Neyse işte, cenaze töreni yarın. Belki yardımın dokunur diye düşünmüştüm.Whatever my lot, Thou has taught me to say,
Belki Japonlar ya da Amerikan milyarderleri olabilirMaybe it'll probably be a Japanese or an American billionaire?
Belki de bir kaç anekdot kanıtı vardır.Or maybe there's some anecdotal evidence.
Konstantin'in heykelinin parçalar halinde bulunmuş olmasının belki bununla ilgisi vardır.So maybe, it's no so inappropriate that we see him in fragments in the city.
Belki de yoktur..Maybe not.
Ve nerelerde kendinizi tehlikelere bırakıyorsunuz ki bazen bunları belkide görmüyorsunuz bile.And where do you expose yourselves to risks that maybe perhaps you don't even see?"
O meşe yaprağı pişirecek, sosunu da ben; belki bir tavuğumuz bile olur bir gün.She'll cook blackjacks, I'll cook gravy; we'll have chicken someday, maybe.
Sadece birkaçının gerçi, ama belki bu insanlar hakkında bir fikriniz oluşur.Just a few of them, but maybe you'll get just a little hint of some of these folks.
Bu mola verme fikri belkide kendi yolculuğumda öğrendiğim en büyük ders oldu.And this idea of pausing may be the single biggest lesson I took from my journey.
Belki tek tük akciğer hastalığı; ama bilirsiniz, çok da mühim değil.Maybe a few lung diseases here and there, but, you know, that's not such a big deal.
Belki haşlanmış veya püre patates, veya tüm zamanların en aptal yemeği -- Minute Rice.Maybe baked or mashed potatoes, or perhaps the stupidest food ever, Minute Rice.
Belki onlar kaçmakta zorlandıkları koşulların içine doğmuş olabilirler.Maybe they were born into circumstances they found difficult to escape.
Belki de hayatlarında bazı hatalar yapmılş olabilirler.Maybe they've made some mistakes along the way.
Kim bilir belki de burada merkezi M olan başka bir çember daha vardır. .So we have to specify.
Belki önümüzdeki birkaç video bu gösterimler ile ilgili olur.Maybe the next few videos we will starts playing with some of this notation.
Şimdi size neden belki de düşündüğümüz kadar anlamadığımızı anlatmaya çalışacağım.I'm going to try and explain why it is that perhaps we don't understand as much as we think we do.
Belki burada aktifte gördüğümüz kredi de aslında A Bankası'na verilmiş olan bir krediydi.So maybe this asset right here was also a loan to Bank A.
Belki bundan sonra herkes sıradaki C Bankası mı diye düşünmeye başlayacak.But maybe everyone starts looking at Bank C next.
"Peki, belki yarısı sosisli yarısı mantarlı deneyebiliriz.""Well, maybe we can go half and half."
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.You may have noticed in the baseball and pizza comparison, under the baseball, it's all commands.
Belki AA verebilirler. -And maybe they give this tranche, and I'm making up things, but maybe they give it a AA rating.
Önümde belki de kırk yıllık daha çalışma hayatı var.I still have maybe another four decades of work left in me.
Belki de dönemeyiz.Maybe not.
Belki beş yüz yıllık akılcı insan merkezli düşünceyi, 18 dakikalık bir konuşmada silip atamayız.Maybe we can't just erase 500 years of rational humanistic thought in one 18 minute speech.
Belki olamazlar.Maybe not...
Belki bir gün yeşerirler. - Bilmiyorum.Maybe one day, they'll take root - I don't know.
Belki de kalp için çok fazla zaman alır.Perhaps he did take it too much to heart.
Ve belki de) sonra.And perhaps he is, after all).
Belki bir yarım saat dışarıda kaldı.He was gone maybe half an hour.
Ya da belki bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, ondur.It is an alkane since it has all single bonds, so we can write decane for the backbone.
Chez Panisse'de yemek kadar olmaz belki ama iyi olur.They wouldn't starve, and you know what?
Belki ne kadar garip göründüğünü görmek için, sonra grafiğini çizeriz.Maybe we'll graph it for fun just to see how messed up it
Ve eğer bunu yapabilirse, belki davranışlarınız da değişebilir.And if it can do that, maybe it can also change your behavior.
Belki "vay, ne kadar büyük sayıymış" diye düşünebilirsiniz.You might think, wow, this is a huge number.
Şimdi belki sizler de bu karmaşıklığın neye benzediğini merak ediyorsunuzdur.Now you may be wondering what all this complexity looks like.
Ya da belki böyle yazabilirim; bölü saniyeOr maybe I can write it like this; per second.
Sağlığın bir tanımı da belki bu akorun tam bir uyum içinde olmasıdır.One definition of health may be that that chord is in complete harmony.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.We may be raising an entire generation of deaf people.
Filigranlar yerleştirdiğimizi belki okumuşsunuzdur.You may have read that we put watermarks in.
Belki de sizden bizden iyi biridir; bizim olmak istediğimiz türden biridir.Maybe she's better than you and me, she's the kind of person we would want to be.
Belki eski atış hareketi problemlerinde de bu gösterimi kullanabiliriz. -We can move on and maybe try to do some of our old projectile motion problems using this notation.
Belki Colorado, Denver'deki REgis Üniversitesini duymuşsunuzdur. yasal bir okul.So let's check out an example of this.
Belki bunun üzerine yapabiliriz. -Maybe over do on top of this one. Let me see if I can erase this.
Tercihen kurtulmaya çalışabilirler, belki, iki elektronlarından da.Ideally they'd want to get rid of, maybe, both of their electrons.
Bununla ilgili konuşabilirdik, belki, gelecek videoda.We could talk about that, maybe, in a future video.
Ama bu gerçekleşebilirdi -- belki de gerçekleşmeyebilirdi. Herkes dinliyor. Biz yanıt veriyoruz.But that could have happened -- maybe, maybe not.
Fakat size şöyle basit bir mesele ya da belki bir beyanay vereyim.I don't have the answer. But let me give you a simple concern or maybe statement, then.
Ama belki bu iki bilgiyi kullanarak soruyu çözebiliriz. -But maybe using both of these pieces of information, we can solve it.
Size sorum şu: Bu iki vektörün doğrultusu aynıysa - uzunlukları belki farklı- -So my question to you is, if these two vectors are in the same direction.
Belki bu güçlere sahip olanlar çok zenginler,Maybe these people are just independently wealthy.
Belki kartların elimde zaten sırayla olduğunu düşünüyorsunuz, lütfen karıştırmama yardım et.Maybe you think I have the cards in order already, so you help me to shuffle again.
Belki de daha zor oldu.This is maybe a little tough.
Bu oldukça karmaşık bir sistem, ama belki basitleştirerek anlatmayı deneyebilirim.Well, it's a rather complex system, but let me try to explain it, maybe simplify it.
Belki de birisini alabilirsiniz bile.And maybe you could even buy one.
Dalgalalı saçlarım, bazı keskin bıçaklarım... ...ve hatta belki biraz iskorbütüm bile var.Got flowing hair, some sharp-ass blades And maybe a little scurvy.
Bu tip şeylerden ve belki bir başkasından, kendi başarı tanımımı buldum, o da şudur:From those things, and one other perhaps,
İkincisi belki de daha alelade. Hong Kong.The second is maybe more prosaic, which is Hong Kong.
Bu belki doğru, belki de abartı.Well, maybe that's true, maybe that's an exaggeration.
Belki de bu 4 bilyon TL değerinde.Maybe this is worth $4 billion.
Yani belki de kuşku uyandıran bir durum görüyorlar.So maybe they see something fishy.