Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz.так що ви не маєте недостатку нї в однім даруванню, дожидаючись одкриття Господа нашого Ісуса Христа,
Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz.עד כי לא חסרתם כל מתן החסד והנכם מחכים להתגלות אדנינו ישוע המשיח׃
Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz.حتى انكم لستم ناقصين في موهبة ما وانتم متوقعون استعلان ربنا يسوع المسيح
Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz.以 致 你 們 在 恩 賜 上 沒 有 一 樣 不 及 人 的 . 等 候 我 們 的 主 耶 穌 基 督 顯 現
Şöyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armağandan yoksun değilsiniz.以致 你 們在 恩賜 上 沒有 一 樣 不及人 的 . 等候 我 們 的 主 耶穌基督 顯現
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Der går måneder mens Swartz' venner og familie venter på det truende anklageskrift.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.I mesi passano, mentre i familiari e gli amici di Swartz prevedono l'inconbente rinvio a giudizio.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Les mois passent. Les amis et la famille de Swartz attendent une condamnation imminente.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Los meses transcurren mientras los amigos de Swartz y su familia aguardan una inminente acusación.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Měsíce plynou, zatímco Aaronovi přátelé a rodina čekají na blížící se obžalobu.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Οι μήνες περνούν καθώς οι φίλοι και η οικογένεια του Swartz περιμένουν το διαφαινόμενο κατηγορητήριο.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Идут месяцы, как друзья и семья Шварц в ожидании надвигающейся обвинительное заключение.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.Минават месеци, докато приятелите и семейството на Арън очакват предявяването на обвинителния акт.
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer..مرت شهور وأصدقاء آرون وعائلته ينتظرون الدعوى الخطيرة
Swartz'ýn ailesi ve arkadaţlarý, korkunç iddianameyi beklerken aylar geçer.その頃、スワーツはネットの諸問題に対する 頼りになる専門家となっていった。
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.그들은 파도가 올 때까지 약 10 - 15분 가량 기다려야 하는데, 파도를 기다리는 시간 동안
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.10分から15分も待つことがあります たいてい17世紀について語り合っています
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Czasem przez 10 - 15 minut czeka się na nadejście fali.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Naja, manchmal gibt es eine 10-, 15-minütige Pause, wenn man darauf wartet, dass eine Welle hereinkommt.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Soms duurt het wel 10 - 15 minuten voor er weer eentje aan komt rollen.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Știți, uneori e o pauză de 10- 15 minute când așteptați să vină un val.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Ustedes saben, a veces hay un intervalo de 10-, 15 minutos mientras esperas que llegue una ola.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Vous savez, parfois il y a une pause de 10 - 15 minutes là-bas où vous attendez qu'une vague arrive.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Знаете ли, понякога има 10-15-минутна пауза, докато чакаш да дойде вълна.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.Иногда они ждут 10, 15 минут, пока накатит волна.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.לפעמים יש הפוגה של 10-15 דקות בזמן ההמתנה לגל.
Tahmin edersiniz, bazen siz bir dalganin gelmesi icin beklerken 10-15 dakikalik araliklar olur.في بعض الأوقات هناك فترة استراحة تمتد بين 10 إلى 15 دقيقة عندما تنتظر قدوم الموجة.
Tanýmýyorsan, öyle ađzý açýk beklersin yýllarca.Няма да се обадят.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ho sempre saputo che l'era del design è su di noi, quasi come un estasi.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ich wusste schon immer, dass das Zeitalter des Designs gekommen ist, fast wie eine Entrückung.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ik heb altijd geweten dat het designtijdperk is aangebroken, op een meeslepende manier.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.J'ai toujours su que l'âge du design approchait presque comme le Jugement Dernier.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.저는 디자인의 시대가 왔다는 걸 항상 알고 있었습니다. 꼭 휴거가 온 것처럼요.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Mindig is tudtam, hogy a design korát éljük, ez pedig már-már maga a mámor.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Sempre soube que estamos na era do design, quase como um êxtase.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Siempre supe que la era del diseño estaba sobre nosotros, casi como una Revelación.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Tôi vẫn luôn biết rằng thời đại của thiết kế đang rất gần, gần giống như một sự cất đi
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Γνωρίζω ότι η εποχή του σχεδιασμού ήρθε ξαφνικά σχεδόν σαν αγαλλίαση.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Я верила в то, что век дизайна придёт, почти как в Вознесение.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Я завжди була певна, що прийде епоха дизайну, так само як вони впевнені у наступному пришесті.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.תמיד הכרתי בכך שעידן העיצוב יורד עלינו, כמעט כמו מצב של התלהבות.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.لقد عرفت دوما أن عمر التصميم هو علينا، أشبه بنشوة.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.それは"デザインの時代"です 私はいつも 天気が良ければ
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Avem aşteptări mari de la tehnologie şi aşteptări mici unii de la alţii.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Chúng ta trông đợi nhiều hơn vào công nghệ và ít hơn từ nhau.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Ci aspettiamo sempre di più dalla tecnologia e sempre meno da l'uno dall'altro.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Egyre többet várunk el a technológiától, és kevesebbet egymástól.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Esperamos más de la tecnología y menos de los demás.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.사람들은 기술은 더 바라지만, 사람들 서로에 대해서는 덜 기대합니다.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Me odotamme enemmän teknologialta ja vähemmän toisiltamme.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Nós esperamos mais da tecnologia e menos uns dos outros.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Nous attendons plus de la technologie et moins de l'autre.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Očakávame viac od technológií a menej jeden od druhého.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Očekáváme více od technologií a méně od ostatních lidí.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Vi förväntar oss mer och mer från tekniken och mindre och mindre från varandra.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.We verwachten meer van technologie en minder van elkaar.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Wir erwarten mehr von der Technologie und weniger voneinander.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Περιμένουμε περισσότερα από την τεχνολογία και λιγότερα ο ένας από τον άλλο.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Ми очікуємо більше від технології і менше один від одного.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.Мы ожидаем больше от технологий и меньше друг от друга.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod