Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.A keď robíme experimenty, obvykle dúfame, že jedna skupina sa bude správať inak ako druhá.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Als we experimenten doen, hopen we meestal dat de ene groep zich anders zal gedragen dan de andere.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.A normálně když děláte výzkum, tak doufáte, že jedna skupina se bude chovat jinak než ta druhá.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Atunci când facem experimente, de obicei sperăm că un grup se va comporta diferit faţă de altul.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.E mentre facciamo esperimenti, di solito speriamo che un gruppo si comporti diversamente da un altro.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.E quando fazemos experiências, normalmente esperamos que um grupo se comporte de maneira diferente do outro.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.És amikor kísérleteket végzünk, reméljük, hogy az egyik csoport máshogy fog viselkedni, mint a másik.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.In ko jih izvajamo, ponavadi upamo, da se bo ena skupina obnašala drugače od druge.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.우리가 실험을 할 때, 우린 보통 한 그룹이 다른 그룹과 다른 결과를 얻길 기대하죠.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Miałem nadzieję, że jedna grupa zachowa się inaczej niż inna.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.När vi utförde experimenten, hoppades vi vanligtvis att en grupp skulle bete sig olikt från den andra gruppen.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Og når vi kører eksperimenter håber vi typisk, at en gruppe opfører sig anderledes end andre.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Tehdessämme kokeita toivomme yleensä, että yksi ryhmä käyttäytyisi toisin kuin toinen.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Und bei unseren Experimenten hoffen wir normalerweise, dass eine Gruppe sich anders verhält als die andere.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Và khi chúng tôi tiến hành thí nghiệm, chúng tôi thường hi vọng rằng một nhóm sẽ cư sử khác đi.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Y cuándo realizamos experimentos, normalmente esperamos que un grupo se comporte distinto de otro.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.А коли проводяться експерименти то зазвичай сподіваються, що одна група поводитиметься не так як інша.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.И когато провеждаме експерименти, обикновено се надяваме, че една група ще се държи различно от друга.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.Когда мы проводим эксперименты, мы обычно надеемся, что одна группа будет вести себя отлично от другой.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.וכשאנחנו מבצעים ניסויים, אנחנו בד"כ מצפים שקבוצה אחת תתנהג בשונה מהאחרת.
Deneyleri yaparken genellikle bir grubun diğer gruptan daha farklı bir performans göstermesini bekleriz.وحين نجري التجارب، نتمنى عادة أن تتصرف مجموعة بخلاف الأخرى.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Die Leute geb ihm Lob, schreien zu ihm und er stand da, nehmen seine gebührt. Und dann öffnete er seinen Mund
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.사람들이 그에 게 그런 칭찬 소리를 만드는 것 그리고 그는, 그의 인해 복용 서 것 이다.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Οι άνθρωποι φώναζαν τόσα ενθαρρυντικά συνθήματα κι αυτός στεκόταν εκεί, εισπράττοντας τα δέοντα.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.الناس قد يصرخون بمدح له و يقفون هناك، على دينه.
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?Entonces, ellos esperan que sus ingresos se incrementen cada ańo.
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?그리고는 당연히 수익이 매년 증가하리라 기대하겠죠
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?Więc oczekują, że przychody będą wzrastały każdego roku.
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?Таким чином, вони очікують від Вас дохід, який збільшується з кожним роком.
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?هم يتوقعون أن تملك دخل يرتفع كل سنة.
Dolayısıyla sizden her yıl artan bir gelir elde etmenizi beklerler. Neden?どんな市場にいるのか誰も聞かなかったからです
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.그들이 기다리는 동안, 도미티아2세와 도미티아3세는 결혼하기 위해 치장된 그들 자매를 반영한 인형들과 놉니다.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.Czekając na nią, Domicja II i III bawią się lalkami, które są przyozdobione zupełnie jak ich siostra.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.А в это время, Домиция II и Домиция III играют в куклы, изображая свою сестру, одетую в свадебный наряд.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.ובעוד הן מחכות, דומיתיה II ודומיתיה III משחקות עם הבובות שלהן המדמות את אחותן מוכנה לחתונה.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.結婚を控えたお姉さんをかたどった お人形で遊んでいます これらの人形は結婚式の日に
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.만일 누군가가 4년간 갱조직에 있었다면 사망할 가능성은 약 25퍼센트정도가 되죠.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Als je vier jaar in de bende zat, dan was de kans dat je dood geschoten zou worden ongeveer 25 procent.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Au bout de quatre ans dans un gang, les probabilité de décès sont de 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Dacă eşti într-o bandă pentru patru ani, te aştepţi să mori cu o probabilitate de aproximativ 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Estando en la banda 4 años tenías un 25% de probabilidades de morir.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Ha valaki négy évig van a bandában, kb. 25% esélye van arra, hogy meghal.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Para quem estava no gangue há 4 anos, a probabilidade de morrer era de cerca de 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Pokud byste byli v gangu po 4 roky, očekávali byste 25 % šanci na úmrtí.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Stando nella gang per 4 anni, la probabilità di morte era circa del 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.W ciągu 4 lat zginiesz na 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Wenn man 4 Jahre in der Gang ist, liegt das Sterberisiko bei 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Αν είσαι τέσσερα χρόνια στη συμμορία, έχεις περίπου 25 τοις εκατό πιθανότητες να πεθάνεις.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Ако сте в бандата за четири години, вероятността да умрете е около 25%.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.Оставаясь в банде четыре года, ты можешь погибнуть с вероятностью 25 процентов.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.אם אתה 4 שנים בכנופיה, צפה למות ב-25% סבירות.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.إذا كنت في العصابة لمدة ٤ سنوات فمعدل وفاتك هو ٢٥ بالمئة.
Dört senedir çetede iseniz ; yüzde yirmi beş olasılıkla ölmeyi beklerdiniz.これがほぼ最高率でしょう
Dünya dönedursun Beklerken bile, bir şekilde biliyordum ki sevgilim,lasă lumea să alerge când aşteptam, dragă, ştiam,
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Als we wachten, zal Seung Joo niet komen?
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Daca asteptam, nu va veni Seung Joo?
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Kalau kita menunggu, apakah Seung Jo akan datang?
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Nếu chúng ta đợi, liệu Seung Jo có tới không?
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Om vi väntar, kommer inte Seung Jo då?
Eğer beklersek, Seung Joo gelmez mi?Se aspettiamo, non verrà Seung Jo?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod