bekçi ile cümle
bekçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bekçi filtresi kullanUporabi filtriranje PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanUsa il filtro PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanUsar el filtro de PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanUsar o filtro do PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanUtiliser le filtre PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanZastosuj filtr PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanΧρήση φίλτρου PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanВикористовувати фільтр PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanИзползване на филтъра PeerGuardian?
Bekçi filtresi kullanИспользовать фильтр PeerGuardian
Bekçi filtresi kullanإستعمل المرشّح
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;a keby uvidel meč, že prichádza na zem, a zatrúbil by na trúbu a napomenul by ľud,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;A on widząc miecz przychodzący na onę ziemię, zatrąbiłby w trąbę i przestrzegłby lud,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;A ten vida meč přicházející na tu zemi, troubil-li by na troubu a napomínal lidu,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;dacă omul acela va vedea venind sabia asupra ţării, va suna din trîmbiţă, şi va da de ştire poporului,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;e questa, vedendo sopraggiungere la spada sul paese, suona la tromba e dà l'allarme al popolo
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;És õ látja jõni a fegyvert a földre, és megfújja a trombitát, és meginti a népet;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;in če ta, videč meč prihajati nad deželo, zatrobenta in posvari ljudstvo:
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;ja jos hän näkee miekan tulevan maan kimppuun ja puhaltaa pasunaan ja varoittaa kansaa,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;Jika penjaga itu melihat musuh datang, ia membunyikan tanda bahaya supaya semua orang waspada
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;그 사람이 칼이 그 땅에 임함을 보고 나팔을 불어 백성에게 경고하되
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;nếu người nầy thấy gươm đến trong đất , thì thổi kèn để răn_bảo dân_sự .
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;nếu người nầy thấy gươm đến trong đất, thì thổi kèn để răn bảo dân sự.
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;och denne ser svärdet komma över landet och stöter i basunen och varnar folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;og han ser Sværdet komme over Landet og støder i Hornet og advarer Folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;og han ser sverdet komme over landet og støter i basunen og advarer folket,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;se, quando ele vir que a espada vem sobre a terra, tocar a trombeta e avisar o povo;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;si cet homme voit venir l`épée sur le pays, sonne de la trompette, et avertit le peuple;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;si él ve venir la espada sobre la tierra y toca la corneta para advertir al pueblo
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;und er sähe das Schwert kommen über das Land und bliese die Drommete und warnte das Volk,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;Wanneer hij het leger ziet komen en alarm blaast om hen te waarschuwen,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;και αυτος, ιδων την ρομφαιαν επερχομενην επι την γην, σαλπιση εν σαλπιγγι και σημανη εις τον λαον,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и он, увидев меч, идущий на землю, затрубит в трубу и предостережет народ;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и той, като види че мечът иде върху земята, затръби и предупреди людете,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;וראה את החרב באה על הארץ ותקע בשופר והזהיר את העם׃
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;فاذا رأى السيف مقبلا على الارض نفخ في البوق وحذّر الشعب
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見 刀 劍 臨 到 那 地 、 若 吹 角 、 警 戒 眾 民
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見刀 劍臨 到 那地 、 若 吹角 、 警戒 眾民
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Autorizaram os guardas a fazer aquelas coisas, e sabiam que ninguém iria descer àquela masmorra.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Dano strażnikom przyzwolenie i pewność, że nikt ich z tego nie rozliczy.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Él dio permiso a los carceleros para hacer esas cosas, y ellos sabían que nadie iba a bajar a esa mazmorra.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Engedélyt adott az őröknek ezekre a dolgokra, és tudták, hogy senki sem fog lemenni abba a börtönbe.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Hij gaf de bewakers toestemming om die dingen te doen, ze wisten dat niemand ooit zou afdalen naar de kerker.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.간수들에게 그럴 권한을 주었고, 지하감옥에 아무도 내려오지 않을걸 알았던 겁니다.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Le-au dat gardienilor voie să facă toate acele lucruri. şi ei ştiau că nimeni nu va veni în acea închisoare.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.On dal strážím povolení takhle jednat a oni věděli, že nikdo nikdy nenakoukne do toho žaláře.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Povolili dozorcom robiť tieto veci, a tí vedeli, že nikto nikdy nezíde dole do toho žalára.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Они дали охранникам разрешение делать всё это, и они знали, что никто никогда не спустится в это подземелье.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.Охоронцям просто дозволити робити таке, бо знали, що в ті підземелля ніхто ніколи не спуститься.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.הוא נתן לסוהרים רשות לעשות את הדברים האלה, והם ידעו שאיש לא יבקר באותו צינוק.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.لقد أعطى الحراس الإذن للقيام بهذه الأشياء، وقد كانوا يعلمون أن أحدا لن ينزل إلى ذلك السرداب.
Bekçilere böyle şeyler yapma izni verdiler, kimsenin gelip de bu zindanı kontrol etmeyeceğini biliyorlardı.そして 彼らは 決して誰も その地下牢に降りないと知っていました これらすべての領域でパラダイム変化が必要です
Bekçilerimiz olmasınlar?Ci terranno sott'occhio?
Bekçilerimiz olmasınlar?¿Crees que van a vigilarnos?
Bekçilerimiz olmasınlar?- Holder de øje med os?
Bekçilerimiz olmasınlar?- Możliwe, że nas obserwują?
Bekçilerimiz olmasınlar?Poderão ser eles os nossos observadores?
Bekçilerimiz olmasınlar?-Vahtivatko he meitä?
Bekçilerimiz olmasınlar?-Vaktar de oss?
Bekçilerimiz olmasınlar?Μήπως είναι οι παρατηρητές μας;
İlgili Sayfalar