belirtiyor ile cümle

belirtiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kieser, Osmanlıların "düzinelerce mürettebatı savaş esiri aldığını" belirtiyor.Είπε: «Αδελφοί το πλήρωμα του χρόνου επέστη.
Sporu sevdiğini de belirtiyor.Έχει δηλώσει ότι απολαμβάνει τους αγώνες.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tigeren forklarer at noget i sin hjerne giver ham enorme smerter.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tigeren forklarer at noe i hjernen hans gir ham enorme smerter.
Ve kalan her şeyin Oğul'dan yaratıldığını belirtiyordu.Dan ia berpendapat bahwa segala sesuatu yang lain diciptakan melalui Putra.
Sykes aynı zamanda ateist olduğunu da belirtiyor.Keynes menyatakan bahwa ia adalah seorang atheis.
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.Google nói rằng ngôn ngữ thiết kế mới của họ được dựa trên giấy và mực.
Sonunda da darbe istemediğimi net olarak belirtiyorum.Cuối cùng Thuật quyết định không phát binh.
Ailesi onunla hep gurur duyduğunu belirtiyor.母はそのことを常に誇りにしていたという。
Bu eserler Ay üzerinde su ve atmosfer olmadığını belirtiyordu.月の地形が変化せず、月に大気や水のない証拠を示した。
Her biri adanın ismini belirtiyordu.島の名前にちなんでこの名前がついた。
Sonunda da darbe istemediğimi net olarak belirtiyorum.そして、結局、侵略を進出というような言葉がなかったという言い方をするんです。
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.“Google指出他们的新设计语言基于纸张和油墨。
Bu sembol "*" şarkının cover versiyonu olduğunu belirtiyor, orijinal değildir. ^注: “*”表示该曲目为翻唱版本,并非原唱。
Ve kalan her şeyin Oğul'dan yaratıldığını belirtiyordu.시호를 사(思)라 하였고, 아들 유원이 작위를 이었다.
"Google, yeni tasarım dilinin kâğıt ve mürekkepe dayandığını belirtiyor.מגוגל נאמר ש"שפת העיצוב החדשה קיבלה השראה מנייר ודיו.
Resmi tarih Arapların uzlaşmazlığının barışı engellediğini belirtiyor.בעקבות הסכמי השלום הוסר החרם הערבי.
Ben onun hakkında kasten kaçamak yapmıyorum, sadece söylenecek çok az şeyin olduğunu belirtiyorum.הבה לא נשקר לעצמנו: זה לא עומד להיות עניין קצר מועד.
Resmi tarih Arapların İsrail'i yok etmek için eşgüdümlü bir planı olduğunu belirtiyor.שלילת הגישה לפיה לערבים הייתה תוכנית מתואמת להשמדת ישראל.
Hurley bunu çok istediğini belirtiyor ve hastaneye yatıyor.Уолъс вижда, че тя е облъчена и моли незабавно да я откарат в болницата.
Sporu sevdiğini de belirtiyor.Uz to volio je i šport.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Tímu dochádza, že to čo spôsobuje jej chorobu je v jej mozgu.
Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu belirtiyor.Radšej sa verilo tragickým básnikom.
Ben onun hakkında kasten kaçamak yapmıyorum, sadece söylenecek çok az şeyin olduğunu belirtiyorum.Ne izmikam se mu namerno, a povem mu lahko le nekaj malega.
Bay Mitchell-Hedges, bu kafatasının 3.600 yıllık olduğunu belirtiyordu.Bikinio atolas buvo gyvenamas 3600 metų.
Sonunda da darbe istemediğimi net olarak belirtiyorum.Antkakliai taip pat nustatyti susprogti neįvykdytos misijos atveju.
Fakat bu durumun herkes için bağlayıcı olmadığını belirtiyor.Selle mureks on, et see ei mõjuta kõiki.
Mektubu heyecanla alıp eve götürdüm, kendini tanıtıyor ve benimle evlenmek istediğini belirtiyordu...Ta tahtis püsti tõusta, rõhutamaks sellega, et lahkub.
Boksun, beyinde hasara yol açtığını belirtiyorlar.Nüüd kontrollisid nad, kas aju vigastused põhjustavad siinkohal muutusi.
12. Böylelikle -12'nin 0'dan 12 birim uzakta olduğunu belirtiyoruz.I to nam mówi, że -12 jest w odległości 12 jednostek od zera.
-12'nin pozitif versiyonu olacak sadece. 12. Böylelikle -12'nin 0'dan 12 birim uzakta olduğunu belirtiyoruz.Es ist einfach der positive Wert von -12, also einfach 12, denn die Entfernung von -12 bis zur 0 ist 12.
A çarpı, x-v'nin parantez karesi... . . v burada tepe noktasının x eksenindeki değerini belirtiyor. .a× (x- --لقد استخدمت a لذا دعوني اكتب x- --لا اعرف (x-v)^2
A çarpı, x-v'nin parantez karesi... . . v burada tepe noktasının x eksenindeki değerini belirtiyor. .これを違う文字に変えて、 vとしましょう。 たぶん vを、xの頂点の値として拾っています。
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Az éhezők és a sérültek a fájdalmukat jelezték, azt, hogy segítségre van szükségük.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Gente che soffriva la fame, ferita segnalava le situazioni di pericolo, segnalava il bisogno di aiuto.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Głodni i ranni ludzie, informowali o swoim cierpieniu, o tym, że potrzebują pomocy.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Hungrige und verletzte Menschen signalisierten ihre Not, signalisierten ihre Hilfebedürftigkeit.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.배고프거나 다친 사람들은 자신들의 고통을 알리고 도움이 필요하다며 메세지를 보냈습니다.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.La gente hambrienta y herida manifestaba su angustia y la necesidad de ayuda.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Les gens qui avaient faim et souffraient manifestaient leur détresse, manifestaient leur besoin d'aide.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Människor som var hungriga och skadade visade sin nöd, visade sitt behov av hjälp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Mensen die honger en pijn hadden, lieten dat met berichten weten, vroegen zo om hulp.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Những người đang đói và đang đau đớn ra hiệu sự đau đơn của họ, ra hiệu họ cần giúp đỡ
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Oamenii care erau răniţi şi înfometaţi îşi anunţau problema, îşi anunţau nevoia de ajutor.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Άτομα που πεινούσαν και πονούσαν έστελναν για την απελπισία τους, έστελναν για την ανάγκη τους για βοήθεια.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Голодні та травмовані люди повідомляли про своє нещастя, просили про допомогу.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Раненые и голодные люди сигнализировали о своей беде, просили о помощи.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.Хора, които бяха гладни и пострадали споделяха своето страдание, споделяха нуждата си от помощ.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.אנשים שהיו רעבים וכואבים סימנו את המצוקה שלהם, סימנו את הצורך שלהם בעזרה.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.الناس الذين كانوا جوعانين ومصابين كانوا يبثون محنتهم، كانوا يبثون حاجتهم للمساعدة.
Acıkan ve canı acıyan insanlar sıkıntılarını belirtiyorlar, yardıma olan ihtiyaçlarını duyuruyorlardı.悲痛な叫びや 援助を求める声を発信しました ポルトープランスの路上では
Açıkça belirtiyorum.Teď tedy zcela jasně.
Anladım bay Enrique. Saat 19:35'te sizin numaranızdan farklı bir numaraya arama yapıldığını belirtiyorsunuz.Entiendo don Enrique, dice usted que a las 19:35 horas realizó una llamada desde su terminal a otro número.
Arapça metin bize kesin tarihi belirtiyor.يعطينا شريط خاص.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.A čo vám píšem, hľa píšem pred Bohom, že neluhám.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.A co wam piszę, oto się przed Bogiem oświadczam, żeć nie kłamię.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.A kar vam pišem, glejte, vpričo Boga: ne lažem.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.Apa yang saya tulis ini benar. Allah tahu bahwa saya tidak berbohong
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.Cožť pak píši vám, aj, před Bohem osvědčuji, žeť neklamám.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.Dans ce que je vous écris, voici, devant Dieu, je ne mens point.
İlgili Sayfalar