Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Kan du inte sitta med mig medans jag väntar på någon?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Kan je niet met mij zitten terwijl ik aan het wachten ben voor iemand?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Kannst du nicht etwas bei mir sitzen bleiben, während ich auf jemanden warte?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Nie możesz ze mną posiedzieć, kiedy będę na kogoś czekał?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Non puoi sederti con me,mentre aspetto un pò una persona?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Nu poti sa stai cu mine cat astept pe cineva?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Tidak bisakah kamu duduk bersamaku selama aku menunggu seseorang?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Tu ne peux pas rester un peu avec moi pendant que j'attends quelqu'un ?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Δεν μπορείς να κάτσεις μαζί μου μέχρι να έρθει κάποιος που περιμένω;
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?Можешь посидеть со мной, пока я кое-кого жду?
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?اليس بستطاعتك الجلوس معي قليلاً انا بنتظار شخصاً ما؟
Ben birini beklerken benimle oturamaz mısın?うん・・分かった
Ben burada beklerim seni.Изплаших ли те?
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Azt hiszem, hogy Pete minket keresett, és én nem is akartam ott hagyni.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Creo que... ¡Vamos!
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Creo que... ¡Vamos!
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Ich glaube das Pete uns gesucht hat und Ich wollte ihn nicht zurücklassen.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Ik denk dat Pete op ons paste... en ik wilde hem niet achterlaten daar.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Jag tror att Pete letade upp för oss och jag ville inte lämna honom där.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Myslím, že Pete nás hledal, a proto jsem ho tam nechtěla nechat.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Uskon, että Pete oli huolehtinut meistä, enkä halunnut jättää häntä sinne.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Wydaje mi się, że Pete nas tam ochraniał nie chciałam go zostawiać.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Νομίζω ότι ο Pete μας πρόσεχε και δεν ήθελα να τον αφήσουμε εκεί.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Мислим да нас Пит тражи... и не желим да га оставим тамо.
Ben de bunu beklerken sizi Satürn sistemine yolculuk edip,그 와중에 우리는 토성계로 떠나는
Ben de bunu beklerken sizi Satürn sistemine yolculuk edip,אבל בינתיים אני מזמינה אתכם לדמיין את היום הזה
Ben de bunu beklerken sizi Satürn sistemine yolculuk edip,ولكن في الوقت الراهن أدعوكم جميعا لتخيل اليوم
Ben de bunu beklerken sizi Satürn sistemine yolculuk edip,土星系まで旅をして
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.A pre mňa úžasná vec je, že teraz by ste si mysleli, že táto žena mala vynikajúcu ústnu hygienu.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.A úžasná věc je pro mě to, že teď byste si o této ženě mysleli že měla výbornou ústní hygienu.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Az az elképesztő, hogy azt hihetnénk, hogy ez a nő gondosan ápolta a fogsorát.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Dan hal yang luar biasa bagi saya adalah mungkin Anda berpikir wanita ini memiliki gigi yang sangat bersih.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Das Erstaunliche für mich ist, dass man nun annehmen sollte, diese Frau hätte eine exzellente Mundhygiene.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.E o que é incrível, a meu ver, é que seria de esperar que esta mulher tivesse uma higiene oral excelente.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Lo que me sorprende es que ahora pensarían que a esta mujer le gustaría tener una excelente higiene bucal.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Och det mest häpnadsväckande är att man tänker sig att den här kvinna skulle ha utomordentlig oral hygien.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Og det utrolige for mig er at nu skulle man tro at denne kvinde ville have fremragende mundhygiejne.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Wyobrażam sobie, że ta pani miała najczystsze zęby w kraju. miała najczystsze zęby w kraju.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Και αυτό που θεωρώ εκπληκτικό ήταν ότι θα πιστεύετε ότι αυτή η γυναίκα έχει εξαιρετική στοματική υγιεινή.
Beni en çok hayrete düşüren şey de şu: Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Изумителното за мен е - човек би си помислил, че тази жена би искала да има отлична орална хигиена.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Aan de andere kant kende ik een man met PH, die stierf terwijl hij op een operatie wachtte.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Conheci outro jovem, entretanto, que tinha HP e que morreu enquanto esperava por um.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.De ismertem egy másik fiatalembert, akinek PH-ja volt, aki a várakozás közben halt meg.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.E conoscevo un altro ragazzo, che soffriva di PH e che è morto aspettando un donatore.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Ich kannte jedoch einen anderen jungen Mann, der starb, während er auf eine wartete.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Mai știam un tânăr cu HP, care a murit, așteptându-și transplantul.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.장기를 기다리다가 세상을 떠난 PH를 앓았던 또 다른 젊은 남성도 알고 있었었습니다.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.PH患者の青年のことも知っていました 私は死にたくありませんでした
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Poznala som aj ďalšieho mladého muža, ktorý mal PH a zomrel, kým na ňu čakal.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Saya tahu pria muda lain yang menderita PH dan meninggal saat menunggu paru-paru itu.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Tôi biết một chàng trai trẻ khác nữa, cũng mắc bệnh PH ra đi trong lúc chờ phổi ghép.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Znałam innego młodego mężczyznę z nadciśnieniem płucnym, który zmarł czekając na przeszczep.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Познавах друг млад човек, обаче, който имаше белодрбна хипертония и умря, чакайки транспантация.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.Я знала ещё одного парня с ЛГ, который умер в ожидании операции.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.ואני פגשתי אדם אחר, שהיה לו PH שמת בזמן שחיכה להשתלה.
Benim gibi PH hastası olan ve akciğer beklerken ölen bir başka genç adamı tanıyordum.وكنت اعلم شاباُ توفي وهو ينتظر عملية استبدال وكان يعاني من نفس مرضي - ارتفاع ضغط الدم الرئوي -
Benim hesabıma kahvaltı biraz bekler, bu beş bekleyen varsa, homurdanma değil. gün, değil mi? "Du kan inte klaga om din frukost väntar lite, om min räkning har väntat dessa fem dagar kan du? "
Benim hesabıma kahvaltı biraz bekler, bu beş bekleyen varsa, homurdanma değil. gün, değil mi? "Et voi marmattaa jos Aamiainen odottaa hieman, jos minun Billin odottanut näiden viiden päivää, voit? "
Benim hesabıma kahvaltı biraz bekler, bu beş bekleyen varsa, homurdanma değil. gün, değil mi? "아침 식사가 조금 대기하는 경우 제 법안이 다섯 기다리고있다면 당신은 투덜 거림 수 없습니다 일, 할 수있어? "
Benim hesabıma kahvaltı biraz bekler, bu beş bekleyen varsa, homurdanma değil. gün, değil mi? "Nem lehet morog, ha a reggeli vár egy kicsit, ha a számlát a várt öt nap, ugye? "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod