Tom'un nerede bekliyor olabileceğine dair bir fikrin var mı?Do you have any idea where Tom might be waiting?
Ebeveynlerinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting your parents.
Bu gece seni burada görmeyi beklemiyordum.I didn't expect to see you here tonight.
Tom yeşil butona bastı ve bir şey olmasını bekledi.Tom pressed the green button and waited for something to happen.
Tom, bekle.Tom, wait up.
Tom bir bulmaca çözerken bankta bekliyordu.Tom was waiting on a bench, doing a crossword puzzle.
Tom bir telefon araması bekliyor.Tom is waiting for a phone call.
Tom'un o kadar uzun beklemeye niyeti yoktu.Tom had no intention of waiting that long.
Tom'un üç saat beklemeye niyeti yoktu.Tom had no intention of waiting for three hours.
Tom otobüsten indi ve Mary'nin gelmesini ve onu almasını bekledi.Tom got off the bus and waited for Mary to come and pick him up.
Tom bazı beklenmedik sorunlarla karşılaştı.Tom encountered some unexpected problems.
Tom sizin için beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait for you.
Tom onun yapmasını beklediğin şeyi anlamıyor.Tom doesn't understand what you expect him to do.
Bundan biraz daha süslü bir şey bekliyordum.I was expecting something a little fancier that this.
Tom'u görmek için bekleyemem.I can't wait to see Tom.
Tom beni bekletti.Tom kept me waiting.
Tom bütün öğleden sonra beni bekletti.Tom kept me waiting all afternoon.
Seni beklettiğim için özür dilerim.I'm sorry I kept you waiting.
Seni beklettiğim için özür diliyorum.I'm sorry I kept you waiting.
Burada beklemeliyiz.We must wait here.
Burada beklememiz gerekiyor.We need to wait here.
Burada beklemek zorundayız.We have to wait here.
Biz burada beklemeliyiz.We should wait here.
Tom'la konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to Tom.
Onun yapmasını beklediğin şey hakkında Tom'la konuşmak zorunda kalacaksın.You'll have to talk to Tom about what you expect him to do.
Tom Mary ile konuşmak için bekliyor.Tom is waiting to speak to Mary.
Tom'la konuşmak istiyorsan yaklaşık üç saat beklemen gerekecek.If you wish to speak to Tom, you'll need to wait about three hours.
Doktoru görnek için ne kadar bekledin?How long did you wait to see the doctor?
Tetikte beklemek zorundayız.We have to stay alert.
Tom bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Tom stayed single his whole life.
Tom bana bekar kalmak istediğini söyledi.Tom told me that he wanted to stay single.
Tom her şey için ödeme yapmamı bekliyordu.Tom expected me to pay for everything.
Benim her şey için ödeme yapmamı bekleyemezsiniz.You can't expect me to pay for everything.
Belki başlamadan önce herkes buraya gelinceye kadar beklemeliyiz.Maybe we should wait till everyone gets here before we start.
Tom'un beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.Tom's unexpected death devastated his work colleagues.
Tom'a beklemesini söyle.Tell Tom to wait.
Onlar bize beklememizi söylediler.They told us to wait.
Beklememizi söylediler.They told us to wait.
Bana burada beklemem söylendi.I was told to wait here.
Tom burada beklememi söyledi.Tom told me to wait here.
Tom bana bekar olduğunu söyledi.Tom told me he was single.
Onlar burada beklememi söyledi.They told me to wait here.
Bekar bir kişiye söyleme.Don't tell a single person.
Tom bana dışarıda beklememi söyledi.Tom told me to wait outside.
Tom ona beklemesini söylediğini söyledi.Tom said you told him to wait.
Tom'a lobide beklemesini söyle.Tell Tom to wait in the lobby.
Tom, Mary'ye bir dakika beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait a minute.
Tom'a onu beklediğimizi söyle.Tell Tom we're waiting for him.
Eve gitmem ve beklemem söylendi.I was told to go home and wait.
Tom bana onu beklemememi söyledi.Tom told me not to wait for him.
Onlar bize 2.30'a kadar beklememizi söyledi.They told us to wait until 2:30.
Tom'un seni beklediğini bana söylemedin.You didn't tell me Tom was expecting you.
Sen Mary'ye söylemeden önce ben Tom'a söyleyinceye kadar bekle.Wait till I tell Tom before you tell Mary.
Sadece Tom'a bir gün daha beklemek zorunda olacağını söyle.Just tell Tom he'll have to wait another day.
Tom'a Mary'nin onu lobide beklediğini söyle.Tell Tom Mary is waiting for him in the lobby.
Sana söylememi gerçekten beklemiyorsun, değil mi?You don't really expect me to tell you, do you?
Onun burada olmasını beklediğimiz zaman Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom when we expect him to be here?
Birinin ondan ne beklendiğini Tom'a söylemesi gerekiyor.Someone needs to tell Tom what's expected of him.
Lütfen Tom'a yaklaşık otuz dakika beklemesini söyle.Please tell Tom to wait for about thirty minutes.
Onun ne yapmasını beklediğimizi Tom'a söylemeyeceğim.I was going to tell Tom what we expect him to do.