Tom dönünceye kadar burada beklememizin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait until Tom gets back?
Burada bekleyebilir miyim?Would you mind if I wait here?
Burada beklememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait here?
Bir saniye bekleyebilir misin?Can you hold on a sec?
O kadar uzun bekleyebilir misin?Can you wait that long?
Bir an bekleyebilir misin?Can you hold on a moment?
Bu bir saat daha bekleyebilir mi?Can it wait another hour?
Burada bekleyebilir misin?Can you wait right here?
Bu biraz bekleyebilir mi?Can it wait a little bit?
Bu, gelecek haftaya kadar bekleyebilir mi?Can this wait until next week?
Bie saniye bekleyebilir misin?Can you hold on for a second?
Bu sabaha kadar bekleyebilir mi?Can this wait until morning?
Bizi lobide bekleyebilir misin?Can you wait for us in the lobby?
İşbirliğini bekleyebilir miyiz?Can we expect your cooperation?
Bu öğleden sonra 2.30'a kadar bekleyebilir misin?Can you wait until 2:30 this afternoon?
Bu, sabaha kadar bekleyemez mi?Can't this wait till morning?
Ben seni dışarıda ön tarafta bekleyeceğim.I'll wait out in front for you.
Bana ihtiyacın olduğun sürece bekleyeceğim.I'll wait as long as you need me to.
Tom'un bu kadar kısa sürede buraya gelmesini beklemiyordum.I didn't expect Tom to get here so soon.
O kadar uzun bekleyebilip bekleyemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can wait that long.
Seni bir daha görmeyi bekleyemem.I can't wait to see you again.
Siz burada bekleyin.You guys wait here.
Bir saniye bekler misiniz?Will you wait a second?
Bu, sabaha kadar bekleyemez.This can't wait until morning.
Bizi beklettin.You've made us wait.
Sen arabada bekle.You wait in the car.
Beklenmedik bir şey gündeme geldiği için yarın seni karşılayamayacağım.I won't be able to meet you tomorrow because something unexpected has come up.
Mary hemen bebek sahibi olmak istedi ama Tom beklemek istediğini söyledi.Mary wanted to have babies right away, but Tom said that he wanted to wait.
Birkaç hafta bekleyebilir misin?Can you wait a few weeks?
Beni burada bekle.Wait for me here.
Beni bekleyecek misin?Are you going to wait for me?
Şimdi eksantrik olun. Mor giymek için yaşlılığı beklemeyin.Be eccentric now. Don't wait for old age to wear purple.
Bekleyeceksin, değil mi?You're going to wait, right?
Sadece beklemek zorunda kalacaksın.You'll just have to wait.
Beni bekleyeceksin, değil mi?You'll wait for me, right?
O kadar uzun süre beklemiyordun.You haven't been waiting all that long.
Arabada bekleyebilirsin.You can wait in the car.
Burada bekleyebilirsiniz.You're welcome to wait here.
Arabada bekle.Wait in the car.
Hey, bekle.Hey, wait up.
Bekle! Sana kim söyledi?Wait, who told you?
Burada beklersen istediğin şeyi almaya giderim.If you wait right here, I'll go get what you want.
Lütfen, ben hazır olana kadar bekleyebilir miydiniz?Could you please wait until I'm finished?
Eğer burada beklersen Tom'u almaya giderim.If you wait right here, I'll go get Tom.
Bekleyemedin, değil mi?You couldn't wait, could you?
Sadece on gün beklemek gerekir.It's necessary to wait just ten days.
Bekle, kız arkadaş mı dedin yoksa erkek arkadaş mı?Wait, did you say girlfriend or boyfriend?
Ben dönünceye kadar burada bekleyebilir misin?Can you wait here until I get back?
Sen hiç benim beklediğim değilsin.You are not at all what I expected.
Bir dakika bekle. Sanırım onlarla gitmen gerekir.Wait a minute… I think you should go with them.
Daha fazla beklemene gerek yok.You don't need to wait any longer.
Sundurmada bekleyelim.Let's wait on the porch.
Verandada bekleyelim.Let's wait on the porch.
Ben arayana kadar bekle.Wait till I call.
Beni orada bekle.Wait for me there.
Sadece bekle ve gör.Just wait and see.
Burada bir dakika bekle.Wait here a minute.
Bunu beklemediğimi düşünüyor musun?Do you think I haven't anticipated that?
Ben seni tekrar bu kadar erken görmeyi beklemiyordum.I didn't expect to see you again so soon.
Bu beklediğin iş.This is the job you've been waiting for.