Bir park bankında oturdum ve Tom'u bekledim.I sat on a park bench and waited for Tom.
Tom Mary'nin onunla birlikte öğle yemeği yemesini bekledi.Tom expected Mary to eat lunch with him.
Tom'un Mary'ye yardım etmemi beklediğini biliyorum.I know that Tom expects me to help Mary.
Tom otuz dakika dışarıda bekledi.Tom waited outside for thirty minutes.
Bu film beklediğimden daha iyiydi.That movie was better than I expected.
Sanırım Tom, Mary'nin onu öpmesini bekledi.I think Tom expected Mary to kiss him.
Tom'un Mary'nin ona sarılmasını beklediğini düşünüyorum.I think Tom expected Mary to hug him.
Tom'un bunun hakkında yalan söylemesini bekledim.I'd expected Tom to lie about that.
Tom, Mary'nin onu beklediğini söyledi.Tom said that Mary waited for him.
Beklediğim son şey buydu.That was the last thing I expected.
Beklediğimiz bu değildi.That wasn't what we expected.
Tom evde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary at home.
Tom Mary'nin yalan söylemesini bekledi.Tom expected Mary to lie.
Tom bir şey olmasını beklediğini söyledi.Tom said he was waiting for something to happen.
Tom şimdi her an Mary'yi beklediğini söyledi.Tom said he was expecting Mary any minute now.
Gerçek fiyat beklediğimden daha düşüktü.The actual price was lower than I'd expected.
Tom bizi beklemek istemedi, ama bekledi.Tom didn't want to wait for us, but he did.
Tom'un bizi beklemesine gerek yoktu, ama bekledi.Tom didn't need to wait for us, but he did.
Tom beklediğinden çok daha düşük ücret aldı.Tom got paid much less than he expected.
Tom'un bir otobüs beklediğini gördüm.I saw Tom waiting for a bus.
Biz Tom'un gelmesini bekledik.We waited for Tom to turn up.
Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he expected Mary to help him do that.
Olmasını beklediğim şey bu değildi.This isn't what I was expecting to happen.
Beklediğimden daha fazla para aldım.I got paid more than I expected.
Beklediğimden fazlasını aldım.I got more than I expected.
Tom'un ve benim beklediğimiz kişi ortaya çıkmadı.The person Tom and I were waiting for didn't turn up.
Arabaya geri döndüm ve Tom'u bekledim.I got back in the car and waited for Tom.
Tom'un Mary'ye yardım etmemi beklediğinden şüpheleniyorum.I suspect that Tom expects me to help Mary.
Tom'un bizi beklediğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom is waiting for us.
Tom'u saat 2.30'a kadar bekledim.I waited for Tom until 2:30.
Buraya gelmek beklediğimden daha uzun sürdü.It took longer to get here than I expected.
Beklediğim şeyden hiç farklı değil.It isn't any different from what I expected.
Sami, Leyla'nın çağrısını bekledi.Sami waited for Layla's call.
Sami, Leyla'nın aramasını bekledi.Sami waited for Layla's call.
Mary hazırlanırken Tom verandada bekledi.Tom waited on the porch while Mary got ready.
Sami orada bekledi.Sami waited there.
Sami, Leyla için bekledi.Sami waited for Layla.
Sami bekledi.Sami waited.
Sami ertesi güne kadar bekledi.Sami waited until the next day.
Sami polis karakolunda endişeyle bekledi.Sami waited anxiously at the police station.
Tom diğerleriyle bekledi.Tom waited with everybody else.
Beni uzun süre mi bekledin?Have you waited for me long?
Yarım saat bekledim.I waited half an hour.
Tom seni bekledi mi?Did Tom wait for you?
Tom senin için bekledi mi?Did Tom wait for you?
Beklediğimden çok daha az ödeme aldım.I got paid much less than I expected.
Ben seni uzun bir süre boyunca bekledim.I waited for you for a long time.
Tom okulun önünde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary in front of the school.
Tom okulun önünde Mary için bekledi.Tom waited for Mary in front of the school.
Bunu çok uzun süre bekledim.I've waited for this too long.
Sami çağrılmayı bekledi.Sami waited to be called.
Tom'u dışarıda bekledim.I waited for Tom outside.
İşler Tom'un beklediği gibi sonuçlanmadı.Things didn't turn out the way Tom expected.
İşler beklediğimiz gibi sonuçlanmadı.Things didn't turn out like we expected.
İşler beklediğimiz şekilde sonuçlanmadı.Things didn't turn out the way we expected.
Tom'un yapmamı beklediğini şeyi biliyor musun?Do you know what Tom expects me to do?
Tom'un yapmamızı beklediği şeyi biliyor musun?Do you know what Tom expects us to do?
Tom'un Mary'nin ne yapmasını beklediğini biliyor musun?Do you know what Tom expects Mary to do?
Olanlar beklediğimiz şeyin tersiydi.What happened was the opposite of what we expected.
Tom bana kimi beklediğini söylemedi.Tom didn't tell me who he was waiting for.