Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.We've had, like, 50 people come to our dig-ins and participate, and it's all volunteers.
Ve bunlar, inananların yaptıklarını görüp bellemek için gönderilmediler.But they were not Sent to be guardians over them!
Sana vahyedileni unutmamak için tekrarlarken, hemen anında bellemek için dilini kımıldatma. [20,114]Do not forestall (the revelation before its completion) by acting in haste.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.약 50명의 사람들이 터파기에 참여하고, 모두 자원봉사자로써 참여합니다.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.50 osób pomaga nam w pracy, sami ochotnicy.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Asi 50-ti sme chodili kopať a všetci dobrovoľníci.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Aveam cam 50 de persoane care veneau la săpat, participând total benevol.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Chúng tôi đã có khoảng 50 người tới tham gia đào bới, và tất cả đều là tự nguyện.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Hemos tenido, como unas 50 personas que vienen, trabajan y participan, todas en plan voluntario.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Kb. 50 ember jön el ásni, és részt venni, teljesen önkéntesen.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.On a eu quelque chose comme 50 participants, et ce sont tous des bénévoles.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Sekitar lima puluh orang datang ke kebun yang kami bangun dan berpartisipasi dengan sukarela.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Tivemos cerca de 50 pessoas a vir aos nossos eventos e a participar, todos voluntários.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Vi har haft runt 50 personer som kommit till våra grävningar och bidragit, och alla är frivilliga.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Zhruba padesát lidí přišlo na naše sázení a účastnili se, všechno to byli dobrovolníci.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Zo'n 50 mensen zijn komen helpen op onze schoffelsessies en dat zijn allemaal vrijwilligers.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Zu unseren Umgrab-Aktionen kamen so 50 Leute und machten mit und das sind alles Freiwillige.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Είχαμε γύρω στα 50 άτομα που έρχονταν στα φυτέματά μας κι έπαιρναν μέρος, όλοι εθελοντές.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Имаше близо 50 души с нас, дошли да копаят напълно доброволно и безвъзмездно.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.Примерно 50 человек приходило работать на посадках, и всё это на добровольных началах.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.היו לנו 50 אנשים שבאו ללהשתתף בנטיעות וכולם מתנדבים.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.وكان يأتي حوالي ٥٠ شخصاً لمناطق الحرث ويشاركوننا، وقد كانوا جميعاً متطوعين.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.みんなボランティアです ケールを育てた子供は ケールを食べるようになり
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.我們已經有五十個人幫手耕種 佢哋全部都係義工