Bu beklenir.Είναι αναμενόμενο.
Bu beklenir.І це нормально.
Bu beklenir.Это нормально.
Bu garanti, bankalar arasında havuzlu katkıları tarafından finanse edilen beklenir,Se supone que esta garantía está financiada por un sistema de contribuciones repartido entre todos los bancos.
Buna saygı duymanız beklenir.El programa escolar estaba fijado.
Buna saygı duymanız beklenir.Man ist dazu gezwungen, es zu respektieren oder möglicherweise ausgeschlossen zu werden.
Buna saygı duymanız beklenir.Έτσι, δεσμεύεσαι να το σέβεσαι,
Buna saygı duymanız beklenir.仕事にありつく可能性がなくなり、
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.A multikulturális íróktól elvárják, hogy valódi történeteket meséljenek, nem kitalált sztorikat.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Ci si aspetta che gli scrittori multiculturali raccontino storie reali, non tanto quelle immagginarie.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Des écrivains multiculturels sont supposés raconter des histoires vraies, pas tellement de l'imaginaire.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Espera-se que os escritores multiculturais contem histórias reais, não tanto as imaginárias.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.다문화작가는 상상력에 바탕을 둔 소설이 아니라, 실화를 바탕으로 한 소설을 쓰도록 기대되죠.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Mångkulturella författare förväntas berätta sanna historier, inte så fantasirika.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Multiculturele schrijvers worden verondersteld echte verhalen te vertellen, niet zozeer imaginaire.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Người ta nghĩ những nhà văn đa văn hóa sẽ kể những câu chuyện có thật, chứ không phải là tưởng tượng.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Od multikulturních autorů se očekávají "skutečné" příběhy, fiktivní už tolik ne.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Od wielokulturowych pisarzy oczekuje się prawdziwych historii, a tych wymyślonych, nie za bardzo.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Penulis multikultural selalu diharapkan untuk menulis kisah nyata dan bukan kisah imajinasi.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Se aşteaptă ca scriitorii multiculturali să spună poveşti adevărate, care nu ţin de imaginar.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Se espera que los escritores multiculturales cuenten historias reales, no imaginarias.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Οι πολυπολιτισμικοί συγγραφείς υποτίθεται ότι λένε πραγματικές ιστορίες, όχι τόσο φανταστικές.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.Мультикультурні письменники мусять розповідати справжні історії, а не вигадані.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.От мултикултурните писатели се очаква да разкажат истински истории не толкова въображаеми.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.От мультикультурных авторов всегда ждут не выдуманных, а настоящих историй.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.סופרים רב תרבותיים מצופים לספר את סיפוריהם האמיתיים, ולא בהכרח את המדומיין.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.يُتَوَقَّع من الْكُتَّاب متعددي الثقافات أن يرووا قصصا حقيقية, وليس خيالية.
Çok kültürlü yazarlardan gerçek hikayeler anlatmaları beklenir, hayalgücü ürünü pek beklenilmez.実話を語ることを求められます 作家自身のみならず
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Ar trebui să atace atacatorul meduzei.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Azt kéne támadnia, ami a medúzát támadja.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.C'est sensé attaquer ce qui attaque à la méduse.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Det er meningen at den angriber det der angriber goplen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Dovrebbe attaccare chi sta attaccando la medusa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Es sollte den Jäger des Kalmar angreifen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.É suposto estar a atacar o que está a atacar a medusa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Het zou dat wat de kwal aanvalt moeten aanvallen.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.해파리를 공격하는 다른 생물을 공격해야 맞는 거겠죠.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Mal by predsa napadať to, čo napadá tú medúzu.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Měl by přece zaútočit na to, co útočí na medúzu.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Nó được cho rằng sẽ tấn công những gì đang tấn công con sứa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Powinna była zaatakować to, co atakuje meduzę.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Seharusnya itu menyerang si penyerang ubur-ubur.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Se supone que atacaría a lo que está atacando a la medusa.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Напевно він атакує того, хто напав на медузу.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Предполагается, что он атакует того, кто нападает на медузу.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.Трябва да атакува това, което атакува медузата.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.הוא אמור לתקוף את מי שתוקף את המדוזה.
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.ربما كان يتوجب ذلك
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.いろいろな反応が観察できました
Devlet Simyacısından da bu beklenir. Diğer simyacılardan bir gömlek üsttesiniz.Olet kunnon valtionalkemisti, paljon parempi kuin ne muut.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.É o que se esperava de um State Alchemist.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.È questo che ci si aspetta da un'Alchimista di Stato.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.Eso es lo que uno espera de un alquimista nacional.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.Jak przystało na państwowego alchemika.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.-Som en statsalkemist bör!
Devlet Simyacısından da bu beklenir.Som forventet af en statsalkymist.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.Ό,τι περιμέναμε από έναν Κρατικό Αλχημιστή.
Devlet Simyacısından da bu beklenir.Этого и ожидают от государственного алхимика.
Duyduğum Elric Kardeşlerden de bu beklenir zaten.Det er lige, hvad jeg havde forventet af jer to.
Duyduğum Elric Kardeşlerden de bu beklenir zaten.Dokładnie tego spodziewam się po braciach Elric.