Tom buraya gelinceye kadar bekleyeceğiz.We're going to wait until Tom gets here.
Sizden herhangi bir yardım beklemiyoruz.We're not expecting any help from you.
Tom'dan herhangi bir yardım beklemiyoruz.We're not expecting any help from Tom.
Artık beklemiyoruz.We're not waiting any longer.
Bu civarda beklemiyoruz.We're not waiting around.
Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We're all looking forward to seeing you.
Beklemeye alışkınız.We're used to waiting.
Hala Tom'u bekliyoruz.We're still waiting for Tom.
Tom'u bekliyoruz.We're waiting for Tom.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Biz hâlâ bir cevap bekliyoruz.We're still waiting for an answer.
2.30'a kadar bekleyeceğiz.We'll wait until 2:30.
Biz seni bekliyor olacağız.We'll be waiting for you.
Tom'u bekleyeceğiz.We'll wait for Tom.
Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.We'll just have to wait till then.
Sinyali bekleyeceğiz.We'll wait for the signal.
Bizim bekleyip görmemiz gerekecek.We'll have to wait and see.
Bekleyip göreceğiz.We'll wait and see.
Tom'un cevabını beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait for Tom's response.
Otuz dakika daha bekleyeceğiz.We'll wait thirty more minutes.
Sen lobide bekliyor olacağız.We'll be waiting for you in the lobby.
Tom'u lobide bekliyor olacağız.We'll wait for Tom in the lobby.
Lobide bekleyeceğiz.We'll wait in the lobby.
Sadece üç saat daha bekleyeceğiz.We'll only wait three more hours.
Üç saat bekleyeceğiz.We'll wait three hours.
Bir saat bekleyeceğiz.We'll wait an hour.
Tom buraya gelene kadar bekleyeceğiz.We'll wait until Tom gets here.
Biz burada bekleyeceğiz.We'll wait out here.
Ne olduğunu bekleyip göreceğiz.We'll wait and see what happens.
Seni kapının yanında bekleyeceğim.We'll wait for you near the gate.
Hava kararıncaya kadar bekleyeceğiz.We'll wait until it's dark.
Tom'u beklemek zorundayız.We have to wait for Tom.
Tehlike geçti alarmını beklemek zorundayız.We have to wait for the all clear.
Senin için bekledik.We waited for you.
Biz sizi bekledik.We waited for you.
Beklemeyi göze alamayız.We can't risk waiting.
Bekleyecek uzun zamanımız yok.We don't have long to wait.
Bekleyecek zamanımız yok.We don't have time to wait.
Sadece uygun zamanı beklemeliyiz.We just need to bide our time.
Zamanımızı beklemeliyiz.We need to bide our time.
Bütün sabah bekliyorduk.We've been waiting all morning.
En az otuz dakika beklemeliyiz.We should wait at least thirty minutes.
O kadar uzun bekleyemeyiz.We can't wait that long.
Biraz beklemeliyiz.We should wait a little.
Bu senin beklediğin an olabilir.This could be your big moment.
Bu benim beklediğim an.This is my big moment.
Tom beklediği o büyük terfiyi az önce aldı.Tom just got that big promotion he's been waiting for.
Bu beklediğim büyük şans.This is the big break I've been waiting for.
Herkes büyük bir ikramiye bekliyor.Everybody is expecting a big a bonus.
İş beklediğimizden daha büyüktü.The job was bigger than I anticipated.
Dükkanın açılmasını bekliyoruz.We're waiting for the shop to open.
Tom dönünceye kadar burada beklememizin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait until Tom gets back?
Burada bekleyebilir miyim?Would you mind if I wait here?
Burada beklememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait here?
Bir saniye bekleyebilir misin?Can you hold on a sec?
O kadar uzun bekleyebilir misin?Can you wait that long?
Bir an bekleyebilir misin?Can you hold on a moment?
Bu bir saat daha bekleyebilir mi?Can it wait another hour?
Burada bekleyebilir misin?Can you wait right here?
Bu biraz bekleyebilir mi?Can it wait a little bit?