belirsizlik ile cümle
belirsizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Valójában önök a komplexitásban hisznek, de nem a kétértelműségben.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Voi credeţi în complexitate şi nu în ambiguitate.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Wierzycie w złożoność, ale nie w dwuznaczność.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Βασικά πιστεύετε στην περιπλοκότητα, αλλά όχι στην αμφισημία.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Вы верите в сложность, но не в неопределённость.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Вярвате в сложността, но не в двусмислието.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.По правді кажучи, ви вірите в складність, але не в невизначеність.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.ביסודו של דבר אתם מאמינים במורכבות, אך לא בעמימות.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.أنتم تؤمنون بالتعقيد، ولكن ليس بالغموض.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.ご案内のように 私はブルガリア人です
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Az űrről való diskurzus mindig homályban tartja a cél és az időzítés kérdéseit.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Discuțiile despre spațiu tot timpul par a fi legate de ambiguități de țel și oportunitate.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Gerede über das Weltall scheint immer an der Mehrdeutigkeit von Zweck und Timing zu kranken.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.I discorsi spaziali sembrano sempre essere appesi ad ambiguità di propositi e di tempi.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.우주에 관한 이야기는 대부분 목적과 시간이 애매해지는 경우가 있습니다.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Nói về vũ trụ luôn có vẻ như bị treo trên sự mập mờ của mục đích và thời điểm.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Parler de l'espace semble toujours être accroché aux ambiguïtés des objectifs et du calendrier.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Plannen voor de ruimte lijken altijd te stranden op dubbelzinnigheden van doel en timing.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Řeči o vesmíru se vždycky zadrhnou na nejasnostech ohledně smyslu na načasování.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Rozmowa o kosmosie zawsze zawsze wydaje się niejasna, jeśli chodzi o cel i czas.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Η συζήτηση περί διαστήματος πάντα φαίνεται να κολλάει σε ασάφειες σκοπού και χρόνου.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Вопрос о космосе всегда остаётся в подвешенном состоянии из-за неопределённости целей и сроков.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Разговорите за космоса винаги изглеждат свързани с неясноти за целите и планирането във времето.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.נדמה כי דיונים בנושא החלל תמיד כרוכים באי-בהירויות באשר ליעד ולתזמון.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.الحديث عن الفضاء دائما يبدو معلقا بغموض الهدف والتوقيت.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.あいまいなままになることがあります 私はここTEDで砂に杭を打ち込んでおしまいにします
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.그 불확성이 제게는 제 일생에서 매우 불편하고,
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.A ambiguidade, para mim, é muito desconfortável na minha vida e eu sinto-a.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.A kétértelműség nekem nagyon kényelmetlen de mégis az élet része.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Ambiguitatea este, în opinia mea, foarte inconfortabilă pentru viaţa mea, şi este acolo.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Dan ambiguitasm, bagi saya, adalah sangat tidak nyaman dalam hidup saya, dan saya memilikinya.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.En ik vind dubbelzinnigheid erg onaagenaam in mijn leven, en ik heb het.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Et l'ambiguïté, pour moi, est très pénible dans ma vie, et j'y suis confrontée.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.I dwuznaczność jest dla mnie bardzo niewygodna w moim życiu, ja ją mam.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Mir ist bei dieser Uneindeutigkeit, dieser Unsicherheit sehr unwohl und trotzdem gibt es sie in meinem Leben.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Monikäsitteisyys on hyvin epämukavaa elämässäni, ja minulla on sitä.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik. O sürekli oradadır.E l'ambiguità per me è molto scomoda e c'è dell'ambiguità nella mia vita.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Y la ambigüedad, para mí, es muy incómoda en mi vida, y la tengo.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Και η ασάφεια, για μένα, είναι πολύ δυσάρεστη στην ζωή μου, αλλά την έχω.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.И неяснотата, за мен е много неудобна в живота ми, и аз я имам.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.Неопределенность для меня - большое неудобство в моей жизни и я с ней сталкиваюсь.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.Och tvetydighet är för mig väldigt obehagligt jag lider av den. Moralisk tvetydighet.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.Và đối với tôi, sự mô hồ thật là khó diễn tả
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.Невизначеність - велика незручність в моєму житті.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.ואי-בהירות, עבורי, היא מאוד לא נוחה
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.والغموض بالنسبة لي هو شئ غير مريح
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır.非常に不快なものです。倫理的多義性。
Ve beşincisi belirsizlik elementi.A za páté, element nejistoty.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Az ötödik a bizonytalanság eleme.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.En ten vijfde, het aspect onzekerheid.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.E quinto, o elemento da incerteza.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Et cinquièmement l'élément d'incertitude.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Kelima, elemen ketidakpastian.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.다섯 번째는, 불확실성의 요소입니다.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Nummer 5: Osäkerhetsmomentet.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Og for det femte, usikkerheds elementet.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Piąta kwestia - niepewność. Doszliśmy, że tak powiem, do neurologicznej żyły złota.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Quinta lección: el factor incertidumbre.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Quinta lezione: l'elemento di incertezza.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.Și numărul 5, elementul de incertitudine.