Bir beklenti hissi algılıyorum?私は神経科学者ではありません
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Al contar una historia, ¿construyeron la anticipación?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Amikor sztorit mesélsz, szerkesztettél bele várakozást?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Când aţi povestit, aţi construit anticiparea?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Když vyprávíte příběh, máte tam prvek očekávání?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Keď rozprávate príbeh, skonštruovali ste očakávanie?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Ketika Anda bercerita, pernahkah Anda membangun antisipasi?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Khi bạn thuật lại một câu chuyện, bạn đã dựng nên sự kỳ vọng chưa?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?여러분이 이야기를 할때, 기대감을 부여한 적이 있습니까?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Lorsque vous racontez une histoire, avez-vous construit l'anticipation?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?När du berättar en historia, har du konstruerat förväntan?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Når man fortæller en fortælling, har man så konstrueret forventning?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Opowiadając historię, budowaliście oczekiwanie?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Quando raccontate una storia, avete costruito l'anticipazione?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Quando vocês estão a contar uma história, construíram a antecipação?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Wanneer je een verhaal vertelt, heb je dan een voorgevoel opgebouwd?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Wenn man eine Geschichte erzählt: Ist die Möglichkeit zum Antizipieren gegeben?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Όταν αφηγείσαι μια ιστορία, έχεις δομήσει την προσμονή;
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Когато разказваш една история, създал ли си усещане за очакване?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?Когда вы рассказываете историю, вы позаботились о предвосхищении?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?כשאתה מספר סיפור, האם בנית ציפיה?
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?حين تروي قصة، هل بنيت أي توقعات؟
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?期待感をうまく構築しているか? 瞬間瞬間に 次に何が起こるのか
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Az egyikben a szokásos ázsiai diák voltam, kérlelhetetlen a magam számára felállított követelményekben.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Di satu sisi, saya adalah murid Asia klasik yang keras dalam tuntutan yang saya buat untuk diri sendiri.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.En uno, era la estudiante asiática clásica, implacable con lo que demandaba de mí misma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In een daarvan was ik de klassieke Aziatische student, onaflatend in de eisen die ik aan mezelf stelde.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In einer war ich der klassische asiatische Student, der unerbittliche Anforderungen an sich selbst stellte.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Într-una, eram elevul asiatic tipic, neabătută în cerinţele pe care mi le impusesem.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In uno ero la classica studentessa asiatica, sempre super esigente con me stessa.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.한 현실에서 저는 스스로를 끊임없이 채찍질하는 전형적인 동양인 학생이었지만
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Num, era a estudante Asiática típica, implacável nas exigências que fazia de mim mesma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Trong một thế giới, tôi là học sinh gốc Á điển hình, đòi hỏi khắc nghiệt từ chính mình.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V enem sem bila tipična azijska študentka, neomajna v zahtevah do sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom jsem byla klasická asijská studentka, která měla velké požadavky sama na sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom som bola typický ázijský študent, vytrvalý a neoblomný v požiadavkoch, ktoré som si na seba kládla.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.W jednym byłam studentką z Azji, nieustępliwą w wymaganiach wobec siebie.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Στον έναν, ήμουν η κλασική Ασιάτισσα, αδυσώπητη στις απαιτήσεις που είχα από τον εαυτό μου.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В единия бях типичната азиатска студентка, непреклонна в очакванията към самата себе си.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В одном из них я была классической студенткой из Азии, неустанно требующей от себя большего.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.У першому світі я була типовою азійською студенткою, яка ставили перед собою жорсткі вимоги.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.באחד, הייתי הסטודנטית האסייאתית המצויה, בלתי-מתפשרת בתביעות שהצבתי לעצמי.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.في احدها, كنت طالبة اسيوية كلاسيكية, متشبثة بمتطلباتها التي حددتها لنفسها
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.自分にとてつもなく高い課題を課していました 別の世界では 不安定な生活の中で
Bir numara: yüksek beklentilerĐiều 1: Hãy kì vọng cao
Bir numara: yüksek beklentilerEén: hoge verwachtingen.
Bir numara: yüksek beklentilerElső: magas elvárások.
Bir numara: yüksek beklentilerErstens: Hohe Erwartungen.
Bir numara: yüksek beklentiler첫째는 높은 기대입니다.
Bir numara: yüksek beklentilerNumărul unu: aşteptări mari.
Bir numara: yüksek beklentilerNumer jeden: wysokie oczekiwania.
Bir numara: yüksek beklentilerNúmero um: altas expectativas.
Bir numara: yüksek beklentilerNuméro un : des attentes élevées.
Bir numara: yüksek beklentilerNúmero uno: altas expectativas.
Bir numara: yüksek beklentilerNumero uno: grandi aspettative.
Bir numara: yüksek beklentilerNummer et: høje forventninger.
Bir numara: yüksek beklentilerΠρώτον: Υψηλές προσδοκίες.
Bir numara: yüksek beklentilerПервый — большие надежды.
Bir numara: yüksek beklentilerПо-перше: високі очікування.
Bir numara: yüksek beklentilerדבר ראשון: ציפיות גבוהות.