beklemiş ile cümle
beklemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha uzun süre beklemiş çay acılaşır.Ilgiau pastovėjusio gėrimo skonis geresnis.
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"A my oczekiwaliśmy wielkich dzieł!"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"Ci aspettavamo, sai, dei capolavori maestosi... "
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!""Das hast du all die Jahre gemacht? Und wir haben, du weißt schon, riesige Meisterwerke erwartet ... "
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!""Is dit waaraan je jarenlang hebt gewerkt? We verwachtten grote meesterwerken!"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"사람들이 기대한 건, 그런 거 있잖아요. 엄청난 대작 같은 거요.
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"Nhưng chúng tôi đã mong đợi những kiệt tác lớn lao hơn cơ! "
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"Nous attendions des chefs d'oeuvre impressionnants, vous voyez..."
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!""Ţi-ai petrecut atâţia ani făcând asta?" "Noi ne aşteptam la capodopere uriaşe!"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"Y esperábamos, saben, obras maestras enormes, ya saben ..."
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"Мы ожидали величественных произведений искусства!"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!""Над това ли си си загубил времето толкова години? Ние очаквахме, велики произведения, нали знаеш..."
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"אנחנו ציפינו ליצירות-מופת ענקיות!"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"وتوقعنا، تعلمون، روائع فنية ضخمة، تعلمون..."
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"しかし私は こうした小さな作品の一つ一つが
Çok mebzul, efendimiz Yolcularım için daha çoğunu beklemiştim.旅の糧食には足りないな
Ekselansları'nın gitmesini mi beklemiş?- at han skulle tage af sted?
Ekselansları'nın gitmesini mi beklemiş?-odotti tilaisuutta vallankaappaukseen.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.A Elíhu čakal na Joba i na jeho priateľov slovami, pretože boli starší vekom než on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Bo Elihu oczekiwał, jako oni Ijobowi odpowiedzą, gdyż oni starsi byli w latach niż on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Comme ils étaient plus âgés que lui, Élihu avait attendu jusqu`à ce moment pour parler à Job.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Denn Elihu hatte geharrt, bis daß sie mit Hiob geredet hatten, weil sie älter waren als er.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu azonban várakozott a Jóbbal való beszéddel, mert amazok öregebbek valának õ nála.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihú había esperado para hablar a Job, porque ellos eran mayores que él en edad
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu hadde ventet med å tale til Job, fordi de andre var eldre av år enn han.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu had nog niets gezegd omdat de drie anderen ouder waren dan hij.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu havde ventet, så længe de talte med Job, fordi de var ældre end han;
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu oli odottanut vuoroa puhuakseen Jobille, koska toiset olivat iältään häntä vanhemmat.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu orang yang paling muda di antara mereka, sebab itu ia menunggu sampai semuanya selesai berbicara
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu pa je čakal Joba z besedami, ker oni so bili starejši nego on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Fiindcă ei erau mai în vîrstă decît el, Elihu aşteptase pînă în clipa aceasta, ca să vorbească lui Iov.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Hittills hade Elihu dröjt att tala till Job, därför att de andra voro äldre till åren än han.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.엘리후가 그들의 나이 자기보다 많으므로 욥에게 말하기를 참고 있다가
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Nebo Elihu očekával na Joba a na ně s řečí, proto že starší byli věkem než on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Ora, Eliú havia esperado para falar a Jó, porque eles eram mais idosos do que ele.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Però Eliu aveva aspettato, mentre essi parlavano con Giobbe, perché erano più vecchi di lui in età
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Vả , Ê - li-hu có đợi Gióp luận xong đặng nói với Gióp , bởi_vì các người đó đều lớn_tuổi hơn mình .
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Vả, Ê-li-hu có đợi Gióp luận xong đặng nói với Gióp, bởi vì các người đó đều lớn tuổi hơn mình.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Ο δε Ελιου περιεμενε να λαληση προς τον Ιωβ, διοτι εκεινοι ησαν γεροντοτεροι αυτου.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.А Елиу беше чакал да говори на Иова, защото другите бяха по-стари от него.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Елиуй ждал, пока Иов говорил, потому что они летами были старше его.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.ואליהו חכה את איוב בדברים כי זקנים המה ממנו לימים׃
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.وكان اليهو قد صبر على ايوب بالكلام لانهم اكثر منه اياما.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.以 利 戶 要 與 約 伯 說 話 、 就 等 候 他 們 、 因 為 他 們 比 自 己 年 老
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.以利 戶要 與約 伯 說話 、 就 等候 他 們 、 因為 他 們比 自己 年老
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E che si facevano belli, e che lo aspettavano, che non veniva quasi mai.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ei se aranjau, îl așteptau, dar el nu venea aproape niciodată.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ellos se preparaban y lo esperaban, pero él casi nunca iba.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.E que eles se arranjavam, todos bonitos, que eles esperavam, mas que ele quase nunca vinha.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Et qu'ils se faisait tout beaux, qu'ils l'attendaient, qu'il ne venait quasiment jamais.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Felöltöztek, majd vártak rá, de ő szinte soha nem jött.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Họ sẽ thay quần áo chỉnh tề và đợi ông, nhưng ông sẽ không bao giờ đến.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Když bylo hezky, čekali na něj, ale on skoro nikdy nepřišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.그래서 옷을 차려 입고 기다리면, 아빠는 전혀 나타나지 않고
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Lepo sta se oblekla in ga čakala, a skoraj nikoli ni prišel.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Mereka akan berdandan dan menunggunya, namun dia hampir tidak pernah datang.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ubierali się i czekali na niego, ale on prawie nigdy nie przychodził.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Und dass sie sich hübsch machten und auf ihn warteten und er fast nie kam.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Ze kleedden zich op, ze wachtten op hem, maar hij kwam bijna nooit.
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.Θα ετοιμάζονταν όλοι και θα τον περίμεναν, αλλά εκείνος δεν εμφανιζόταν σχεδόν ποτέ.
İlgili Sayfalar