Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.De gudløse lurer på at lægge mig øde, dine Vidnesbyrd mærker jeg mig.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Des méchants m`attendent pour me faire périr; Je suis attentif à tes préceptes.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.De ugudelige har bidd på mig for å ødelegge mig; jeg gir akt på dine vidnesbyrd.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Die Gottlosen lauern auf mich, daß sie mich umbringen; ich aber merke auf deine Zeugnisse.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Gli empi mi insidiano per rovinarmi, ma io medito i tuoi insegnamenti
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Jumalattomat väijyvät minua, tuhotakseen minut, mutta minä tarkkaan sinun todistuksiasi.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.악인이 나를 멸하려고 엿보오나 나는 주의 증거를 생각하겠나이다
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Ko name prežé brezbožni, da me pogubé, pregledujem pričevanja tvoja.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Los impíos me han esperado para destruirme, pero yo estoy atento a tus testimonios
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Những kẻ ác rình giết tôi ; Nhưng tôi chăm_chỉ về các chứng_cớ Chúa ,
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Những kẻ ác rình giết tôi; Nhưng tôi chăm chỉ về các chứng cớ Chúa,
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Nişte răi mă aşteaptă ca să mă piardă; dar eu iau aminte la învăţăturile Tale.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Očekávajíť na mne bezbožní, aby mne zahubili, já pak svědectví tvá rozvažuji.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Ongelovigen zijn er op uit mij te vernietigen, maar ik let uitsluitend op Uw woord.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Orang jahat menunggu hendak membunuh aku, tetapi aku mau memperhatikan hukum-Mu
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Os ímpios me espreitam para me destruírem, mas eu atento para os teus testemunhos.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.På mig vakta de ogudaktiga för att förgöra mig; men jag aktar på dina vittnesbörd.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.rtak rám a gonoszok, hogy elveszessenek, [de] én a te bizonyságaidra figyelek.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Οι ασεβεις με περιεμενον δια να με αφανισωσιν αλλ' εγω θελω προσεχει εις τα μαρτυρια σου.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.Нечестивите ме чакат за да ме погубят; Но аз ще внимавам в Твоите свидетелства.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.לי קוו רשעים לאבדני עדתיך אתבונן׃
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.‎اياي انتظر الاشرار ليهلكوني. بشهاداتك افطن‎.
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.惡 人 等 待 我 、 要 滅 絕 我 . 我 卻 要 揣 摩 你 的 法 度
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.惡人 等待 我 、 要滅絕 我 . 我 卻要 揣摩 你 的 法度
Kuzey! Güle güle gençler. Yine beklerim.Татко, остави ме!
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı. Fakat genelde orada beklerlerdi.Apressam-se o mais que podem para chegar às docas, mas, muitas vezes, ficam lá à espera.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Azt várnánk, hogy amint a tét növekszik, az emberek többet csalnak, de nem így történt.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Bạn sẽ nghĩ rằng khi số tiền trên bàn tăng lên mọi người sẽ gian lận nhiều hơn, nhưng thực tế không phải vậy
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Joku saattaisi uskoa, että rahan lisääntyessä ihmiset huijaisivat enemmän, mutta niin ei itse asiassa käynyt.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.일반적인 예상으로는 받을 수 있는 금액이 커질수록 사람들이 많이 속일거라고 생각하는데 결과는 달랐습니다.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Man könnte annehmen, daß, sobald die Summen höher wurden auch mehr betrogen wurde - aber dem war nicht so.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Można by sądzić, że ze wzrostem stawki, ludzie będą oszukiwać więcej, ale nie.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Očakávali by ste, že s rastúcou odmenou, budú ľudia podvádzať viac, ale v skutočnosti to tak nebolo.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Te-ai aştepta ca pe masură ce suma de bani disponibilă creşte oamenii vor trişa mai mult, dar nu a fost aşa.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.Можно было бы ожидать, что с ростом ставки обмана станет больше, но в действительности этого не произошло.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.ניתן לצפות שככל שהסכום "על השולחן" עולה, אנשים ירמו יותר. אבל למעשה, לא כך היה.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.يمكنك توقع أن كلما تزداد كمية المال على الطاولة، سيغش الناس أكثر، لكن في الواقع لم تكن تلك الحالة.
Masadaki para arttıkça, insanların daha çok hile yapmasını beklersiniz, ama bu aslında doğru değil.と思うでしょうが 実際は違いました 多くの人がわずかだけ盗んだのです
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.A mókusok pl. megjelennének, keresnék a mogyorót, elmennének.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Eekhoorns, bijvoorbeeld, zouden opdagen, wachten op de pinda en weggaan.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Egern, for eksempel, ville dukke op, se efter jordnødden, gå væk.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Eichhörnchen zum Beispiel würden vorbeikommen, nach der Erdnuss suchen und wieder gehen.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Ekorrar, till exempel, skulle komma dit, titta efter jordnöten, sticka igen.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Esimerkiksi orava saattaisi ilmestyä paikalle, etsiä pähkinää, mennä pois.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Gli scoiattoli, per esempio, arrivavano, cercavano le noccioline, se ne andavano.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.다람쥐를 예로 들면, 그들은 나타나서 땅콩을 찾다가 그냥 가버립니다.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Las ardillas, por ejemplo, llegarían, buscarían el maní y se irían.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Les écureuils par exemple arriveraient, chercheraient une cacahuète, puis s'en iraient.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Sebagai contoh, tupai akan muncul, mencari kacang, pergi.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Sóc, ví dụ nhé, sẽ xuất hiện, tìm hạt lạc, bỏ đi.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Veverice, na primer, bi prišle, iskale arašid, neuspešno, in odšle.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Veveričky, napríklad, tie by sa ukázali, hľadali by arašid, a odišli preč.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Veveritele, de exemplu, ar veni, ar cauta aluna, ar pleca.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Veverky, na příklad, by přišly, porozhlédly se po arašídu, odešly.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Wiewiórki, na przykład, pojawiłyby się, poszukały orzeszka i odeszły.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Οι σκίουροι, για παράδειγμα, θα εμφανίζονταν, θα έψαχναν για το φυστίκι και θα φεύγαν.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Белка, к примеру, прибежит, поищет орешек, убежит.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Катериците например, биха дошли, биха потърсили фъстъка и биха си тръгнали.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.Наприклад, білка прибіжить, пошукає горіх і піде.
Mesela sincaplar, ortaya çıkıp, fıstığı bekler ve giderlerdi.סנאים, לדוגמא, יופיעו, יחפשו את הבוטן, יסתלקו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod