Belki Tom size yardımcı olabilir.Maybe Tom can help you.
Belki katip size yardımcı olabilir.Maybe the clerk can help you.
Belediye başkanı seçimi kazandı.The mayor won the election.
Belki de Tom senin bisikletini çalan kişiydi.Maybe Tom was the one who stole your bicycle.
Belki de onunla seks yapmadı.She probably didn't have sex with him.
Belki Tom çocuklarla kalmalıydı.Maybe Tom should've stayed with the children.
Belki Tom sınıfta daha dikkatli olmalı.Maybe Tom should pay more attention in class.
Fransa, Belçika, ABD, Almanya ve Avustralya soykırım işlemişti.France, Belgium, USA, Germany and Australia had committed genocides.
Belki Tom herkesin onun yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Maybe Tom didn't do what everyone says he did.
Belki de Tom herkesin onun yaptığını söylediği şeyleri yapmamıştır.Maybe Tom didn't do what everyone says he did.
Bu belgenin yalnızca bir kopyası var.There's only one copy of this document.
Tom belli ki yaptığı işte çok iyi.Tom is obviously very good at what he does.
Belki Tom yapması gereken şeyi zaten yaptı.Maybe Tom has already done what he was supposed to do.
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.A certain someone is being awfully fragile today.
Ben suşi hakkında bir belgesel izledim.I watched a documentary about sushi.
Belki kendini incitmeden önce Tom'un işi bırakması gerekiyor.Maybe Tom should quit before he hurts himself.
Belki de Tom bunun nasıl onarılacağını anlayabilir.Maybe Tom can figure out how to fix this.
Giyotin belirli ülkeler tarafından hâlâ kullanılıyor mu?Is the guillotine still used by certain countries?
Belki Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom'du.Maybe Tom was the one who stole Mary's necklace.
Belki Tom sana biraz ödünç para verebilir.Maybe Tom can lend you some money.
Artık, her şey gittiğinde belleğimiz var.Now, when everything is gone, we still have the memory.
Belgeleri bırakmayın!Don't leave the papers!
Belki Tom Mary ile alışverişe gitti.Maybe Tom went shopping with Mary.
Belki Tom Mary ile burada kalmalı.Maybe Tom should stay here with Mary.
Onun belleği yaş nedeniyle kötüleşiyor.His memory is deteriorating with age.
Belki de bütün bu fotoğraflar çöpe atılmalıydı.Maybe all of these photos should have been thrown away.
Belki Tom bize yardım etmesi için ikna edilebilir.Maybe Tom can be persuaded to help us.
Belki Tom gerçekten olduğunu söylediği kadar meşguldü.Maybe Tom was really as busy as he said he was.
Belki Tom biraz daha uyumak istiyor.Maybe Tom wants to sleep a little longer.
Belki Tom bu kadar kısa sürede burada olamayı planlamadı.Maybe Tom didn't plan to be here this soon.
Belki sorunu cevaplayabilirim.Maybe I can answer your question.
Belki Tom gerçekten Mary'nin John'u öptüğünü gördü.Maybe Tom really did see Mary kissing John.
Belki Tom'a yardım edebilirsin.Maybe you can help Tom.
Tom okulda büyük bir baş belasıydı.Tom was a big troublemaker in school.
Mantar zehirlenmesinin belirtileri nelerdir?What are the symptoms of mushroom poisoning?
Belki Tom senin düğününde şarkı söyleyebilir.Maybe Tom could sing at your wedding.
Başım beladayken kimse bana yardımcı olmadı.No one helped me when I was in trouble.
Tom ve Mary'nin başı belada.Tom and Mary are in trouble.
Karımın sağı solu belli olmaz.My wife is very unpredictable.
Belki Tom kanapeyi taşımana yardım edebilir.Maybe Tom can help you move the sofa.
Belli ki bir yazım hatası var.It's obviously a typo.
Bana belgelerinizi gösterin.Show me your documents.
Benimle konuşmak istiyorsanız, kullanacağınız kelimeleri belirtmelisiniz.If you want to talk to me, you must define the words you will use.
Belgeleri patronuma getirdim.I brought the documents to my boss.
Onun açıklamasında bazı belirsiz noktalar var.There are some unclear points in his account.
Yaşasın Belarus!Long live the Belarus!
Nasıl oldu bilmiyorum, ama olacağı varmış belli ki.I don't know how it happened, but it was obviously meant to be.
Hiç hayat belirtisi yoktu.There were no signs of life.
Belki de açıklamam garip geliyor.Perhaps my explanation sounds strange.
Tom'un belleği yaşlanırken kötüleşiyor.Tom's memory's getting worse as he gets older.
Bu belgeler nerede sunulmalı?Where should these documents be submitted?
Belgeyi küçülttüm ve sonra tekrar büyüttüm.I minimized the document and then maximized it again.
Başvurumda ne kadar süre çalışmak istediğimi belirtiyorum.In my application I indicate how long I want to work.
O, Boston belediye başkanı seçildi.He was elected mayor of Boston.
John F. Fitzgerald 1906 yılında Boston belediye başkanı seçildi.John F. Fitzgerald was elected mayor of Boston in 1906.
Bella adını seviyorum, güzel demek, değil mi?I love the name Bella, it means pretty, right?
Bella ismini seviyorum, güzel demek, değil mi?I love the name Bella, it means pretty, right?
Bella adını seviyorum, güzel anlamına geliyor, değil mi?I love the name Bella, it means pretty, right?
Sadece başının belada olup olmadığını bilmek istiyordum.I just wanted to know if you were in trouble.
Belki Mary birilerince öldürülecek.Maybe Mary will be killed by someone.