Ana içeriğe geç
Sözlük

bekar ile cümle

bekar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
2-Bekaroğlu c.Gift c.
"Hiçbir bekar evli değildir." önermesi gibi.Det ligger i begrebet ungkarl, at han er ugift.
Bu gün özellikle bekar insanlar içindir.Ikke mindst havde han stor interesse for unika.
1999 yazında küçük kasaba Michigan’nın dört erkeği bekaretlerini kaybetmek için arayışa başlamıştı.Sommeren 1999 ga fire puslete gutter fra Michigan seg i kast med sin misjon om å miste jomfrudommen.
Sözcüğün anlamı "bekar erkek"tir.Den bærer tittelen «En sjømanns liv er ensomt».
"Hiçbir bekar evli değildir." önermesi gibi.For eksempel utsagnet: «Alle ungkarer er ugifte menn».
Aparicio, hizmetçi olarak çalışan bekar bir anne tarafından büyütüldü.Aparicio dibesarkan oleh ibu tunggal yang bekerja sebagai pembantu rumah tangga.
Annesi bekar ve fakirdi.Adapun bijinya kecil dan tunggal.
Katoliklerde kendini kiliseye adayan bazı din adamları "bakirlik/bekaret yemini" ederler.Para pribadi homoseksual, menurut Gereja, "dipanggil untuk hidup dalam kemurnian".
2-Bekaroğlu c.Organisasi Pemuda c.
En süslü ve renkli obiler genellikle bekâr genç kadınlar içindir.Loại obi rực rỡ và nhiều màu sắc nhất thường dành cho phụ nữ trẻ chưa có chồng.
Bunlar üzerine ailece, Nietzsche'nin anneannesi ve iki bekar halası ile yaşayacakları Naumburg'a taşındı.Sau đó, gia đình chuyển về Naumburg, nơi họ sống với bà nội của Nietzsche và hai người cô chưa lập gia đình.
Aquino, ülkenin ilk bekâr devlet başkanı olmuştur.Aquino là tổng thống độc thân đầu tiên của Philippines.
Bekarlar Günü Bekarlar Farkındalık Günü ^ a b Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).Truy cập ngày 14 tháng 4 năm 2014. ^ Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).
Diğer taraftan Süleyman da daha bekardır.井上 淳は以下の人物である。
Eşi öldüğünden bekâr bir adam.夫を亡くして独り身の女であった。
Sanat tarihçileri adamı bir asker, bir çoban, bir çingene ya da bekar bir erkek olarak tanımladılar.美術史家たちはこの男性を、兵士、羊飼い、ジプシー、独身貴族など、様々に解釈してきた。
Aparicio, hizmetçi olarak çalışan bekar bir anne tarafından büyütüldü.彼女は家政婦として働くシングルマザーによって育てられた。
"Hiçbir bekar evli değildir." önermesi gibi.結婚しても子供は作るな」と残酷な忠告をした。
Harry Sanborn sadece 30 yaşın altındaki kadınlarla çıkan müzmin bir bekardır.音楽業界で活躍する63歳のハリー・サンボーン(ジャック・ニコルソン)は、30歳未満の女性が恋愛対象の結婚経験ゼロの裕福な独身プレイボーイ。
Çünkü şimdiki gibi bekar olacağına, başarılı olsaydı şimdi o kadınla evli olacağını soyler.押切いわく「自分が女だったら今すぐ結婚してもいい」ほどの仲である。
Hayır mı?, Evlilik zor, bekârlık hoş zanaat!".『はぴまり〜Happy Marriage!
Irving bundan sonraki hayatı boyunca da bekar olarak kalacaktı.ジャーマンは生涯独身のままであった。
Sözcüğün anlamı "bekar erkek"tir.」の「Single」は独身の意味である。
2-Bekaroğlu c.元・少年B。
Bekâr hayatından sıkıldığında ise adaya annesinin yanına dönüyordu.都内で一人暮らししていたが、母の在宅ケアに合わせ実家に戻る。
Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.ユダヤ教式の結婚式をあげた。
Bu sebepten pek çok toplumda kızlık zarı ile kadının bekâreti ilişkilendirilir.何かと紗和たちの夫婦生活に干渉してくる。
Bekarların ise uzundur.普門眷屬無盡莊嚴。
Ancak hadislere göre bekarlara 100 sopa evlilere ise recm cezası verilir.用如宠请,贫宗得嫁娶者六百余人。
Bekaretlerini korumak zorundaydılar.그들은 유교를 지키며 살았다.
Annesi bekar ve fakirdi.그러나 그는 고독했고 가난할 수밖에 없었다.
Hayır mı?, Evlilik zor, bekârlık hoş zanaat!".미혼 직장인 결혼관, "결혼은 선택 사항-혼자만의 생활 중요해".
Bekar olup bir kızı vardır.미혼이었으며, 혼외자인 딸이 한 명 있다.
32 yaşında halen bekâr olan Bekir annesiyle yaşamaktadır.בחור בן 32 אשר עדיין גר עם אמו.
Bu grublara "Bekar-grupları" denilir.לקבוצות כאלה קוראים "קבוצות אלגבריות".
Aparicio, hizmetçi olarak çalışan bekar bir anne tarafından büyütüldü.אפאריסיו גודלה על ידי אם חד הורית שעבדה כעוזרת-בית.
Hayır mı?, Evlilik zor, bekârlık hoş zanaat!".כל דבר עדיף על פני נישואים ללא חיבה."
Bekâret kemeri, cinsel ilişkiyi önlemek için tasarlanmış elbise kilitleme aracıdır.חגורת צניעות היא מתקן או פריט לבוש המיועד למנוע מהלובש את האפשרות לקיים יחסי מין.
Evlilik sırasında Marcianus, Pulcheria'nın bekâret yeminine saygı gösterecekti.הנישואים אורגנו בהסכמה שמרקיאנוס יכבד את שבועת הבתולים של פולכריה בת ה-51.
Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.חתונות יהודיות יבוצעו בסתר.
Doug’un bekarlığa veda patisindeki gibi olaylar olmasın diye bekarlığa veda partisi yapılmaması kararını alır.דודה ג'ודית מכינה ארוחה מדומה לחג ההודיה, כדי להבטיח שכלום לא ישתבש.
Sözcüğün anlamı "bekar erkek"tir.Публикува „Самотата на мъжете.
Irving bundan sonraki hayatı boyunca da bekar olarak kalacaktı.Ървинг цял живот тъжи за нея и остава неженен.
Kızlık zarının hasara uğramış olması kadında bekâretin bozulduğuna kanıt olarak görülür.Разбойникът излъгва девойката, че на съпруга ѝ му е станало лошо.
Ben bekarım.Необвързан съм.
Hymen de hem evlilik hem de bekaret demektir.Katastrofa komedije je, dakle, zagrljaj ili vjenčanje.
Show Tv için "Bekarlar" isimli bir dizi yaptı.Organizirala je šou za djecu pod nazivom "Šuša šou".
Bekarların ise uzundur.Bodečnjak veliki (lat.
Bir süre bekar hayatı yaşadı.Žil samotárskym životom.
Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.Morálne zlo v manželskom akte.
Bir süre bekar hayatı yaşadı.Živel je samotarsko življenje.
Bekâr hayatından sıkıldığında ise adaya annesinin yanına dönüyordu.Ko si opomore, se vrne domov k materi.
Irving bundan sonraki hayatı boyunca da bekar olarak kalacaktı.Nietzsche je do konca svojega življenja ostal sam.
Bir süre bekar hayatı yaşadı.Gyveno vienišiaus gyvenimą.
Annesi bekar ve fakirdi.Motina buvo nebylė, vieniša.
Sözcüğün anlamı "bekar erkek"tir.Pavadinimas reiškia „vienaakis elnias“.
Oturaklar, daha çok delikanlılar ve bekâr erkekler tarafından yapılır.Ją sudaro vien jaunos, vienišos merginos.
Tecavüz BekâretIšžaginimas Vikiteka
Halen bekardır.Jis lieka lėlė.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod