bence ile cümle

bence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bence o mümkün.Ik denk dat het mogelijk is.
Bence Japonya çok güvenli bir ülke.Volgens mij is Japan een zeer veilig land.
Bence mahzuru yok.Dat vind ik niet erg.
Bence süper!Dat lijkt me prachtig!
Bence harika!Dat lijkt me prachtig!
Bence ben daha seksüyel bir Christina'yım." dedi.Myślę, że stałam się bardziej rozerotyzowaną Christiną.”
Recovery’nin müziği Relapse’den tamamen farklı ve bence kendi ismini hak ediyor.”Muzyka na Recovery znacznie różniła się od tej na Relapse i uważam, że zasługuje na swój własny tytuł”.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Słowa, które leczą".
Bence geriye çağının ötesinde bir şeyler bıraktı.W swoim czasie wrócił w przeszłość.
Bence onlar yaşadıkları için tebrik edilmeli, küçümsenmemeli."Uważam, że powinni być podziwiani za to, że je przetrwali, nie tracąc przy tym nadziei”.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Będę pielęgnować to wspomnienie na zawsze”.
Bence, bunun yapılması tartışmaya açık bir şekilde kötü niyetli bir harekettir.Uważają konflikt za sam w sobie za coś złego.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.Piszę do Was, nie do druku, mam nadzieję, że mój list nigdy nie będzie wydrukowany.
Bence kesinlikle erken değil.Prawie nie występuje przedwiośnie.
Bence sen de bilmiyorsun." dedi.Nie, nie znasz”.
Adı 'Dressing Up' ve bence önemli bir parça olacak.Nazwą „botwinka” określa się również zupę, której jest głównym składnikiem.
Bence onun yaptığı en akıllıca şey daha önceden yaptığı şeylere benzemeye çalışmak yerine yol almaktır."Doprowadziło ją to do rozważań, że gdyby nim się stała, na pewno byłaby lepsza od swojego eks.”
Bence insanlar bunu hatırlayacaktır.Inni to zauważą.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Jag tycker att detta ska studeras, att vi ska samla in data och analysera fenomenen.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.De bekantar sig och hon lovar skriva, men breven kommer aldrig.
Bence bir sakınca yok.Och det har jag inget emot.
Bence önemli olan bugündür."Inget annat betyder något idag".
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Глядачам так сподобалося, що вони почали аплодувати.
Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz.Її прекрасне обличчя є найкращим у світі.»
Artık 2007'deyiz ve bence insanlar bugünde yaşamlı.2007 Ці 3 види виявлені у людей.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Я думаю, це слід вивчити, що нам потрібно зібрати дані та та аналізувати явища.
Bence kesinlikle erken değil.Та, мабуть, і раніш не бували.
Bence bir sakınca yok.Але я нічого не маю проти.
Bence bu kadronun Süper Lig'e çıkması sürpriz olmaz.Проте не зрозуміло, чи залишиться зв'язною поверхня тіла.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Такої ж точки зору дотримувалася і дружина музиканта.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Будемо лікувати».
Bence sen de bilmiyorsun." dedi.Я їх теж не можу вгадати.»
Bence onlar sıradaki filme gerçekten eğlenceli yaklaşıyorlar.Мені здавалося занадто складним зробити фільм по-справжньому смішним.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.Останньою була споруджена нова дитяча поліклініка.
Bence insanlar bunu hatırlayacaktır.Нам варто це пам’ятати.
Ben sadece bir grubun bir elemanıyım, ve bence Death bir metal grubudur."Самі учасники називають свій стиль — Party Death Metal.
Bence, her iki şarkı birbirine oldukça benziyor; bir intihal söz konusu değil," dedi.У моїй пісні можуть перетинатися дві або три різні теми, а назва може абсолютно нічого не означати».
Bence haklı.Я вважаю, що він має рацію.
Bence bugün yağmur yağabilir ama yanılıyor da olabilirim.Я вважаю, сьогодні буде дощ, але я можу помилятися.
Bence haklı.Думаю, що він має рацію.
Bence haklı.На мою думку, вона має рацію.
Bence, Almanca dünyadaki en iyi dildir.На мою думку, німецька — найкраща мова у світі.
Recovery’nin müziği Relapse’den tamamen farklı ve bence kendi ismini hak ediyor.”Hudba na 'Recovery' je výrazně odlišná od 'Relapse' a myslím, že si zaslouží vlastní název."
Bence insanlar bunu hatırlayacaktır.Muži si to také pamatují.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.To já, když napíšu, že napíšu, tak napíšu a nepíšu, že napíšu, když nenapíšu.
Hangisini verirseniz, bence sevgilidir dedim."Mám ráda, koho mám ráda.
Ama bence daha az olan daha iyiyi gösterir." dedi.V míře větší než malé jej vlastně charakterizovala."
Adı 'Dressing Up' ve bence önemli bir parça olacak.Název Narsarsuaq znamená "velká pláň".
Bu nedenle bence hip-hop, rock'ın bir zamanlar bulunduğu yerde."De-aceea, hip-hop-ul este acolo unde rock-ul obișnuia să fie. ”
Bence kesinlikle erken değil.Este foarte precoce.
Yukardaki açıklamalar bence doğru değil gibi.Reciproca afirmației de mai sus nu este însă adevărată.
Sarah Michelle Gellar demiştir ki, "Bence bu korkunç bir fikit.Brian Molko e de părere că „e chiar un cântec amuzant.
Bence çok aptalca bir hareket.Mi se pare atât de prostesc.
Ama bence daha az olan daha iyiyi gösterir." dedi.Totuși ar fi frumos să ascultăm ceva mai puțin evident data viitoare”.
Bence bir sakınca yok.Eu n-am nicio problemă.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Era singurul remediu."
Chazelle bence son yılların en tutkulu yönetmenlerinden biri.Scriitor optzecist, este unul dintre prozatorii de primă linie ai ultimilor ani.
Bence önemli olan bugündür."E singura știre pentru azi"”.
bence bu bir tatlı su balığıdır.Cred că acest pește este un pește de apă dulce.
Bence Dünya'nın derinliklerinde daha fazla altın olmalı.Din punctul meu de vedere în adâncul Pământului trebuie să fie mai mult aur.

İlgili Sayfalar