Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.إذا، من ناحية أخرى، كنا في الحاجة إلى البحث عنها، قد نكون في مأزق.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.大変なことになります ナショナル・ジオグラフィックの調査によると
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor! Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Pero... ...mi instinto animal me está diciendo que si no derroto a este niño corro peligro.
Başının belada olduğuna dair dedikodular dolaşıyordu.Kolem nás se šířilo hodně legend...
Başının belada olduğuna dair dedikodular dolaşıyordu. Oyununu bir üst seviyeye çıkarmalıydı yoksa giderdi.W biurze chodziły plotki, że ma kłopoty, i jeśli nie opracuję świetnej historii to wyleci.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Nu era deloc ușor să te ții departe de necazuri.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Att hålla sig undan problem var inte möjligt.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Be', era un po' difficile cercare di stare fuori dei guai.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Bem, evitar problemas era obrigatório.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Bon, essayer de rester en dehors des problèmes était un peu inévitable
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Hoewel, uit de problemen blijven was bijna onmogelijk.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.글쎄요, 문제를 피하려고 노력하는 것도 때론 불가피했습니다.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Namun mencoba menjauhi masalah kadang sulit dihindari.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Nun, der Versuch, sich aus Problemen herauszuhalten, war ziemlich unvermeidbar.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Ồ, quyết tâm đứng ngoài lề những chuyện rắc rối là một điều khó mà tránh được.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Popravdě, vyhnout se problémům nebylo zas tak snadné.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Tehát kimaradni a balhékból egy kicsit elkerülhetetlen volt.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Tratar de mantenerse alejado de los problemas era un poco inevitable.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Wpadanie w tarapaty było nieuniknione.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Για να είμαστε ειλικρινείς, ήταν σχεδόν αναπόφευκτο να μην μπλέξεις σε καβγάδες.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Але наші зусилля триматися подалі від проблем були трохи марними.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Е, да се опитваш да избягваш неприятностите беше неизбежно.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.Избегать неприятностей было не просто.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.ובכן, לנסות להשאר מחוץ לצרות היה קשה.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.و محاولتك لتفادي المشاكل، كانت لا مفرّ منها.
Beladan uzak durmak bazen imkansız oluyordu.生き残るため 時には
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Ale jak go nie zabiję, będzie duży problem.
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.De säger: "Spöa honom eller dö!"
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.De siger: "Tæv ham eller dø!"
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Dicono che se non ti picchio, finirò in grossi guai.
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Dizem que, se não vencer este tipo, fico metido num grande sarilho.
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Olen pulassa, jos en voita tätä tyyppiä.
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Λένε ότι αν δεν τον νικήσω, θα έχω πρόβλημα!
Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Они говорят, что если я не одолею его, то мне не сдобровать.
Bu da üçüncü sonuç. Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."Ik weet wanneer ik bedonderd word." .
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.Bo jeśli znajdziecie to w swoim ciele, macie pecha, ponieważ to kod źródłowy Eboli.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.왜냐하면 이것을 (화면에 나타난 코드)를 여러분 몸속에서 발견한다면, 여러분은 큰일납니다, 왜냐하면 이건 에볼라 바이러스 코드이기 때문이지요.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.Parce que si vous trouvez ça dans votre corps, vous êtes mal en point car c'est le code d'Ebola.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.Ако намерите това в своя организъм, сте в беда, защото това е кодът на Ебола.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.מאחר ואם נמצא את זה בתוך גופינו, נהיה בצרה צרורה מכיוון שזהו צופן המקור של אבולה.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.لأنه إذا حدث وعثرت على هذا داخل جسمك، فأنت في ورطة كبيرة لأن هذا هو مصدر رمز مرض الإيبولا.
Çünkü bunu gibi bir şey vücudunuzda bulunursa başınız belada demektir çünkü bu, Ebola'nun kaynak kodudur.これはエボラのコードですから
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Albowiem lękałem się skruszenia od Boga, a przed jego zacnością nie mógłbym się ostać.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Căci mă temeam de pedeapsa lui Dumnezeu, şi nu puteam lucra astfel din pricina măreţiei Lui.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Car les châtiments de Dieu m`épouvantent, Et je ne puis rien devant sa majesté.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Denn ich fürchte Gottes Strafe über mich und könnte seine Last nicht ertragen.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.For Guds straff fylte mig med redsel, og mot hans velde maktet jeg intet.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Jag måste då frukta ofärd ifrån Gud och skulle stå maktlös inför hans majestät.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.나는 하나님의 재앙을 심히 두려워하고 그 위엄을 인하여 아무 것도 할 수 없느니라
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Lebo išiel na mňa strach pred zkazou silného Boha, a pre jeho velebnosť nemohol som vykonať takú vec.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Nebo jsem se bál, aby mne Bůh nesetřel, jehož bych velebnosti nikoli neznikl.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.perché mi incute timore la mano di Dio e davanti alla sua maestà non posso resistere
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Pois a calamidade vinda de Deus seria para mim um horror, e eu não poderia suportar a sua majestade.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Porque he temido el castigo de Dios, contra cuya majestad yo no podría actuar
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Sillä silloin olisi minun peljättävä turmiota Jumalalta, enkä kestäisi hänen valtasuuruutensa edessä.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.szen [úgy] rettegtem Isten csapásától, és fensége elõtt tehetetlen valék!
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Tak akan aku berbuat begitu, sebab hukuman Allah sangat mengecutkan hatiku
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Thi Guds Rædsel var kommet over mig, og når han rejste sig, magted jeg intet!
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Zakaj pogubljenje od Boga mogočnega mi je bilo v strah in vpričo Njegove vzvišenosti nisem mogel ničesar.
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.Διοτι ο παρα του Θεου ολεθρος ητο εις εμε φρικη και δια την μεγαλειοτητα αυτου δεν ηθελον δυνηθη να ανθεξω.