Ana içeriğe geç
Sözlük

bek ile cümle

bek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gelecek seferi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the next time.
Tom için bir bekarlık partisi verelim.Let's throw a bachelor party for Tom.
Tom Mary'den dışarda beklemesini rica etti.Tom asked Mary to wait outside.
Tom otobüs beklerken bir kitap okudu.Tom read a book while he was waiting for the bus.
Ne için bekliyoruz?What're we waiting for?
Büyük ihtimalle Tom'un zamanında varmasını bekliyorsun.You're probably expecting Tom to arrive on time.
Hâlâ bekarsın, değil mi?You're still single, aren't you?
Tom'u bekleyeceğimi söyledim.I said I'd wait for Tom.
Bekleyeceğimi söyledim.I said I'd wait.
Üç ay daha beklemeliydim.I should've waited another three months.
Daha fazla beklememeni öneriyorum.I suggest that you not wait any longer.
Tom buraya gelinceye kadar beklemenizi öneririm.I suggest you wait until Tom gets here.
Tom size ne yapacağınızı söyleyinceye kadar beklemenizi öneririm.I suggest you wait until Tom tells you what to do.
Sanırım biraz daha fazla bekleyebilirdim.I suppose I could wait a little longer.
Sanırım burada bekleyeceğim.I think I'll wait here.
Sanırım bekleniyorum.I think I'm expected.
Sanırım o beklenilen şey.I think that's to be expected.
Bence Tom buraya gelinceye kadar beklemeliyiz.I think we should wait until Tom gets here.
Bence beklemeliyiz.I think we should wait.
Sanırım yeterince uzun bekledik.I think we've waited long enough.
Beklenmedik bir saldırıya karşı savunma yoktur.There is no defense against an unexpected attack.
Tom ve Mary hala bekliyorlar.Tom and Mary are still waiting.
Tom ve Mary birlikte asansör bekledi.Tom and Mary waited for the elevator together.
Neredeyse kırk yaşındayım ve hâlâ bekârım.I am almost 40 years old and I am still single.
Tom Mary'nin bekar olduğunu düşünüyordu fakat gerçekten emin değildi.Tom thought Mary was single, but he wasn't really sure.
Tom hâlâ bekar olmayı diledi.Tom wished he were still single.
Tom hayatı boyunca bekar kalmayı planladı.Tom planned to remain single all his life.
Ben dönene kadar bekleyin.Wait until I get back.
Kader genellikle beklenmeyeni gönderir.Fate often sends the unexpected.
Tom'dan beni tren istasyonunda beklemesini istedim.I asked Tom to wait for me at the train station.
Yeni yıldan ne bekliyorsunuz?What are you expecting from the new year?
Misafir beklemiyorduk.We didn't expect guests.
Senin karını bekliyorum.I'm waiting for your wife.
Katolik rahipler bekârlık uygularlar.Catholic priests practice celibacy.
Tom Mary'yi beklerken sabırsızlandı.Tom got impatient waiting for Mary.
Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.We always look forward to Tom's annual visit.
Yatak odandan çıkmanı bekleyerek bütün gece boyunca gizleniyorum.I've been lurking all night, waiting for you to come out of your bedroom.
Tom konferans salonunda bekliyor.Tom is waiting in the conference room.
Lütfen otur ve bekle.Please take a seat and wait.
Bence beklemelisin.I think you should wait.
Otobüs birazdan burada olur. Lütfen biraz bekleyin.The bus will be here shortly. Please wait a bit.
Otobüs yakında gelecek. Lütfen biraz bekle.The bus will arrive shortly. Please wait a bit.
Dün bekleseydin iyi olurdu.It would have been better if you had waited yesterday.
Hepimiz seni bekleyeceğiz.We'll all wait for you.
Tom bizi bekleyeceğini söyledi.Tom said he'd wait for us.
Bu akşam misafir bekliyorum.I'm expecting company this evening.
Operasyon çok ciddiydi ama Tom kendinden bekleneni yaptı.The operation was very serious, but Tom came through.
Evlilik öncesi bekâretimden feragat etmektense ölmeyi tercih ederim.I would rather die than relinquish my virginity before marriage.
Otobüs geç kaldığı için uzun süre yağmurda beklemek zorunda kaldık.Since the bus was late, we had to wait in the rain a long time.
Biz bir şey olup olmayacağını görmek için etrafta bekledik.We waited around to see if anything would happen.
Sıramızı bekleyelim.Let's wait for our turn.
Bu beklentilerimi aştı.It exceeded my expectations.
Tom beklediğimden oldukça farklı.Tom is quite different from what I expected.
O meşgul. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
O yoğun. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
Mektubunu dört gözle bekliyorum!I'm looking forward to your letter!
Mektubunu almayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to getting your letter.
Mary bir somun ekmek için süpermarkete girerken Tom arabada bekledi.Tom stayed in the car while Mary ran into the supermarket for a loaf of bread.
Tom onun açılmasını beklerken büyük mağazanın önünde durdu.Tom stood in front of department store, waiting for it to open.
Biz diğerlerinin gelmesini beklerken bir içki ister misin?Would you like a drink while we wait for the others to arrive?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod