Bir klasör belirttiniz.Vous avez spécifié un dossier.
Bir klasör belirttiniz.Wybrałeś katalog.
Bir klasör belirttiniz.Zadali ste priečinok.
Bir klasör belirttiniz.Ορίσατε ένα φάκελο.
Bir klasör belirttiniz.Ви вказали теку.
Bir klasör belirttiniz.Вы указали папку.
Bir klasör belirttiniz.Зададена е директория.
Bir klasör belirttiniz.ציינת ספריה.
Bir klasör belirttiniz.لقد حددت مجلداً.
Bir klasör belirttiniz.フォルダが指定されました。
Bir sonraki durağımız daha önce de belirttiğim gibi Port Hartcourt, Nijerya'da kurulacak olan다음은 서부아프리카 심장 연구소인데, 나이지리아의 포트하코트에서 진행할 것입니다.
Bir sonraki durağımız daha önce de belirttiğim gibi Port Hartcourt, Nijerya'da kurulacak olanהתחנה הבאה היא מכון הלב המערב אפריקאי, שאנו עומדים להקים בפורט הרקורט, ניגריה,
Bir sonraki durağımız daha önce de belirttiğim gibi Port Hartcourt, Nijerya'da kurulacak olanالمحطة التالية هي معهد القلب في غرب أفريقيا ، التي سننشأها في بورت هاركورت ، نيجيريا
Bir sonraki durağımız daha önce de belirttiğim gibi Port Hartcourt, Nijerya'da kurulacak olan西アフリカハート・インスティチュートを設立します 西アフリカには他にもセンターを設置する予定です
Briony Lodge. Holmes, "Irene Adler evli," belirtti.Briony 비밀 결사. '아이린 애들러는 결혼이다 "홈즈 언급.
Briony Lodge. Holmes, "Irene Adler evli," belirtti.בריוני Lodge. "איירין אדלר נשוי," העיר הולמס.
Briony Lodge. Holmes, "Irene Adler evli," belirtti.بريوني لودج. "متزوج إيرين أدلر ،" لاحظ هولمز.
Briony Lodge. Holmes, "Irene Adler evli," belirtti."結婚!
Bu denklemin belirttiği şey, bir şey artı 7 eşittir 10, cevabı aklınızdan bulabilirsiniz.Dus iets met 7 erbij geeft 10.
Bu denklemin belirttiği şey, bir şey artı 7 eşittir 10, cevabı aklınızdan bulabilirsiniz.x값을 구하려 합니다
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Estou assumindo que esse eixo aqui embaixo é em anos.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Estoy asumiendo que el eje aqui esta definido en años.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.아래에 보이는 숫자들이 나이를 의미합니다
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Předpokládám, že vodorovná osa je označená lety.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Vi må går udfra, at enheden på den vandrette akse er år, da vi ikke har fået andet oplyst.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Приемам, че оста тук долу показва години.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.Я припускаю, що дана вісь тут унизу це роки.
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.أنا افترض المحور السفلي هنا في السنوات
Bu eksenin yaş, yani yıllar, belirttiğini varsayıyorum.そして最も高齢の木はここ、
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Aceasta este într-adevăr un mister," am remarcat.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""Esto es realmente un misterio", comenté. "¿Qué crees que significa?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""이것은 실제로 신비이다,"내가 언급. "당신은 의미 무슨 생각을 하는거야?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""זו אכן תעלומה," ציינתי. "מה אתה לדמיין כי זה אומר?"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""هذا هو في الواقع لغزا ،" لاحظ أنا. "ماذا تتصور أن ذلك يعني؟"
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti. "Anlamına gelir ne hayal ediyorsunuz?""私はまだデータがありません。それは前に理論化する資本の誤りです
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."C'est vraiment un mystère", j'ai remarqué.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Đây thực sự là một bí ẩn," Tôi nhận xét.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Detta är verkligen ett mysterium", anmärkte jag.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Dette er virkelig et mysterium," bemærkede jeg.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Dies ist wirklich ein Rätsel", bemerkte ich.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Dit is inderdaad een mysterie," merkte ik op.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Este é realmente um mistério", comentei.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Ez valóban rejtély," jegyeztem meg.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Ini memang sebuah misteri," kataku.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Questo è davvero un mistero", ho osservato.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Tämä on todellakin mysteeri", huomautin.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."To je naozaj záhada," poznamenal som.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."To je opravdu záhada," poznamenal jsem.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."To je resnično skrivnost," sem pripomnil.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."To jest rzeczywiście tajemnica", zauważyłem.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Αυτό είναι πράγματι ένα μυστήριο", παρατήρησα.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Това наистина е загадка", забелязах аз.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Це дійсно таємниця", зауважив я.
"Bu gerçekten bir gizem" diye belirtti."Это действительно тайна", заметил я.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Am explicat destul de clar acestor oameni că o cușcă de maimuțe infinită este spațioasă.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Chúng tôi đã cố gắng làm cho họ thấy rõ ràng rằng một lồng khỉ vô hạn rất là rộng.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Hemos dejado muy claro a estas personas que una jaula infinita de monos es espaciosa.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Jasně jsme těmto lidem vysvětlili, že nekonečná opičí klec je prostorná.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Kita telah menjelaskan kepada orang-orang ini bahwa kandang monyet tak terbatas ini luas.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.우리는 이러한 사람들에 대해서 아주 분명하게 응대하는데요, 무한 원숭이 우리는 굉장이 크고 넓다고 말이죠.