Ana içeriğe geç
Sözlük

bekleme ile cümle

bekleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom onun olmasını hiç beklemediğini söyledi.Tom said that he never expected that to happen.
Tom onun olmasını beklemediğini söyledi.Tom said that he didn't expect that to happen.
Her zaman bir karamsardan ödünç para al. O geri beklemeyecektir.Always borrow money from a pessimist. He won’t expect it back.
Tom onun partisinde olmamı gerçekten beklemez, değil mi?Tom doesn't really expect me to be at his party, does he?
Tom Mary buraya gelinceye kadar burada beklemeli.Tom should wait here until Mary gets here.
Tom beklemekten bıktı ve eve gitti.Tom got tired of waiting and went on home.
Tom'un artık beklemesi gerekmiyor.Tom doesn't need to wait any longer.
Tom beklemekten usandı ve gitti.Tom got tired of waiting and left.
Bekleme odası boşalıyor.The waiting room is clearing out.
Tom beni beklemek zorunda değil.Tom doesn't have to wait for me.
Tom sırada beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait in line.
Tom beni beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait for me.
Hangi değişiklikleri beklememiz gerekir?What changes should we expect?
Bütün yapabileceğimiz Tom'u beklemek.All we can do is wait for Tom.
Tom'un burada beklemesi gerekecek.Tom will need to wait here.
Tom'un beklemesine gerek yok.Tom doesn't need to wait.
Tom bu öğleden sonraki toplantıyı sabırsızlıkla beklemediğini söyledi.Tom said he wasn't looking forward to this afternoon's meeting.
Nadiren, belkide hiç, bir saatten daha uzun süre beklemek zorunda kalacaksın.You will rarely, if ever, have to wait longer than an hour.
Diğerleri gidiyor, onların gitmesini beklememize ve bir süre konuşmamıza ne dersin?The others are leaving. What do you say we wait for them to go away and talk for a while?
Çok fazla beklemezdim.I wouldn't expect too much.
Bizi beklemeliydin.You should've expected us.
Tom beklememeye karar verdi.Tom has decided not to wait.
Biz beklemek istemiyoruz.We don't want to wait.
Tom beklemeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to wait.
Bu iyi havanın devam etmesini beklemeyin.Don't expect this good weather to last.
Kısa sürede bir şeyler olmasını bekleme.Don't expect anything to happen too soon.
Bekleme odası boş.The waiting room is empty.
Asla kazanmayı beklemedim.I never expected to win.
Sadece biraz beklemeniz bir sorun yaratır mı?Is it ok if you wait just a little while?
Uzun süre beklemek zorunda olmamalısın.You shouldn't have to wait long.
Hiç kimse beklemek zorunda değildi.No one had to wait.
Bir bekleme listesi var.There's a waiting list.
Beklemeye gerek yok.There's no need to wait.
Sonsuza kadar beklemeyeceğim.I will not wait forever.
Son dakikaya kadar bekleme.Don't wait till the last minute.
Bekleme salonunda bir sürü insan var.There are a lot of people in the waiting room.
Bekleme iyi bir fikir değil.Waiting isn't a good idea.
Beklemek mümkün değil.It's not possible to wait.
Beklemeyi durdurma zamanı.It's time to stop waiting.
Ne kadar beklemem gerekiyor?How long will I have to wait?
Soruşturma hâlâ beklemede.An investigation is still pending.
Keşke üç gün daha beklemek zorunda olmasam.I wish we didn't have to wait three more days.
Keşke beklemek zorunda olmasak.I wish we didn't have to wait.
Böylesine uzun bir hikayeye inanmamı bekleme.Don't expect me to believe such a tall tale.
Biz beklemek zorunda değildik.We didn't have to wait.
Tom'u beklemeyelim.Let's not wait for Tom.
Diğerlerini beklemeyelim.Let's not wait for the others.
Onun olmasını beklemeyelim.Let's not count on that happening.
Artık Tom'u beklemeyelim.Let's not wait for Tom any longer.
Ben beklemeye alışkın değilim.I'm not used to waiting.
Tom beklemeye alışkındır.Tom is used to waiting.
Ben beklemeye alışkınım.I'm used to waiting.
Biz birkaç saat beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait a couple of hours.
Birkaç saat beklememiz gerekecek.We'll need to wait a couple of hours.
Onların ne önereceğini beklemek ve görmek istiyorum.I want to wait and see what they propose.
Tom'un ne önereceğini beklemek ve görmek istiyorum.I want to wait and see what Tom proposes.
Tom seni beklemek istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to wait for you.
Tom'u beklemek istemiyorum.I don't want to wait for Tom.
Tom Mary'ye kendisini beklemek zorunda olamadığını söyledi.Tom told Mary that she didn't have to wait for him.
Beni beklemeni istedim.I asked you to wait for me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod