Ana içeriğe geç
Sözlük

beklet ile cümle

beklet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom neden bizi bu kadar uzun süre bekletiyor?Why is Tom making us wait so long?
Tom neden bizi burada bekletiyor?Why is Tom making us wait here?
Onlar beni bekletti.They made me wait.
Tom Mary'yi bekletti.Tom made Mary wait.
Gerçek bir beyefendi bir bayanı bekletmemeli.A true gentleman must not keep a lady waiting.
Tom bekletilmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to be made to wait.
Çok uzun bekletilmekten hoşlanmadım.I didn't like being kept waiting so long.
Üzgünüm sizi beklettim bu kadar.I'm sorry I made you wait so long.
Bir kızı bekletmemelisin.You mustn't keep a girl waiting.
Bir bayanı bekletmemelisin.You mustn't keep a lady waiting.
Tom her zaman beni bekletiyor.Tom always keeps me waiting.
Onlar beni yarım saatten daha fazla bir süre bekletti.They had me waiting for over half an hour.
Seni çok uzun süre bekletmeyeceğiz.We won't make you wait too long.
Tom seni ne kadar süre bekletti?How long did Tom keep you waiting?
Beni yarım saatten fazla beklettiler.They kept me waiting for over half an hour.
Beni iki saat beklettin.You've kept me waiting for two hours.
Tom beni 30 dakika bekletti.Tom kept me waiting for 30 minutes.
Tom, Mary'yi otuz dakika bekletti.Tom kept Mary waiting for thirty minutes.
Tom'u daha fazla bekletemedim.I couldn't get Tom to wait any longer.
Tom'u artık bekletemem.I can't make Tom wait any longer.
Tom üç saat bekletildi.Tom kept waiting for three hours.
Tom bizi 2.30'a kadar bekletti.Tom made us wait until 2:30.
Tom'a Mary'yi bekletmelisin.You should get Tom to wait for Mary.
Tom bizi bekletti.Tom made us wait.
Tom bizi üç saat bekletti.Tom kept us waiting for three hours.
Bekletilmekten hoşlanmam.I don't like being kept waiting.
Tom her zaman beni bekletir.Tom always makes me wait.
Tom'u bekletmek istemedim.I didn't want to make Tom wait.
Tom'u daha fazla bekletmeyelim.Let's not keep Tom waiting any longer.
Niye bizi burada bekletiyorsun?Why are you making us wait here?
Tom çok uzun süre bekletildi.Tom was kept waiting for a very long time.
İnsanları hiçbir zaman çok bekletme.Never keep people waiting too long.
Sizi bekletmek istememiştim.I didn't mean to make you wait.
Larvaları yemek istemeyenler peyniri kapalı bir kese kağıdında bekletirler.Those who do not wish to eat them place the cheese in a sealed paper bag.
MVZ-62 MVCh-62 - MVCh-62 saatli fünyesi ateşlemeyi 30 ila 120 saniye arasında bekletir.MVZ-62 MVCh-62 - The MVCh-62 uses a clockwork arming delay of 30 to 120 seconds.
HBO bölümleri beğense de, Kasım 2008'e kadar diziyi bekletti.While HBO found both drafts to their liking, a pilot was not ordered until November 2008.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.After offering puja to the lake, the floats are dispersed in the water at night.
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.It may have taken a while to get here, but this was definitely worth waiting for.
Izgara edilmeden önce 3 saat daha bekletilir.They are there for three weeks before being rescued.
Daha sonra bu karışım süzülür ve 1 yıla yakın bir süre meşe fıçılarda bekletilir.Afterwards, this mixture is filtered and stored in oak barrels for about a year.
Yarım saat beklettiler.You've got half an hour.
Daha sonra oda sıcaklığına inene kadar bekletilir.Then it was then cooled until room temperature.
Etler bu karışımın içinde, buzdolabında 24 saat bekletilir.Leave it in the refrigerator for 24 hours.
Ümit ederim bizleri çok bekletmezsiniz.We are really sorry to make you wait.
Bunlar da hızla, bekletilmeden verildi.These steps were fast forwarded sooner than expected.
Her ısıtmadan sonra maddeler 37 °C'de 24 saat bekletilir.All the solid media are incubated at 37 degrees for 24 hours.
Zira malı hemen şimdi alıp stoğunuzda bekletmenin maliyeti var.So maybe right now, oil is trading at $50 a barrel.
Prenses, sizi çok beklettim.Your Highness, we've made you wait so long.
Özür dilerim, beklettiğim için! önemli degil !My apologies, sorry to keep you waiting! Not at all!
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.These are actually wires wrapped in muslin and steeped in vegetable dye.
Onları bekletmek istememI don't want to keep them waiting.
Devlet işleri yavaştır Beklettiğim için üzgünümGovernment officers are slow. Sorry keep you waiting.
Beklettiðim için üzgünüm.Sorry to keep you.
Çok beklettim değil mi!You have been waiting for long!
Oh! o Onu beklettiğimiz vahşi olmaz! 'Oh! won't she be savage if I've kept her waiting!'
Bizi öğretmenler odasının kapısında... ...ayakta bekletmiş ve gitmemizi söylemeyi unutmuştunuz.You made us to stand outside the staff room, then forgot to dismiss us
Bekletmeye alacağım!I'm going to take the call!
- Onu bekletme.- Don't miss him.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Anyway, Papa said not to wait with brunch.
Sivilcelerinizin üzerinde 30 saniye kadar bekletin.You can leave it on for about 30 seconds.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod