng bởi vì con người không hoàn toàn ích kỷ.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Y eso me da esperanzas, porque la gente no es puramente egoísta.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Και αυτό μου δίνει ελπίδα επειδή οι άνθρωποι δεν είναι αμιγώς εγωιστές.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Това ми дава надежда, защото хората не са само егоисти.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Это даёт мне надежду, так как люди не совсем эгоистичные.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.וזה מעניק לי תקווה כי אנשים אינם אנוכיים לחלוטין.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.وهذا يعطيني الأمل لأن الناس ليسوا دائماً أنانيين.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.人々は全く利己的なのではありません。 ほとんどの人々は、狭量さを克服し
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A namiesto zdieľania peňazí, sa stali sebeckými.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A namísto sdílení peněz, se stali sobečtí.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Anstatt Geld zu teilen, wurden sie selbstsüchtig.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A pénz megosztása helyett önzőek lettek.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Dan mereka tidak membagikan uangnya dan menjadi egois.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.E em vez de partilharem dinheiro, eles tornaram-se egoístas.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.E invece di distribuire soldi, sono diventati egoisti.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Et au lieu de partager l'argent, ils deviennent égoïstes.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.În loc să-și împartă banii, au devenit egoiști.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.In plaats van geld te delen, worden ze egoïstisch.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Ja rahan jakamisen sijasta heistä tuli itsekkäitä.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.그러자 돈을 공유하는 대신에, 그들은 이기적으로 행동했습니다
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Og istedet for at dele penge, blev de selviske.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Và thay vì chia sẻ tiền với nhau, họ lại trở nên rất ích kỷ.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Αντί να μοιράζονται τα χρήματα, έγιναν εγωιστές.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.И вместо да споделят пари, те станаха егоистични.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.И вместо того, чтобы делиться деньгами, они становились жадными.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Й натомість ділитися грішми, вони ставали більш жадібними.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.ואז במקום להתחלק עם כספם, הם הפכו לאנוכיים.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.فبدلاً من مشاركة الأموال، أصبح الذكور " أنانيون "
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.自己中心的になります しかし面白いことに テストステロンの多い男性は
Ve sığ bencilliğimizden sıyrılıp, o bölgenin insanları ile değişimi kucaklayalım.변화를 포용하기 위하여, 그 지역의 사람들과 함께 멋진 미래, 희망, 관용을
Ve sığ bencilliğimizden sıyrılıp, o bölgenin insanları ile değişimi kucaklayalım.Și haideți să renunțăm
Ve sığ bencilliğimizden sıyrılıp, o bölgenin insanları ile değişimi kucaklayalım.בואו נוותר על האנוכיות הצרה שלנו על מנת לקבל את השינוי,
Ve sığ bencilliğimizden sıyrılıp, o bölgenin insanları ile değişimi kucaklayalım.ونتخلى عن أنانيتنا الضيقة من أجل احتضان التغيير،
Ve sığ bencilliğimizden sıyrılıp, o bölgenin insanları ile değişimi kucaklayalım.変革を手にし この地の人々の 輝かしい未来 希望
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Astfel incat comportamentul egoist este adaptiv in anumite circumstante -- lupta sau zbor.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Egoistisches Verhalten ist unter Umständen ein angepasstes Verhalten -- kämpfen oder laufen.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.그러니까 이기적인 행동은 어떤 상황이냐에 따라 조절된다고 합니다, 싸우던지 아니면 피하던지.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Na przykład zachowanie samolubne jest w pewnych okolicznościach przystosowawcze -- walka albo ucieczka.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Perciò il comportamento egoista in certe circostanze è adattivo -- lotta o fuga.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Så själviskt beteende är anpassningsbart under vissa omständigheter -- fäkta eller fly.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Takže sebecké správanie je v niektorých situáciách evolučne výhodné -- boj alebo útek.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Tal comportamiento egoísta es adaptativo bajo ciertas circunstancias: luchar o huir.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Zelfzuchtig gedrag is dus in bepaalde gevallen adaptief - vecht of vlucht.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Έτσι, η εγωιστική συμπεριφορά είναι προσαρμοστική, υπό ορισμένες συνθήκες - στην πάλη ή στην φυγή.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.Забота о себе необходима в определённых условиях -- драться или ретироваться.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.И така егоистичното поведение е адаптивно при определени обстоятелства -- бори се или избягай.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.התנהגות אנוכית נרכשת בנסיבות מסויימות -- תילחם או תברח.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.فالسلوك الأنانى هو متغير تحت ظروف معينة -- محارب أو هارب.
Yani bencil davranış belli durumlarda kabul edilebilirdir -- dövüş ya da uçuşta.ある種の状況下では適したものです 闘争逃走反応です しかし利他的行動は