Ana içeriğe geç
Sözlük

bek ile cümle

bek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yapmak istemediğin bir şeyi yapmanı bekleyemeyiz.We wouldn't expect you to do anything you didn't want to do.
Keşke şahsen konuşabilsek ama o beklemek zorunda kalacak.I wish we could talk in person, but that'll have to wait.
Banka soyguncuları bir bekçiyi öldürdü ve diğerini yaraladı.The bank robbers killed one guard and injured another.
Tom Mary'yi beklerken hâlâ pencereden dışarı bakıyor.Tom is still looking out the window waiting for Mary.
Tom şu anda biriyle konuşuyor. Bekleyebilir misin?Tom is talking with someone right now. Can you wait?
Onu nasıl yapacağımı bana göstermesi için halâ Tom'u bekliyorum.I'm still waiting for Tom to show me how to do that.
Tom restoranın dışında Mary'yi bekliyordu.Tom was waiting for Mary outside the restaurant.
İstasyonun önünde bekliyor olacağım.I'm going to be waiting in front of the station.
Tom lobiye girdi ve Mary'yi beklerken buldu.Tom entered the lobby and found Mary waiting.
Beklediğimiz sonuçlar burada.These are the results we've been waiting for.
Gelecek hafta burada çalışmaya başlamam bekleniyor.I'm supposed to start working here next week.
Bir dakika dışarıda bekler misin?Would you mind waiting outside for a minute?
Etrafta dolaşacağım ve Tom'u bekleyeceğim.I'm going to stick around and wait for Tom.
Nerede beklemem gerektiğinden emin değildim.I wasn't sure where I was supposed to wait.
Tom, Mary giyinirken alt katta bekledi.Tom waited downstairs as Mary got dressed.
Bu bizim beklediğimiz an.This is the moment we've been waiting for.
Bana ne yapacağımı söylemesi için Tom'u bekliyorum.I'm waiting for Tom to tell me what to do.
Olacak şeyleri beklemekten usandım.I'm tired of waiting for things to happen.
Tom Mary'yi beklemeyi umursuyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to mind waiting for Mary.
Ben hala fiyatların düşmesini bekliyorum.I'm still waiting for the prices to drop.
Daha ne kadar beklememiz gerektiğini merak ediyorum.I wonder how much longer we have to wait.
Lütfen burada dışarıda bekler misiniz?Would you mind waiting out here, please?
Biz Tom'un çok daha uzun yaşamasını beklemiyoruz.We don't expect Tom to live much longer.
Onların hepsi otoparkta bekliyor.They all are waiting in the parking lot.
Bizi bekleyen kimse yok gibi görünüyor.There seems to be no one waiting for us.
Tom Mary'ye ne kadar bekleyebileceğini sordu.Tom asked Mary how long she could wait.
Hâlâ test sonuçlarını bekliyorum.I'm still waiting for the test results.
Yarını gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to tomorrow.
Fırsatı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the opportunity.
Boston'a gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to going to Boston.
Tom hazır oluncaya kadar burada bekleyeceğim.I'll just wait here until Tom is ready.
Bekleme listesinde olduğunu duydum.I'd heard you were on the waiting list.
Tom'un talimatlarımı beklemesini söyledim.I told Tom to wait for my instructions.
Tom'a beni lobide beklemesini söyledim.I told Tom to wait for me in the lobby.
Tom birini bekliyor gibi görünüyor.Tom appears to be waiting for someone.
Yarın geceyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow night.
Tom buraya gelene kadar bekleyeceğim.I'm going to wait until Tom gets here.
Tom gelene kadar ben sadece burada bekleyeceğim.I'll just wait here until Tom arrives.
Yarına kadar seni beklemiyordum.I wasn't expecting you until tomorrow.
Birinin bunu demesini bekliyordum.I was waiting for someone to say that.
Biz buralarda yeterince uzun süre bekledik.We've waited around here long enough.
Tom hemen dışarıda bizi bekliyordu.Tom was right outside waiting for us.
Tom Mary'nin bir şey söylemesini bekledi.Tom waited for Mary to say something.
Sizi çok beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry I kept you waiting so long.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyordum.I was looking forward to meeting you.
Lobide bekler misiniz?Would you mind waiting in the lobby?
Lütfen burada bekler misiniz?Would you mind waiting here, please?
Tom Mary'yi beklettiği için özür diledi.Tom apologized for making Mary wait.
Işığın değişmesini bekliyorum.I'm waiting for the light to change.
Özel muamele beklemiyorum.I'm not expecting special treatment.
Anlamanı beklemedim.I wouldn't expect you to understand.
Senden duymayı beklemiyordum.I wasn't expecting to hear from you.
Ben hala Tom'dan duymayı bekliyorum.I'm still waiting to hear from Tom.
Ben hâlâ bunun olmasını bekliyorum.I'm still waiting for it to happen.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you.
Seni burada bekliyor olacağım.I'll be waiting right here for you.
Doğru anı bekliyordum.I was waiting for the right moment.
Bunu gerçekten dört gözle bekliyordum.I was really looking forward to it.
Ben Tom'dan bir mektup bekliyorum.I'm waiting for a letter from Tom.
O kadar uzun bekleyebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can wait that long.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod