Ana içeriğe geç
Sözlük

beklemeyi ile cümle

beklemeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Her şeyi devletten beklemeyin!Don't expect others to think for you!
Benim için beklemeyin.Don't wait on my account.
Beklemeyi umursamıyorum.I don't mind waiting.
Tom beklemeyi dert etmez.Tom doesn't mind waiting.
Bir şey yapmak için son ana kadar beklemeyi sevmez.He doesn't like to wait until the last moment to do something.
Eğer bir sebepten ötürü gecikirsem, lütfen beni beklemeyin.If for some reason I'm late, please don't wait for me.
Beni beklemeyin.Don't wait up for me.
Fazla mesai beklemeyin.Don't expect overtime.
Tom'u beklemeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to wait for Tom?
Ben Tom'un Mary'yi beklemeyi kafasına takmayacağını düşündüm.I thought Tom wouldn't mind waiting for Mary.
Daha fazla beklemeyi göze alamayız.We can't afford to wait any longer.
Tom'u beklemeyi göze alamam.I can't afford to wait around for Tom.
Ben beklemeyi göze alamam.I can't afford to wait around.
Sonuçları beklemeyin.Don't wait for the results.
Beklemeyi sevmem.I don't like waiting.
Tom'u beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting for Tom.
Tom Mary'yi beklemeyi umursuyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to mind waiting for Mary.
Burada beklemeyi tercih ederim.I'd rather wait here.
Beklenilmemeyi beklemeyi öğrendim.I've learned to expect the unexpected.
Yağmur yağıyorsa beni beklemeyin.Don't expect me if it's raining.
Tom bir şey yapmak için son dakikaya kadar beklemeyi sevmez.Tom doesn't like to wait until the last minute to do something.
Beklemeyi göze alamayız.We can't risk waiting.
Şimdi eksantrik olun. Mor giymek için yaşlılığı beklemeyin.Be eccentric now. Don't wait for old age to wear purple.
Benden hiç merhamet beklemeyin.Don't expect any mercy from me.
Sırada beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting in line.
Herkesin zamanında burada olmalarını beklemeyin.Don't expect everyone to be here on time.
Herkesin sizinle aynı fikirde olmasını beklemeyin.Don't expect everyone to agree with you.
Tom Mary'yi beklemeyi kabul etti.Tom agreed to wait for Mary.
Tom beklemeyi sevmez.Tom doesn't like to wait.
Seni beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting for you.
Onu beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting for him.
Dışarıda beklemeyi tercih eder misin?Would you rather wait outside?
Tom beklemeyi kabul etti.Tom agreed to wait.
Tom beklemeyi seçti.Tom chose to wait.
Beklemeyi bitirdik.We're done waiting.
Tom beklemeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to wait.
Bu iyi havanın devam etmesini beklemeyin.Don't expect this good weather to last.
Beklemeyi durdurma zamanı.It's time to stop waiting.
Ben kuyruklarda beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting in lines.
Tutarlı bir cevap beklemeyin.Don't expect a coherent answer.
Beklemeyi seçtim.I chose to wait.
Beklemeyi kabul ettim.I agreed to wait.
Tom'u beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for Tom.
Otuz dakikadan fazla beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for more than thirty minutes.
Beklemeyi düşünmüyorum.I don't plan to wait.
Tom beklemeyi planlamıyordu.Tom didn't plan on waiting.
Beklemeyi düşündüm, ama gitmeye karar verdim.I considered waiting, but decided to leave.
Tom 2.30 kadar beklemeyi planlıyor.Tom plans to wait until 2:30.
Daha fazla beklemeyi reddediyorum.I refuse to wait any longer.
Tom, Mary'yi 2.30'a kadar beklemeyi düşünüyor.Tom plans on waiting for Mary until 2:30.
Tom Mary'yi beklemeyi reddetti.Tom refused to wait for Mary.
Tom ve ben geç kalırsak bizi beklemeyin.If Tom and I are late, don't wait for us.
Tom'u beklemeyi düşünmedim.I didn't mind waiting for Tom.
Başkalarının size yardım etmesini beklemeyin.Don't expect others to help you.
Beklemeyi umursamadım.I didn't mind waiting.
Hastalığı filmi bir ay ertelemesine rağmen George Cukor beklemeyi reddetti.His diagnosis would have postponed the movie for a month, but George Cukor refused to wait.
İşin aslı, böyle bir ortamda yıldız oluşumu beklemeyiz.In fact, we anticipated that star formation shouldn't proceed in that environment.
"Ve sen olacağını beklemeyin. İnsanların sizinle konuşmak."And you mustn't expect that there will be people to talk to you.
Yani bu sıradan -- 10 dakikada hazır olmasını beklemeyin.So it's common -- don't expect to be out of here in 10 minutes.
Harçlık çocuklara küçük yaşta düzenli bir maaş çeki beklemeyi öğretir.Allowance is breeding kids at a young age to expect a regular paycheck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod