Belki bunu yeterince iyi açıklamadım.Perhaps I didn't explain it well enough.
Belki bunun hakkında daha önce bir şey söylemeliydin.Maybe you should've said something about this earlier.
Belki yavaşlamam gerekiyor.Maybe I should slow down.
Belki yaptığımız için Tom'u suçlamalıyız.Maybe we should blame Tom for what we did.
Emin değilim ama belki de Tom çoktan öldü.I'm not sure, but perhaps Tom is already dead.
Belki Tom'un çocukları yoktur.Maybe Tom doesn't have children.
Belki daha önce tanıştık.Perhaps we've met before.
Belki geri gitmeliyiz.Maybe we should go back.
Belki onu ben attım.Maybe I threw it away.
Belki uykuya daldım.Maybe I fell asleep.
Belki uyuyacağım.Maybe I'll fall asleep.
Belki utanmalıyım.Maybe I should be ashamed.
Belki Tom bile kabul ederdi.Maybe even Tom would agree.
Belki bunu tekrar yapabilirim.Maybe I can do it again.
Belki tekrar buluşacağız.Perhaps we'll meet again.
Belki kısa bir mola almalıyız.Perhaps we should take a short break.
Belki güvenilir bir ev boyacısı için yerel bir gazeteye ilan vermeliyiz.Perhaps we should advertise in the local newspaper for a reliable house painter.
Belki de buna son vermeliyim.Maybe I should end this.
Belediye başkanı, tüm kurbanların ailelerine duygudaşlığını ifade etti.The mayor expressed his sympathy to all the families of the victims.
Belediye başkanı bana taziyelerini verdi.The mayor gave me his condolences.
Belli bir yerde ikametiniz olmadığı için başvurunuz reddedilmiş.Your request has been denied because you have no valid residential address.
Bu durum iyi belgelenmiş.This case is well-documented.
Kesin olan tek şey, belirsizliktir.The only thing that's certain is uncertainty.
Belki onu almalısın.Maybe you should buy it.
Çok büyük bir belanın içindeydik.We were in very big trouble.
Belki Tom'la konuşmalıydım.Maybe I should have spoken with Tom.
Belki onlara aşığım.Maybe I'm in love with them.
Belki ona aşığım.Maybe I'm in love with him.
Belki o onlardı.Maybe it was them.
Belki o oydu.Maybe it was him.
Belki sana söylemeliydim.Maybe I should've told you.
Belki onlara söylemeliydim.Maybe I should've told them.
Belki ona söylemeliydim.Maybe I should've told him.
Belki onlarla konuşmalısın.Maybe you ought to talk to them.
Belki onunla konuşmalısın.Maybe you ought to talk to him.
Belki onlarla konuşmalıyım.Perhaps I should talk to them.
Belki onunla konuşmalıyım.Perhaps I should talk to him.
Belki onunla konuşmalıyız.Maybe we should talk to him.
Belki onlarla konuşmaya gitmeliyim.Maybe I should go talk to them.
Belki onunla konuşmaya gitmeliyim.Maybe I should go talk to him.
Belki onlarla konuşabilirsin.Maybe you could talk to them.
Belki onunla konuşabilirsin.Maybe you could talk to him.
Belki onlarla konuşabilirim.Maybe I could talk to them.
Belki onunla konuşabilirim.Maybe I could talk to him.
Belki onlarla konuşabiliriz.Maybe we can talk to them.
Belki onunla konuşabiliriz.Maybe we can talk to him.
Belki onlara söyleme zamanı.Maybe it's time to tell them.
Belki ona söyleme zamanı.Maybe it's time to tell him.
Belki bize söylememelisin.Maybe you shouldn't tell us.
Belki onlara söylememelisin.Maybe you shouldn't tell them.
Belki bana söylememelisin.Maybe you shouldn't tell me.
Belki ona söylememelisin.Maybe you shouldn't tell him.
Belki onlara söylemelisin.Maybe you should tell them.
Belki ona söylemelisin.Maybe you should tell him.
Belki onu onlara söylemelisin.Maybe you should tell them that.
Belki onu ona söylemelisin.Maybe you should tell him that.
Belki onlara söylemeliyiz.Maybe we should tell them.
Belki ona söylemeliyiz.Maybe we should tell him.
Belki o onlar değildi.Maybe it wasn't them.
Belki o o değildi.Maybe it wasn't him.