Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.En redlig man får mycken välsignelse; men den som fikar efter att varda rik, kan bliver icke ostraffad.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.En trofast mann får rik velsignelse; men den som haster efter å bli rik, han blir ikke ustraffet.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.충성된 자는 복이 많아도 속히 부하고자 하는 자는 형벌을 면치 못하리라
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.L'uomo leale sarà colmo di benedizioni, chi si arricchisce in fretta non sarà esente da colpa
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Luotettava mies saa runsaan siunauksen, mutta jolla on kiihko rikastua, se ei rankaisematta jää.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Mąż wierny przyczyni błogosławieństwa; ale kto się prędko chce zbogacić, nie bywa bez winy.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Muž věrný přispoří požehnání, ale kdož chvátá zbohatnouti, nebývá bez viny.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Người thành thực sẽ được phước lành nhiều; Còn kẻ nào vội làm cho giàu ắt sẽ chẳng khỏi bị phạt.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Người thành_thực sẽ được phước lành nhiều ; Còn kẻ nào vội làm cho giàu ắt sẽ chẳng khỏi bị phạt .
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.O homem fiel gozará de abundantes bênçãos; mas o que se apressa a enriquecer não ficará impune.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Orang jujur akan diberkati TUHAN, tetapi orang yang ingin cepat kaya, tak luput dari hukuman
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Un homme fidèle est comblé de bénédictions, Mais celui qui a hâte de s`enrichir ne reste pas impuni.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Verný človek dosiahne mnoho rôzneho požehnania; ale ten, kto sa ponáhľa zbohatnúť, nebude bez viny.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Zvest mož je bogat v blagoslovih, kdor pa je nagel, da bi obogatel, ne bode brez kazni.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Ο πιστος ανθρωπος θελει εχει πολλην ευλογιαν αλλ' οστις σπευδει να πλουτηση, δεν θελει μεινει ατιμωρητος.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Верният човек ще има много благословения; Но който бърза да се обогати не ще остане ненаказан.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.Верный человек богат благословениями, а кто спешит разбогатеть, тотне останется ненаказанным.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.איש אמונות רב ברכות ואץ להעשיר לא ינקה׃
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.الرجل الامين كثير البركات والمستعجل الى الغنى لا يبرأ.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.誠 實 人 必 多 得 福 、 想 要 急 速 發 財 的 、 不 免 受 罰
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.誠實人 必 多 得 福 、 想要 急速 發財 的 、 不免 受罰
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A od tego trojga pobita jest trzecia część ludzi od ognia i od dymu, i od siarki, które wychodziły z gąb ich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A tímto trojím zmordována jest třetina lidu, totiž ohněm, a dýmem, a sirou, kteréž vycházely z úst jejich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.이 세 재앙 곧 저희 입에서 나오는 불과 연기와 유황을 인하여 사람 삼분의 일이 죽임을 당하니라
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một phần ba loài người bị giết vì ba tai nạn đó, là lửa, khói, và diêm sanh ra từ miệng ngựa.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một_phần_ba loài_người bị giết vì ba tai_nạn đó , là lửa , khói , và diêm sanh ra từ miệng ngựa .
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Od toho trojeho bola pobitá tretina ľudí, od ohňa, dymu a od síry, ktoré vychádzaly z ich úst.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Te tri šibe so pomorile tretjino ljudi, ogenj in dim in žveplo, ki izhaja iz njih ust.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.А від тих трьох убита третя часть людей, від огня, і від диму, і від сїрки, виходячої з ротів їх.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.От этих трех язв, от огня, дыма и серы, выходящих изо рта их, умерла третья часть людей;
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.ותומת שלישית בני אדם בשלש האלה באש ובקיטור ובגפרית היצאות מפיהם׃
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.من هذه الثلاثة قتل ثلث الناس من النار والدخان والكبريت الخارجة من افواهها.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口 中 所 出 來 的 火 、 與 煙 、 並 硫 磺 、 這 三 樣 災 殺 了 人 的 三 分 之 一
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口中 所出 來 的 火 、 與煙 、 並 硫磺 、 這三樣災殺 了 人 的 三分之一
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada. Ancak orada sorunlar göze daha fazla görünüyor.Os sstemas naturais em terra também estão com grandes problemas, mas os problemas são mais óbvios.
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada. Ancak orada sorunlar göze daha fazla görünüyor.Экосистемы суши также в опасности, но там проблемы более очевидны.
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada.바다뿐만 아닌 땅위의 자연도 큰 위기에 처해있지만
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada.מערכות טבעיות על האדמה בצרה גדולה גם כן,
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada.الأنظمة الطبيعية على الأرض تواجه مشكلة كبيرة أيضاً،
Karadaki doğal sistemlerin de başı büyük belada.問題が目に見えて分かりやすく
Kendini beladan koruyup benim ölmeme müsaade edebilirdin.Du hättest dir den Ärger ersparen können, wenn du mich sterben liest."
Kendini beladan koruyup benim ölmeme müsaade edebilirdin. Tamam!Potevi pure risparmiarti il disturbo e lasciarmi crepare.
Korkarım başımız büyük belada."Ik ben bang dat we in grote problemen zitten..."
Korkarım başımız büyük belada.- Obawiam się, że jesteśmy w tarapatach.
Korkarım başımız büyük belada.Ole: "Aku takut kita berada dalam masalah besar".
Korkarım başımız büyük belada.Pouco depois, Ole perdeu sua esposa.
Korkarım başımız büyük belada.-Φοβάμαι ότι έχουμε μεγάλο πρόβλημα.
Korkarım başımız büyük belada.أولي: أخشى أننا في ورطة كبيرة
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim." (Gülüşmeler)Ξέρω πότε με δουλεύουν. " (Γελια)
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Ich weiß, wenn ich mich geschlagen geben muss."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Je sais quand on se fout de moi."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."나는 내가 실패했다는 것을 안다."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Mình biết khi nào thì bị một vố đau."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Nie trzeba mi przypominać, że leżę na deskach."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Sé cuando estoy maldito."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."So riconoscere quando sono battuto."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Ştiu când sunt păcălit."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Tudom, mikor győztek le."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Знам когато ме харесва машината."
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Я знаю, мені кришка."