Savaş suçlarını belgelemekten başka seçeneğim yoktu.I had no alternative but to document the war crimes.
Iwalewahaus'un görevi, günümüz Afrika kültürünü araştırmak, belgelemek ve öğretmektir.The mission of Iwalewahaus is to research, document and teach recent African culture.
Müzede, Mihail Kalaşnikov'un hayatı anlatılmakta ve AK-47'nin icatını belgelemektedir.The museum chronicles the biography of General Kalashnikov and documents the invention of the AK-47.
Yahoo! bazı bilgilere rağmen, bu politikayı ayrıntılı olarak belgelemektedir. ^ SitesiYahoo! does not specifically document this policy in detail, although some information is available.
Ancak tüm bilim dalları da kendi akademik geçmişlerini belgelemektedir.However, there are universities using their own academic titles.
Yakında yıkılacak olan bu yapıları sadece belgelemek bana yeterli değildi.Simply documenting these soon-to-be-demolished structures wasn't enough for me.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.It was taken by Kevin Carter who went to the Sudan to document their famine there.
Bütün bu süreçleri de belgelemek zorundalar.They have to document all processes.
Türk tarihçi Evliya Çelebi'nin yaptığı gibi gezinizi belgelemek bile isteyebilirsiniz.You might even want to document your trip, as did Turkish historian Evlija Celebija.
1970' lerin sonunda Pais, modern fizik tarihini belgelemekle ilgilendi.In the late 1970s Pais became interested in documenting the history of modern physics.
Ayrıca normal uçuş ücretini almaya hak kazandığını belgelemek istedi.He also asked to be certified as eligible for his regular flight pay.
Muhammed'in kendisi önemli kararlarını belgelemek konusunda ısrar etti.Muhammad himself insisted on documenting his important decisions.
Bazen sırf belgelemek için mimari çekim de yapılır.Gelegentlich werden auch Ableger an den Blättern gebildet.
Iwalewahaus'un görevi, günümüz Afrika kültürünü araştırmak, belgelemek ve öğretmektir.La misión de Iwalewahaus es investigar, documentar y enseñar acerca de la cultura Africana.
Müzede, Mihail Kalaşnikov'un hayatı anlatılmakta ve AK-47'nin icatını belgelemektedir.O museu narra a biografia do general Kalashnikov e documenta a invenção do AK-47.
Iwalewahaus'un görevi, günümüz Afrika kültürünü araştırmak, belgelemek ve öğretmektir.伊瓦連瓦屋的宗旨是研究、记录、传授现代非洲文化。
Bazen sırf belgelemek için mimari çekim de yapılır.有時也會作為書籤使用,以記錄自己的閱讀進度。
Bazen sırf belgelemek için mimari çekim de yapılır.Kartais netgi gyvai atliekant kūrinius prireikia įrašų.
Söz konusu buluntular çelik kullanımının en az 3000 yıllık bir tarihinin olduğunu belgelemektedir.Ratsionaalarvude kasutamise kohta on andmeid perioodist enam kui 3000 aastat tagasi.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Caut întotdeauna căi de a povesti, de a împărtăşi şi de a documenta poveşti despre oameni, oameni simpli.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.제 연구는 언제나 사람들의 이야기를 공유하고 기록하는 것입니다. 그저 모든 사람들에 대해 말이죠.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Mijn zoektocht is altijd manieren te vinden om verhalen over alledaagse mensen te documenteren en te delen.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Ricerco sempre un modo per raccontare, condividere e documentare storie di persone, persone comuni.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Zawsze szukam sposobów rejestrowania, rozgłaszania i dokumentowania opowieści o zwyczajnych ludziach.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я всегда ищу способы вести летопись, делиться и фиксировать истории о людях, самых обычных людях.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я завжди шукаю можливість вести хроніку, фіксувати та розповсюджувати історії про людей, простих людей.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.החיפוש התמידי שלי הוא אחר דרכים לרשום, לשתף ולתעד סיפורים על אנשים, אנשים רגילים.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.إنني دائماً أبحث عن طرق أسجل فيها، وأشارك وأوثّق قصص عن ناس، ناس اعتياديين.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.年代順に記録する方法を見つけることにあります 変化を提供し 超越へと身を乗り出す物語
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekirDu skal dokumentere dette med et digitalt kamera, og informere kunden
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekir디지털 카메라와 함께이 문서화 하 여 고객에 게 알립니다 필요 합니다.
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekirSie müssen dies mit einer Digitalkamera zu dokumentieren, und informieren Sie den Kunden
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekirВам нужно будет это документ с цифровой камерой и информировать клиента
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekirسوف تحتاج إلى توثيق هذا مع كاميرا رقمية، وإبلاغ العميل
Bu dijital fotoğraf makinesiyle belgelemek ve müşteriyi bilgilendirmek gerekirチェックは電気および空気接続マシンに行われています。
Sierra Leone'deki halk şiirlerini belgelemek,프로젝트들은 시에라리온에서의 구두 시 기록,
Sierra Leone'deki halk şiirlerini belgelemek,פרוייקטים מסביב לעולם מתעדים שירה בסיירה ליאון,
Sierra Leone'deki halk şiirlerini belgelemek,مشاريع حول العالم وثقت الشعر الشفوي في سيراليون،
Sierra Leone'deki halk şiirlerini belgelemek,ガザの伝統的な織物パターンを保存したり
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.A fost făcută de Kevin Carter, care s-a dus în Sudan să documenteze foametea de acolo.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Aufgenommen von Kevin Carter, der in den Sudan gereist war, um die Hungersnot dort zu dokumentieren.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Byla pořízena Kevinem Carterem, který odjel do Sudánu, aby zdokumentoval tamní hladomor.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Được chụp bởi Kevin Carter người đã đến Sudan để làm phim tài liệu về nạn đói ở đó.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Elle avait été prise par Kevin Carter qui était allé au Soudan pour faire un reportage sur la famine.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Era di Kevin Carter che era andato in Sudan per documentare la carestia.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Foi tirada por Kevin Carter que foi ao Sudão documentar a fome por lá.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.그것은 그곳의 기근을 취재 문서화하려고 수단에 갔던 케빈 카터에의해 찍혀진 것입니다
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Tomada por Kevin Carter, que fue a Sudán para documentar la hambruna.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Ze werd gemaakt door Kevin Carter, die naar Sudan ging om er de hongersnood te documenteren.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Zrobił je Kevin Carter, który pojechał do Sudanu, aby dokumentować panujący tam głód.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Την είχε τραβήξει ο Κέβιν Κάρτερ ο οποίος πήγε στο Σουδάν να κάνει ένα ντοκιμαντέρ για την πείνα εκεί.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Беше направена от Кевин Картър, който отиде в Судан, за да документира глада там.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Вона відзнята Кевіном Картером, що поїхав до Судану документуючи їхній голод.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Она была сделана Кевином Картером, который поехал в Судан для описания царившего там голода.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.היא צולמה על ידי קווין קארטר שנסע לסודן כדי לתעד את הרעב שם.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.تم التقاطها من طرف كيفن كارتر الذي ذهب إلى السودان لتوثيق مجاعتهم هناك.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.スーダンでの飢餓を 取材しに行ったときのものです その日以来 この写真を
Yakında yıkılacak olan bu yapıları sadece belgelemek bana yeterli değildi.Az, hogy egyszerűen csak dokumentáljam ezeket a lebontásra ítélt épületeket, nekem nem volt elég.
Yakında yıkılacak olan bu yapıları sadece belgelemek bana yeterli değildi.Chỉ đơn thuần chụp lại những công trình sắp bị dỡ bỏ này là không đủ với tôi.
Yakında yıkılacak olan bu yapıları sadece belgelemek bana yeterli değildi.Diese kurz vor dem Abriss stehenden Strukturen einfach nur zu dokumentieren, hat mir nicht gereicht.