Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Görmeyi beklediğimiz şey budur.זה בערך מה שאנו מצפים
Görmeyi beklediğimiz şey budur.وبالتالي ذلك نوع مما نتوقعه.
Görmeyi beklediğimiz şey budur.その値を 実際の観測値と比較します
Güneşi görene kadar bekledimCzekałam na wschód słońca
Güneşi görene kadar bekledimEsperé hasta que vi el sol.
Güneşi görene kadar bekledimHo aspettato finché non ho visto il sole.
Güneşi görene kadar bekledimПока не увидала солнца я ждала
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.A galambok mind alszanak számára azok roosts - nincs izgalom tőlük.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Chim bồ câu ngủ khi roosts của họ - không có rung động từ họ.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.De duiven zijn allemaal in slaap op hun slaapplaatsen - geen flutter van hen.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Die Tauben sind alle eingeschlafen auf ihren Schlafplätzen - kein Flattern von ihnen.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Duerne er alle sover på deres roosts - ingen flagre fra dem.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Duvorna är alla sover på sina tillhåll - inget fladder från dem.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Gołębie są śpi na ich kryjówki - nie emocjonować się od nich.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Golobov so vsi spijo na njihovo roosts - ne plapolanje od njih.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Holubi jsou všichni spí na své hřadoviště - bez chvění z nich.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Holuby sú všetci spia na svoje hřadoviště - bez chvenia z nich.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.I piccioni sono tutti addormentati sui loro posatoi - non svolazzano da loro.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Kyyhkyset ovat kaikki nukkuvat kun niiden lepopaikat - Ei lepatus niistä.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Las palomas están dormidos en sus perchas - no aleteo de ellos.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Les pigeons sont tous endormis sur leurs perchoirs - pas de flottement de leur part.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Merpati semua tertidur pada roosts mereka - tidak bergetar dari mereka.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Os pombos estão todos dormindo em seus ninhos - sem vibração deles.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Porumbeii sunt toate adormit la adăposturile lor - nu flutter de la ei.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.비둘기들이 roosts에 모두 잠이 없다 - 그들로부터 더 설레다.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Τα περιστέρια είναι όλοι κοιμούνται πάνω φωλιές τους - δεν πτερυγισμού από αυτούς.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Всички гълъби са спели по техните убежища - не трептене от тях.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Голуби все спят на их насесты - не трепетать от них.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.Голуби всі сплять на їх сідала - не тремтіти від них.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.היונים הם ישנים על המוטות שלהם - לא רפרוף מהם.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.الحمام كلها نائمة على المجاثم بهم -- لا ترفرف منها.
Güvercinler beklediği üzerine uyurken onlardan hiçbir flutter.されていることをちょうど今森の彼方からsounded農家の正午のホーン?
Haftalarca orada beklediler.Au rămas acolo săptămâni la rând,
Haftalarca orada beklediler.그들은 몇주간 그곳에 있었고
Haftalarca orada beklediler.Ze stonden daar weken aan een stuk.
Haftalarca orada beklediler.הן עמדו שם שבועות,
Haftalarca orada beklediler.وقفن لأسابيع,
Haftalarca orada beklediler.まずは十人、次に二十人、五十人、それから何百人もの女性が
Haklısın, ben aptalın tekiyim. Beklediğim neydi bilmiyorum.Tens razão, sou uma idiota, não sei o que estava à espera que acontecesse.
Haklısın, ben aptalın tekiyim. Beklediğim neydi bilmiyorum.أنت محق، أنا حمقاء لا أعرف ماذا توقعت أن يحدث
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.All'udire queste parole, alcuni fra la gente dicevano: «Questi è davvero il profeta!»
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Des gens de la foule, ayant entendu ces paroles, disaient: Celui-ci est vraiment le prophète.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Então alguns dentre o povo, ouvindo essas palavras, diziam: Verdadeiramente este é o profeta.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Entonces, cuando algunos de la multitud oyeron estas palabras, decían: "¡Verdaderamente, éste es el profeta!
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.이 말씀을 들은 무리 중에서 혹은 이가 참으로 그 선지자라 하며
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Några av folket, som hörde dessa ord, sade då: »Denne är förvisso Profeten.»
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Nekateri iz množice, čujoč te besede, reko torej: Ta je zares prorok.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Niin muutamat kansasta, kuultuaan nämä sanat, sanoivat: "Tämä on totisesti se profeetta".
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Nogen av folket sa nu, da de hørte disse ord: Dette er i sannhet profeten.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Nogle af Mængden, som hørte disse Ord, sagde nu: "Dette er sandelig Profeten."
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Sokan azért a sokaság közül, a mint hallák e beszédet, ezt mondják vala: Bizonynyal ez ama Próféta.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Sommige toehoorders zeiden: "Inderdaad! Hij is de Profeet!"
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Tedy mnozí z zástupu uslyševše tu řeč, pravili: Tentoť jest právě prorok.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Unii din norod, cînd au auzit aceste cuvinte, ziceau: ,,Acesta este cu adevărat Proorocul.``
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Viele nun vom Volk, die diese Rede hörten, sprachen: Dieser ist wahrlich der Prophet.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Vtedy mnohí zo zástupu počujúc to slovo hovorili: Toto je vpravde ten prorok.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Wiele ich tedy z owego ludu słysząc te słowa, mówili: Tenci jest prawdziwie on prorok.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Πολλοι λοιπον εκ του οχλου ακουσαντες τον λογον, ελεγον Ουτος ειναι αληθως ο προφητης.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.и кърпата, която беше на главата Му, не сложена с плащаниците, а свита на отделно място.
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Многие из народа, услышав сии слова, говорили: Он точно пророк.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod