bekçi ile cümle
bekçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Vægterne, som færdes i Byen, traf mig, de slog og såred mig; Murens Vægtere rev Kappen af mig.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Встретили меня стражи, обходящие город, избилименя, изранили меня; сняли с меня покрывало стерегущие стены.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Намериха ме стражарите, които обхождат града, Биха ме, раниха ме; Пазачите на стените ми отнеха мантията.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.מצאני השמרים הסבבים בעיר הכוני פצעוני נשאו את רדידי מעלי שמרי החמות׃
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.وجدني الحرس الطائف في المدينة. ضربوني جرحوني. حفظة الاسوار رفعوا ازاري عني.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.城 中 巡 邏 看 守 的 人 遇 見 我 、 打 了 我 、 傷 了 我 . 看 守 城 牆 的 人 奪 去 我 的 披 肩
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.城中 巡 邏 看守 的 人 遇見 我 、 打了 我 、 傷 了 我 . 看 守城 牆 的 人奪 去 我 的 披肩
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Aku ditemui peronda kota, dan kutanya, "Apakah kamu melihat jantung hatiku?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.De nachtwakers vonden mij tijdens hun nachtelijke ronde. Ik vroeg of zij mijn liefste soms gezien hadden.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Es fanden mich die Wächter, die in der Stadt umgehen: "Habt ihr nicht gesehen, den meine Seele liebt?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.gtalálának engem az õrizõk, a kik a várost kerülik. [Mondék nékik:] Láttátok-é azt, a kit az én lelkem szeret?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.성중의 행순하는 자들을 만나서 묻기를 내 마음에 사랑하는 자를 너희가 보았느냐 하고
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Kohtasivat minut vartijat, jotka kaupunkia kiertävät. "Oletteko nähneet häntä, jota minun sieluni rakastaa?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Les gardes qui font la ronde dans la ville m`ont rencontrée: Avez-vous vu celui que mon coeur aime?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.M'au întîlnit păzitorii cari dau ocol cetăţii; şi i-am întrebat: ,,N'aţi văzut pe iubitul inimii mele?``
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Me encontré con los guardias que rondan la ciudad, y les pregunté: "¿Habéis visto al que ama mi alma?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Mi hanno incontrato le guardie che fanno la ronda: «Avete visto l'amato del mio cuore?»
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Našli ma strážcovia, ktorí obchádzajú po meste. Či ste nevideli toho, ktorého miluje moja duša?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Našli mne ponocní, kteříž chodí po městě. Viděli-liž jste toho, kteréhož miluje duše má?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Natrafili mię stróżowie, którzy chodzili po mieście; i spytałem: Widzieliżeście tego któego miłuje dusza moja?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Vægterne, som færdes i Byen, traf mig: "Så I mon ham, som min Sjæl har kær?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Väktarna mötte mig, där de gingo omkring i staden. »Haven I sett honom som min själ har kär?»
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Vekterne, som går omkring i byen, møtte mig. Jeg sa til dem: Har I sett ham som min sjel elsker?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Zalotili so me stražarji, ki hodijo po mestu; vprašam jih: Ste ga li videli, ki ga ljubi duša moja?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Με ευρηκαν οι φυλακες οι περιερχομενοι την πολιν. Μη ειδετε εκεινον, τον οποιον αγαπα η ψυχη μου;
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Встретили меня стражи, обходящие город: „не видали ли вы того, которого любит душа моя?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Намериха ме стражарите, които обхождат града; Попитах ги: Видяхте ли онзи, когото обича душата ми?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.מצאוני השמרים הסבבים בעיר את שאהבה נפשי ראיתם׃
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.وجدني الحرس الطائف في المدينة فقلت أرأيتم من تحبه نفسي.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.城 中 巡 邏 看 守 的 人 遇 見 我 . 我 問 他 們 、 你 們 看 見 我 心 所 愛 的 沒 有
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.城中 巡 邏 看守 的 人 遇見 我 . 我 問他們 、 你 們 看 見 我心所愛 的 沒有
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?En vagt ved en forladt bygning ...
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?En vakt vid en övergiven byggnad...
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Miksi tyhjää rakennusta vahditaan?
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Qué raro que un guardia vigile un edificio así.
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Um guarda colocado num edifício invulgar, não?
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Una guardia appostata davanti a un edificio in disuso?
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Wartownik przed nieużywanym budynkiem?
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?Ένας φρουρός σε ένα κτήριο που δεν χρησιμοποιείται.
Kullanılmayan bir binaya bekçi koymu,slar ha?У входа в пустое здание стоит охранник?
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Az észak koreai határőrök gyakran lelövik az embereket akik engedély nélkül próbálnak átkelni a határon.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Bảo vệ biên giới Bắc Triều tiên thường bắn và giết những người cố gắng vượt biên trái phép.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.De Noord-Koreaanse grenswacht schiet vaak mensen neer die zonder toestemming de grens over willen.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.북한 국경 경비대는 허가 없이 국경을 넘으려는 사람들을 종종 쏘아 죽이고는 합니다.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Les soldats frontaliers tiraient et tuaient souvent des gens qui essayaient de traverser clandestinement.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Pogranicznicy często strzelają i zabijają ludzi próbujących nielegalnie przekroczyć granicę.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Poliţiştii de frontieră din Coreea de Nord adesea împuşcau oamenii care încercau să treacă graniţa ilegal.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Severokorejští pohraničníci často zastřelí lidi, kteří se snaží přejít hranice bez povolení.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Spesso le guardie della Corea del Nord sparavano e uccidevano chi cercava di sconfinare senza permesso.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Stráže v Severnej Kórei často zastrelia kohokoľvek, kto sa pokúsi prekročiť hranice bez povolenia.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Охоронці кордону Північної Кореї часто стріляли і вбивали людей, що намагалися перетнути кордон без дозволу.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Често се случва граничните полицаи да застрелват хората, които опитват да минат границата нелегално.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.אנשי משמר הגבול של צפון קוריאה לעיתים קרובות יורים והורגים אנשים שמנסים לחצות את הגבול ללא אישור.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.حرس الحدود الكوريين الشماليين غالباً يرمون بالرصاص و يقتلون الناس الذين يحاولون قطع الحدود بلا ترخيص
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.北韓邊境嘅警衛好多時射殺 逃到去中國嘅人
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.無許可で越境する人たちを 射殺します 中国兵は 北朝鮮人を
[Liam ve Harry] Evet! [Faptaguise ve Bekçi]Wie wäre es mit Tacos?
Ne zaman canavar haline değişeceğini bilmiyorum, ben her gün ve gece bekçisiyim.Ik weet niet wanneer je zal veranderen in een beest, dus moet ik dag en nacht op je letten.
Ne zaman canavar haline değişeceğini bilmiyorum, ben her gün ve gece bekçisiyim.Jag vet inte när du kommer å förändras till ett djur, så jag måste vakta dig dag och natt.
Ne zaman canavar haline değişeceğini bilmiyorum, ben her gün ve gece bekçisiyim.Je ne sais pas quand tu vas te transformer en bête, donc il faut que je te garde à l'oeil nuit et jour !
İlgili Sayfalar