beklenmedik ile cümle

beklenmedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Seçimlerdeki tercih derecelemeleri ve beklenmedik sonuçlar hakkında çarpıcı örnekler sunuyor.Il rencontre un succès considérable et inattendu aux élections.
Tom beklenmedik bir şekilde öldü.Tom murió de forma inesperada.
Hobbit: Beklenmedik Yolculuk.«El hobbit: un viaje inesperado».
X-11 , 4 ve 6 numaralı iki füze beklenmedik bir kaza sonucunda imha oldu .Los X-11 número 4 y 6 fueron destruidos en accidentes de lanzamiento.
Tam bu sırada beklenmedik olarak Geronte geri gelir.Geronte regresa inesperadamente.
Beklenmedik sevk ve muamele ücretlerine dikkat edin.Reproducción social y cuidado no remunerado.
Bu maç, futbol tarihinin en beklenmedik yenilgilerinden biri olarak kabul edilmektedir.El partido está considerado como una de las mayores sorpresas de la historia del deporte.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Vuelve a recuperar la categoría de manera inesperada.
Alice, beklenmedik eski bir arkadaşıyla karşılaşır ve beraber uçakla Los Angeles'a gitmeye karar verirler.Bam quiere hacer algo especial y decide llevarles junto a sus amigos a Las Vegas.
Bu oyun içinde oyunun sonunda yeni bir beklenmedik karmaşık sorun da ortaya çıkar.Al final de la novela, se verá una particular tragedia inesperada.
Francis, Tom’a beklenmedik hamlelerle psikolojik baskı yapmaya başlar.Jennings termina de forma inesperada por dificultades técnicas.
Ancak hatalı veya değiştirilmiş bir çip beklenmedik bir imzayı gösterir.Un verdadero chip genera una firma familiar, pero un chip defectuoso o alterado muestra una firma desconocida.
Üstlerini etkilemeyi reddetti ve beklenmedik bir biçimde 1925 yılında beraat etti.Se negó a implicar a sus superiores y fue absuelto en 1925.
Aynı gece Leydi Catherine beklenmedik bir şekilde Elizabeth’i ziyaret eder.Estirada como siempre, Lady Catherine exige hablar con Elizabeth.
Ancak bu süreç içerisinde beklenmedik bir biçimde hayatını kaybetti.Pero, de pronto, su vida da un giro inesperado.
Trunkenpolz 1989 yılında beklenmedik bir şekilde öldü.Takawira murió repentinamente en noviembre de 1989.
Bir gece beklenmedik bir olay yaşanır.Un giorno accade qualcosa di imprevisto.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim.Dopo le mie terribili disgrazie, questa è la prima volta che mi sento viva.
11 Eylül 2016'da beklenmedik bir şekilde dünyaya veda etmiştir.Il 9 novembre 2016 annuncia il suo addio alla nazionale.
Bu soygun aynı zamanda beklenmedik bir işbirliğinin de başlangıcı oldu.Fu quello l'inizio di una interminabile sequenza di collaborazioni.
Farklı olarak, hastalık ani ve beklenmedik bir şekilde de başlayabilir.L'inizio della malattia può essere rapido e improvviso.
Bu fetihler beklenmedik bir kolaylıkla kazanılsa da, 548'e kadar büyük yerel kabileler bastırılamadı.Il successo giunse con sorprendente facilità, ma solo nel 548 le principali tribù locali vennero sottomesse.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Ma al quarto brano Barrett stupì tutti slacciandosi la chitarra ed allontanandosi dal palco.
Bu beklenmedik bir durumdu.Qualcosa di inaspettato.
Augustus kitabı bitirdikten sonra, kitabın beklenmedik bir şekilde bitmesiyle hüsrana uğradığını dile getirir.Con l'avvento della sua morte, il libro finì nel dimenticatoio.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.Ma le cose andranno in modo imprevisto.
Antakya kalesi içinde beklenmedik bir mucize ortaya çıktı.Nel Castello di Ganon è presente un'Aracnula invisibile.
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Bu beklenmedik bir sürpriz.Какой неожиданный сюрприз.
Olay beklenmedik bir hal aldı.События приняли неожиданный оборот.
İş beklenmedik bir yola doğru gidiyor.Дело принимает неожиданный оборот.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.События начинают развиваться непредсказуемо.
Francis, Tom’a beklenmedik hamlelerle psikolojik baskı yapmaya başlar.Том продолжает строить мышеловку, ничего не подозревая.
Birkaç beklenmedik değişiklik vardı.Также имелся ряд других несущественных изменений.
Beklenmedik bir şekilde oraya yine biraz yaşlı Rus Kontes Kokozov gelir.С ним приехала юная русская подпольщица Конкордия.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Кроме того, изменения в публичном ключе могли иметь катастрофический эффект.
Bunu bilmeyen Sam, beklenmedik bir şekilde Chris'i öper ve Chris bunun üzerine Sam'in gey olduğunu düşünür.Сэм целует Криса и тот полагает, что Сэм — гей.
1948 yılında, Gürciyev ikinci araba kazasını geçirdi ve yine beklenmedik bir biçimde iyileşti.В 1908 г. Хрущов снова перенёс инсульт, от последствий которого уже не оправился.
Bu beklenmedik azil herkesi çok şaşırttı.«Неожиданность ошеломила всех.
Bu beklenmedik bir durumdu.Но это было неожиданно.
Bu beklenmedik olay Hitler'de büyük bir umut yarattı.Это временное поражение породило тщетные надежды в Европе.
Fakat Hitler hiç beklenmedik bir emir verdi.Гитлер не мог принять окончательного решения.
Genellikle beklenmedik bir anda ortaya çıkar.Часто внезапно появляется в неподходящий момент.
İkisi beklenmedik bir şekilde ortak olurlar.Обе стороны в отношениях неразрывно связаны.
Hiç beklenmedik bir olay durumu dramatik olarak değiştirdi.Ситуацию резко изменила одна случайность.
Film beklenmedik bir mali başarı elde etti ve Avustralya'da 10,326,428 Avustralya doları kazandı.حصل الفيلم على نجاح غير متوقع وفاز ب 10,326,428 دولار استرالى في أستراليا.
Herschel yıldız oluşum sürecinde bilinmeyen ve beklenmedik bir aşama keşfetti.كان لهيرشل دور فعال في اكتشاف خطوة غير معروفة وغير متوقعة في عملية نشأة النجوم.
Yolda Pablo Neruda'nın yardımları sayesinde Eylül 1939'da beklenmedik şekilde yargılanmadan serbest kaldı.وبفضل جهود الشاعر بابلو نيرودا أمام الكاردينال، خرج إلى النور بشكل غير متوقع وبدون محاكمة في سبتمبر عام 1939.
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.الاثنان يوافقان على بقاء علاقتهما، ولكن بدون استباق الأحداث.
Bu fetihler beklenmedik bir kolaylıkla kazanılsa da, 548'e kadar büyük yerel kabileler bastırılamadı.نجح بيليساريوس في ذلك بسهولة عجيبة، لكنه لم يستطع إخضاع القبائل الكبرى المحلية حتى 548.
Betonun beklenmedik bir biçimde, öngörülen süreden önce pirize girmesidir.مشاعرها الحقيقية تأتي في وقت لاحق عندما القبلات بشكل غير متوقع له.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Ao final da quarta música, Barrett inesperadamente, mas educadamente, tirou a guitarra e saiu do palco.
Fakat 3 Şubat 1013'de Sweyn beklenmedik bir şekilde öldü.Em 11 de fevereiro de 1901, Milan morre inesperadamente.
Bunu bilmeyen Sam, beklenmedik bir şekilde Chris'i öper ve Chris bunun üzerine Sam'in gey olduğunu düşünür.Sem saber disso, Sam beija Chris inesperadamente, e Chris chega a conclusão de que o amigo é gay.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim."A pressão estava fora de mim pela primeira vez na minha vida".
Bu nedenle Eldfell'in de ilk püskürmesi hiç beklenmedik bir biçimde gelmişti.O tiro viria de maneira imprevisível.
Fakat sonrasında beklenmedik bir şekilde Rachel'dan hoşlanıyor ve ikisi çıkmaya başlıyorlar.Ela começa a sentir interesse em Ryan, embora os dois briguem.
Bu saf ve gerçek, dokunaklı ve beklenmedik." olarak tanımladı.Há algo simples e incrivelmente imprevisível e lindo sobre eles".
Bir mesaja yanıt verirken Postanın beklenmedik biçimde sonlandırılabilir olan nadir sorunu giderir.Talvez, de uma forma inesperada, a poção faz o seu trabalho.
İkisi beklenmedik bir şekilde ortak olurlar.Os dois tornaram-se inseparáveis.
İlgili Sayfalar