belirsizlik ile cümle

belirsizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:Есть интервал неопределенности,.но здесь мы видим разницу:
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:Є певна похибка, але тут ми бачимо різницю:
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:Има граница на несигурност, но можем да видим разликата тук:
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:יש טווח אי ודאות, אך ניתן לראות את הפער כאן:
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:هناك هامش للشك، ولكن يمكن أن نرى الاختلاف هنا
Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:このカンボジアとシンガポールの差は
Bir çok insan verilerin kötü olduğunu söyler. Bir belirsizlik marjı var ama farkı burada görebiliriz:Många säger att statistik är dåligt, att vi har en osäkerhetsmarginal, men vi kan se skillnaden här:
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Ada juga sebuah pertanyaan besar tentang ambiguitas.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Dann ist da noch die große Frage der Uneindeutigkeit.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Er is ook de grote "dubbelzinnigheid vraag".
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.És ott a kétértelműség nagy kérdése is.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Il y a aussi la grande question de l'ambiguïté.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Istnieje też duże pytanie o dwuznaczność.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.또 불확성의 거대한 질문도 있습니다.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Mai este şi o importantă întrebare legată de ambiguitate.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.On myös iso kysymys monikäsitteisyydestä.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Também há uma grande questão acerca da ambiguidade.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.También hay una gran pregunta sobre la ambigüedad.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Và cần hỏi sâu về sự mơ hồ
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var. Ve ben bunu kozmolojik sabit denilen şeyle bağlaştırırım.Jag vill sätta det i samband med den s.k. kosmologiska konstanten.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Υπάρχει επίσης το μεγάλο ζήτημα της ασάφειας.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Има и големия въпрос за неяснота.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Также существует проблема непределенности.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.Також існує проблема невизначеності.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.ישנה גם שאלה גדולה לגבי אי-בהירות.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.وهناك ايضا سؤال كبير عن الغموض
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.そしてそれを、今度は宇宙定数と呼ばれるものへとリンクさせていきます。
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Aztán ott van a bizonytalansági elv is, és az is a kvantummechanika része, már ahogy én értem.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Częścią mechaniki kwantowej jest także zasada nieoznaczoności tak ja ją rozumiem.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)Ada juga prinsip ketidakpastian, yang merupakan bagian dari mekanika kuantum, sebagaimana yang saya mengerti.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)Também há o principio da incerteza, que faz parte da mecânica quântica, se bem percebi.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)В квантовой механике существует принцип неопределенности, насколько я это понимаю (смех).
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla. (Gülüşmeler)У квантовій механіці існує принцип невизначеності, наскільки я це розумію (Сміх).
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Il y a aussi le principe d'incertitude, qui fait partie de la mécanique quantique, si j'ai bien compris.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Je hebt ook het onzekerheid principe, dat deel uitmaakt van kwantummechanica, zoals ik het begrijp.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.또 양자역학의 일부분인 불확성의 원칙이 있는데, 제가 그걸 이해하는것과 같죠.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Mai există şi principiul incertitudinii, care este o parte a mecanicii cuantice, dacă am înţeles eu bine.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.On myös epävarmuusperiaate, joka on osa kvanttimekaniikkaa, ymmärtääkseni.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.También está el principio de la incertidumbre, parte de la mecánica cuántica, tal como yo lo entiendo.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.Има също така и принципа на несигурността, който е част от квантовата механика, до колкото я разбирам.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.ישנו גם עיקרון האי ודאות, שהוא חלק ממכניקת הקוונטים, כפי שאני מבינה אותה.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.ويوجد ايضا مبدأ التشكيك كجزء من آلية الميكانيكا الكمية، كما فهمتها.
Bir de kuantum mekaniğin bir parçası olan belirsizlik prensibi var, anladığım kadarıyla.私が知っている限りでは。(笑い) そして、これは作家活動において頻繁に起こります。
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Ca şi coborârea într-o peşteră până la fundul ei.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Come arrampicarsi in una grotta e fare tutte quelle cose che sono necessarie per arrivarci.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Comme grimper dans une grotte et faire toutes ces choses la.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Como escalar una cueva y hacer eso todo el camino hacia abajo.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Je to stejné jako lézt do jeskyně a dělat věci, které děláme tady dole.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Mintha bemásznánk egy barlangba és mindenféléket csinálnánk ott lent a mélyben.
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -Dla tego pierwszego wyrażenia liczymy pochodną iloczynu.
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -Napíši derivaci čitatele.
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -За първия член прилагаме правилото за произведение
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -הנגזרת של המונה שנמצא כאן.
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -مشتقة هذا البسط الموجود هنا
Böyle yazarım. Eksi sonsuz. Bu, L'Hopital kuralının uygulanabileceği belirsizliklerden biri. -Et vous vous dites peut-être, hé, Sal, pourquoi est-ce qu'on utilise la règle de l'Hôpital ?
Böyle yazarım. Eksi sonsuz. Bu, L'Hopital kuralının uygulanabileceği belirsizliklerden biri. -To je jeden z nedefinovaných výrazů, na který můžeme použít l'Hospitalovo pravidlo.
Bu belirsizlikler oldukça büyük olabilir.Agencia de Evaluación Medioambiental de los Países Bajos (PBL) (Lenton (z).
Bu belirsizlikler oldukça büyük olabilir.Läntisen Etelämantereen jäätikön epävakaus
Bu belirsizlikler oldukça büyük olabilir.Nestabilnost zahodnoantarktičnega ledenega pokrova6.
Bu belirsizlikler oldukça büyük olabilir.Zanik wiecznej zmarzliny i tundry(?)7.

İlgili Sayfalar