Ana içeriğe geç
Sözlük

bekle ile cümle

bekle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bekle. Sen sadece ne dedin?Wait. What did you just say?
Bana ne beklediğini söyler misin?Would you mind telling me what you're waiting for?
Bana kimi beklediğini söyler misin?Would you mind telling me who you're waiting for?
Tom Mary'ye saat kaçta eve varmayı beklediğini sordu.Tom asked Mary what time she expected to get home.
Tom kendisi geri gelinceye kadar burada beklememi istedi.Tom asked me to wait here until he came back.
Tom bana ne beklediğimi sordu.Tom asked me what I expected.
Tom artık beklememeye karar verdi.Tom decided not to wait any longer.
Tom herkesin beklentilerine göre yaşamadı.Tom didn't live up to everybody's expectations.
Tom herhangi bir sorun beklemiyor.Tom doesn't anticipate any problems.
Tom bir şey yapmak için son dakikaya kadar beklemeyi sevmez.Tom doesn't like to wait until the last minute to do something.
Tom bekletme butonuna bastı.Tom hit the pause button.
Tom Mary'nin kendisinin gülmesini beklediğini fark etti, bu yüzden gülmeye başladı.Tom realized Mary was expecting him to laugh, so he started laughing.
Tom beklenilenden bir gün daha erken döndü.Tom returned one day earlier than expected.
Tom Mary'yi beklerken sandalyesinde sabırla oturdu.Tom sat patiently in his chair, waiting for Mary.
Tom cevap vermeden önce bir an bekledi.Tom waited a moment before replying.
Mary kapıyı açarken Tom bekledi.Tom waited as Mary unlocked the door.
Tom herkesin oturmasını bekledi.Tom waited for everyone to sit down.
Tom Mary'nin bir şey söylemesini bekledi ama o sessiz kaldı.Tom waited for Mary to say something, but she remained silent.
Tom Mary'nin kapıyı açmasını bekledi.Tom waited for Mary to unlock the door.
Tom sabırla üç saat bekledi, sonra gitti.Tom waited patiently for three hours, then left.
Tom açıkçası bizim burada olacağımızı beklemiyordu.Tom was obviously not expecting us to be here.
Tom'un ne bekleyeceği belirsizdi.Tom was uncertain what to expect.
Mary sabırla arabada beklerken Tom bankaya gitti.Tom went into the bank while Mary waited patiently in the car.
Mektubu alana kadar bekle.Wait until you receive the letter.
Başkan sana söz hakkı verene kadar bekle.Wait till the chairman recognizes you.
Soruma böyle iğrenç bir yanıt beklememiştim.I didn't expect such a nasty response to my question.
Soğuk havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.The cold weather is expected to last until the weekend.
Ben seni beklemekten bıktım.I'm fed up with waiting for you.
Yardım beklemeliyiz.We should wait for help.
Onun beklentileri çok yüksek.Her expectations are too high.
Tom'un beklentileri çok yüksek.Tom's expectations were too high.
Sizi beklettiğimiz için üzgünüz.We're sorry we've kept you waiting.
Durumu kontrol edemiyorum. Hiçbir şey beklediğim şekilde olmuyor.I'm not in control of the situation. Nothing is happening the way I expected.
Durum benim kontrolümden çıktı. Hiçbir şey beklendiği gibi gitmiyor.The situation has gotten out of my control. Nothing is going as expected.
Seni bu kadar erken eve beklemiyordum.I didn't expect you home so soon.
O bana beni bekleyen bir sürprizi olduğunu söyledi.He told me he had a surprise waiting for me.
Herhangi bir mücize bekleme.Don't expect any miracles.
Sanırım biraz daha bekleyebilirim.I suppose I could wait a little bit longer.
Kalabalık dağılıncaya kadar bekle.Wait until the crowd scatters.
Tom Mary'yi partide görmeyi beklemiyordu.Tom wasn't expecting to see Mary at the party.
Tom deponun önünde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary in front of the warehouse.
Lütfen ben onu kontrol ederken biran için bekleyin.Please hold for a moment while I check on that.
Onların kazanmalarını beklemiyorum.I don't expect them to win.
Biz gerçekten bir şey bulmayı beklemiyorduk.We weren't really expecting to find anything.
En az üç saat beklemen gerekecek.You'll need to wait at least three hours.
Lobide bekleyen biri var mı?Is anybody waiting in the lobby?
Tom birinin orada olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect anyone to be there.
Bizi bekleyen birisi var mı?Is there anyone waiting for us?
Bunun beklemesi gerekecek.It'll have to wait.
Sadece bir saniye bekle, tamam mı, lütfen?Hold on just a second, would you, please?
Tom beklenenden daha başarılı biri.Tom is an overachiever.
Tom izin beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to wait for permission.
Tom Mary'yi beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to wait for Mary.
Tom beklemeyecek.Tom isn't going to wait.
Test sonuçlarını bekleyelim.Let's wait for the test results.
Onun olmasını bekleyemem.I can't wait for that to happen.
Tom'u görmeyi dört gözle beklemiyorum.I'm not looking forward to seeing Tom.
Burada beklemekten bıktım.I'm tired of standing here waiting.
Yarına kadar beklemek ister misin?Suppose you wait till tomorrow?
Kalabalık azalana kadar bekleyelim.Let's wait until the crowd thins out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod