Bu bencilce ve çok çirkin.זה אנוכי, זה מכוער,
Bu bencilce ve çok çirkin.إنها أنانية ,إنها قبح ,
Bu bencilce ve çok çirkin.我々がやるべきことではありません
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Ce qui veut dire que c'est une culture égoïste, égocentrique.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Das bedeutet, es is eine egoistische, selbstsüchtige Kultur.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Lo cual significa que es una cultura egoísta, centrada en si misma.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Significa que é uma cultura egoísta, centrada em si mesma.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Vuol dire egoismo,cultura egoistica.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Yang berarti itu suatu keegoisan, budaya egosentris.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Πράγμα που σημαίνει ότι είναι μια εγωιστική, εγωκεντρική κουλτούρα.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.Това е егоистична и егоцентрична култура.
Bu da, kültürün bencil ve ben-merkezli olduğu anlamına geliyor.シカゴの住民がどんな風かは、聞くまでもない。
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Amikor olvassuk ezt az imádságot, kifejezetten önzőnek, egocentrikusnak tűnik.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Când citeşti această rugăciune, sună foarte egoistă, egocentrică.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Cuando lees esta oración, pareciera que fuera increiblemente egocentrica,
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Když čtete tuhle modlitbu, zní to neuvěřitelně sobecky, sebestředně.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Khi bạn đọc lời cầu nguyện này, nó giống như là một sự ích kỷ, tự coi mình là trung tâm.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Kiedy czytasz tę modlitwę, brzmi niewiarygodnie samolubnie.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.여러분이 이 기도문을 읽는다면 아주 이기적이고 자기 중심적인 것처럼 들릴 것입니다.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Quando leggete questa preghiera suona incredibilmente egoista, egocentrica.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Quand vous lisez cette prière, ça sonne incroyablement égoïste et égocentrique.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Saat anda membaca doa ini,
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir. Şöyle demiş gibi gelir,Keď čítam túto modlitbu, znie to neuveriteľne sebecky a sebastredne.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Wanneer je dit gebed leest, klinkt het ongelooflijk egoïstisch, egocentrisch.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Wenn man dieses Gebet liest, dann hört sich das unglaublich selbstsüchtig und egozentrisch an.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Όταν διαβάζεις αυτή την προσευχή, ακούγεται απίστευτα εγωιστική, εγωκεντρική.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Когда читаешь эту молитву, она звучит ужасно эгоистичной, сосредоточенной на себе.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.Коли ти читаєш цю молитву, вона звучить неймовірно егоїстично, егоцентрично.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.כשקוראים את התפילה הזו, היא נשמעת אנוכית להפליא, מרוכזת בעצמה.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.عندما تقرأ هذه الصلاة، إنها تبدو أنانية بصورة غير معقولة، مركزة على الذات.
Bu duayı okuduğunuzda, kulağınıza inanılmaz bencil ve ben-merkezci gelir.とても自分勝手で 自己中心的に聞こえるんです こんな感じで- 「神よ 私をもっと有名にしてください」
Bu düzen bencillik, kandırmaca, nefret ve düşmanlık temel alınarak şekillendirilmiştir.Elle a été façonnée selon l'égoïsme, de tromperie, de haine et d'animosité.
Bu düzen bencillik, kandırmaca, nefret ve düşmanlık temel alınarak şekillendirilmiştir.物質主義は、人類の分類、他国家への汚辱、
Bu, tüketicinin temel kimliği. Sığ ve bencil.Superficiales, es todo sobre mi, es todo sobre mi ahora, y es todo sobre mi y estas cosas
Bu, tüketicinin temel kimliği. Sığ ve bencil.Това са основните черти на консуматора.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Toate durerile si tristeţile, tot răul, egoismul.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Todos los sufrimientos y dolores, todo el mal, el egoísmo.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Všechny bolesti a utrpení, všechno zlo, sobeckost.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Вся боль и скорбь, все зло, эгоизм.
Bu yaptığın bencilce.Ajattelet vain itseäsi, ja...
Bu yaptığın bencilce.C'est égoïste et...
Bu yaptığın bencilce.Das ist selbstverliebt.
Bu yaptığın bencilce.Ez elpuhult és...
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.Je doet dit alleen voor jezelf, en-- Hou alsjeblieft op.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.Det er selvoptaget, og - Vil du ikke nok holde op?
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.Det här är njutningslystet och- Sluta är du snäll.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.어쩜 자기 생각만 해요? 그만하라구요.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.To je chvástání a - Prosím tě přestaň.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.Μη γίνεσαι εγωπαθής και-- Σταμάτα, σε παρακαλώ.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.هذه أنانية، و-- أرجوك توقف.
Bütün hafızayı dolduracaksın. Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.Điều này là tự, và... làm ơn dừng lại.
Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.この子たち息もできないわ
Bu yaptığın bencilce.Myślisz tylko o sobie.
Bu yaptığın bencilce.Sei autoindulgente e...
Bu yaptığın bencilce.Хватит потакать себе.
Çalışıp babanın şirketinin başına geçebilirsin. Bencil olduğumu biliyorsun değil mi?Cháu có thể học và thừa hưởng công ty của bố. bác biết là cháu ích kỉ, phải không?
Çoğu insan çocuk yapmaya son derece geleneksel ve bencil düşünceler yüzünden karar veriyor.Monet ihmiset hankkiessaan lapsia nouduttavat vain traditiota, jossa todetaan:
Çoğu insan çocuk yapmaya son derece geleneksel ve bencil düşünceler yüzünden karar veriyor.Когато на повечето хора се раждат деца, те имат традиционно субективно и установено схващане:
Çok bencil bir pandomimciydi.Anh ta là một diễn viên kịch câm ích kỉ.
Çok bencil bir pandomimciydi.Był bardzo samolubny.