Sembolik simülasyon, bilinmeyen değerleri belirlemek için değişkenleri kullanır.Symbolická simulace používá proměnné veličiny k nahrazení neznámých.
Yer belirlemede GPS uyduları kullanılır.K určování polohy přístroje využívají satelitní systém GPS.
Diğer saldırganın kimliğini belirlemeye yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.Automaticky se sbírají data o činnosti potenciálního útočníka.
Devlet temel ürünlerin fiyatlarını belirlemekteydi.Vytvořil státní monopoly na hlavní produkty země.
Bu yarışta elde edilen toplam dereceler takım sıralamalarını belirlemekte kullandı.Šance na závodní sedačku ta závisela na odprodeji týmu.
Ancak yazılımın nasıl tasarlanacağını ve inşa edileceğini belirlemez.Neobsahuje žádný text, ale určuje, jak má být zpráva zobrazována a zpracovávána.
Tip belirleme bir programlama dilindeki veri tiplerinin otomatik olarak algılanmasına verilen addır.Tento typ musí odpovídat některému z datových typů, definovaných v hostitelském programovacím jazyce.
Dolayısıyla su tablasını serbest akiferin su içeriği belirlemektedir.Na straně druhé se jedná o filtrační membrány, které umožňují volný pohyb vody.
Ayrıca bu yangının tam doğasını belirlemek için farklı anlatımlar vardır.Existují však i jiné teorie, jak přesně k zastřelení došlo.
Buna rağmen kâğıt uçakların tamamen ne zaman icat edildiğini belirlemek pek mümkün değil.Ani podpisem ovšem není možno určit, kdy přesně bylo necuke vyrobeno.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.V srpnu 1928 nechal na dresy přidat čísla hráčů.
Üst yaş sınırını belirlemek zordur.Stabilirea intervalului de vârstă este dificilă.
İlk belirlemelere göre saldırıda 7 kişi öldü.Accidentul, potrivit primelor informatii, șapte persoane au fost ucise pe loc.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Nu există diferențe semnificative între febra denga și febra chikungunya.
Genellikle semptomlara bakarak virüs türünü belirlemek mümkün değildir.În general, nu este posibilă identificarea tipului de virus doar pe baza simptomelor.
Laboratuvar testi, sıvı kaybının derecesini belirlemek açısından az bir klinik öneme sahiptir.Testele de laborator au un beneficiu clinic destul de mic în a determina gradul de deshidratare.
Sahip ülke o ırkın standartlarını belirlemektedir.Țara deținătoare scrie standardul rasei.
11 Mayıs 2014'te Donetsk ve Lugansk'ta bölgelerin statüsünü belirlemek amacıyla referandum düzenlendi.La 11 mai în regiunile Donețk și Luhansk au avut loc câte un referendum privind soarta lor.
Yunanistan ise ada halkının geleceğini kendinin belirlemesini istedi.Ismet însuși a ales să declare că grecii au planificat arderea orașului” .
Çoğunlukla sıra belirlemek için kullanılan yazı tura oyunu, kumar olarak da oynanabilir.Poate joacă și cantitatea precum frecventarea consumului un rol decisiv.
Perey daha sonra aktinyum-227'nin beta bozunumunun alfa bozunumuna oranını belirlemeyi denedi.Perey a încercat ulterior să determine raportul între descompunerea beta și alpha în actiniul-227.
Burada, oyuncunun bir rumuz (nickname) belirlemesi gereklidir.Obiectivul jocului e să eliberezi (elimini) o piesă din el.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.Omul acesta n-a cunoscut decât porunca inimii lui.
Bu tablonun değerini belirlemek isterim.Aș dori să se determine valoarea acestui tabel.
Uzaklığı belirlemek zor.Este greu să se determine distanța.
Her futbol takımı bir kaptan belirlemek zorundadır.Fiecare echipă de fotbal trebuie să selecteze un căpitan.
Var olan problemlerin ana sebebini belirlemeyi sağlar.Sokkal inkább az előbb említett fő elemek elrendezése a kulcsfontosságú.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Vágyott életminőség avagy Sorsközösség?
Bunların belirlemesi gerekiyordu.Ezt kellett bizonyítani.
Eğer ilk üç oyuncu pas geçerse dağıtan kozu belirlemek zorundadır.Ha három ász hozzánk kerül azt egyből el kell passzolni.
Bir kelime veya sesin ilk hecesini belirlemeye çalışır.Egy hang vagy egy szótag szó eleji elhelyezését, hozzáadását jelenti.
Silâhlı çatışmalarda her zaman bir alan belirlemesi vardır.Stabil állapotban mindig valamelyik kimentet aktív.
Buna göre, insanın ne geleceği ne de kendi eylemlerini belirlemeye gücü yetmez.Más szavakkal, az embereknek nincs hatásuk önnön sorsukra vagy más emberek sorsára.
Yerel seçimler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki yerel yönetimleri belirlemek amacıyla yapılır.E cél eléréséhez az Európai Unió államhatárokon átívelő infrastruktúrát kíván létrehozni.
12 kişilik yönetim kurulu strateji belirleme ve kontrolleri sağlamakla görevlendirildi.Az alapító 12 parancsolatot fogalmazott meg és ezek megtartását követelte.
Ebeyi belirlemek için çeşitli mini oyunlar oynanabilir.A játék alatt több, különböző nehézségű minijátékkal találkozhat a játékos.
Bunun ardından da yeni yönetimi belirlemek için bir kongre toplandı.Ezután új templom építését vették tervbe a hívek.
Aynı zamanda gök ölçümü sonuçları, galaksideki karanlık maddenin dağılımını belirlemede kullanılıyor.Lisäksi astrometriaa on käytetty määrittämään pimeän aineen jakautumista galakseissa.
Bitcoin'in değerini piyasadaki arz ve talep koşulları belirlemektedir.Bitcoinien arvo virallisiin valuuttoihin nähden määräytyy kysynnän ja tarjonnan perusteella.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Nuorisotilojen suunnittelu ja käyttö.
Eğitim araştırmalarının etik standartlarını belirlemektir.Sotilaallisen tutkimuksen eettisiä kysymyksiä.
25 Ekim 3018'de Elrond'un Divanı yüzüğün geleceğini belirlemek üzere toplandı.Elrond johti Elrondin neuvostoa 25. lokakuuta 3018, ja siellä päätettiin, että Valtasormus pitää tuhota.
Ebeyi belirlemek için çeşitli mini oyunlar oynanabilir.Pelaaja voi pelata pelissä myös lukuisia minipelejä.
Buna göre cüz'i irade insanın kendi yaptıklarıyla kaderini belirlemesidir.Perusoletus on, että ihminen pystyy itse päättämään, mitä elämällään tekee.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.Pelin tavoitteena on ymmärtää proteiinien rakennetta.
Silâhlı çatışmalarda her zaman bir alan belirlemesi vardır.Jokaisessa jaksossa ratkaistaan aina yksi rikos.
Bir proteinin asetilasyon durumu onun etkinliğini belirlemektedir.Proteiinien rakenteen tunteminen auttaa ymmärtämään niiden toimintaa.
Ortak kültürel unsurlarının bunların hangisinden geldiğini belirlemek neredeyse imkansızdır.On yhä vaikeampi erottaa mitkä kulttuurivaikutteet on peräisin mistäkin..
Türlerin tamamı tek bir ortak cins belirleme sistemini kullanmaz.Δεν μοιράζονται όλα τα είδη κοινό σύστημα προσδιορισμού του φύλου.
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.Η FIFA έχει 211 μέλη, με το κάθε ένα να έχει ένα μοναδικό κωδικό χώρας..
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Σε περίπτωση ισοβαθμιών, κάθε πρωτάθλημα καθορίζει τους δικού του κανόνες.
Buna rağmen kâğıt uçakların tamamen ne zaman icat edildiğini belirlemek pek mümkün değil.Το πότε ακριβώς επινοήθηκαν οι φακοί δεν είναι γνωστό.
Tipik olarak etkiyi belirlemek için hassas analitik bir denge gerektirir.Det kræver typisk en følsom analytisk balance at påvise virkningen.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Likestilling eller særstilling?
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Hans succes i hjemlandet tilskynde Agnez sat et mål at få en karriere i den internationale arena.
Süre ve şiddet farkı hayvan tarafından nesnenin pozisyonunu belirlemek için kullanılır.Tiden og lydstyrke forskellene bruges af dyret til at opfatte retningen.
Yani nesnel bir yaklaşım belirlemek oldukça zordur.Det er svært at fastsætte et bestemt oprindelsestidspunkt.
Avrupa Birliği: AB içinde SAR sınırlarını IEC standartlarını takip ederek CENELEC belirlemektedir.Den europæiske organisation MOROP har fastsat nedenstående sporvidder for skala TT i sine NEM-normer.
Ülkemizin bağımsızlığı için ve İspanyol halkının kendi kaderini belirleme hakkı için savaşıyoruz.Topelius blev optaget af spørgsmålet om Finlands nationale identitet og det finske follks fremtid.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.I august 1928 kontaktet Mayer Academy Central Board of Judges for å bestemme vinnerne.