Bedeviler çölde yaşar.Bedoeïenen wonen in de woestijn.
1024-1029 döneminde Filistin ve Suriye'de gayet ciddi Bedevi Arap aşiretleri isyanları çıkmıştı.W latach 1024-1029 w Palestynie trwał bunt Beduinów.
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.Namnet kommer av möbelns syfte att skänka (servera) ifrån.
Kırsal kesimde, göçebe Bedevilerin sayısı, yerleşik tarımcılarınkinden yüksektir.Resultatet är att antalet utflyttade kapverdier är större än antalet som bor kvar.
Bu bedevilerin ortak mirasıdır.Такі сполуки є підкласом бетаїнів.
Bedeviler çölde yaşar.Бедуїни живуть в пустелі.
Negev Bedevileri kendilerini diğer Arap vatandaşlardan daha fazla İsrailli olarak adlandırır .Vlastní Nachf obývají Izraelští Arabové stejně jako mnohá další sídla v okolí.
Bedeviler çölde yaşar.Beduíni žijí v poušti.
Bedevi nüfusunun aşağı yukarı yarısı bu kasabalarda yaşamaktadır.Peste jumătate din populația panameză trăiește în orașe.
Bu bedevilerin ortak mirasıdır.Ezekben élnek a beduinok.
Bu ilk dönem Haricilerinin büyük çoğunluğu Bedevilerden oluşmaktaydı.Suurin osa ensimmäisten sukupolvien edustajista oli Predaconeja.
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.Ji (济 eller 済) var flodnavnet, og Nan (南) betyder syd.
Havatme Grek Ortodoks bir bedevi kabilesinden gelmekteydi.Han kommer opprinnelig fra en gresk-ortodoks beduinstamme.
Bedevilere karşı saldırılar düzenledi.De organiserte offentlige protester mot Bedini.
Negev Bedevileri kendilerini diğer Arap vatandaşlardan daha fazla İsrailli olarak adlandırır .Negev Bedouin dan Druze lebih diidentifikasikan sebagai warga Israel ketimbang warga Arab di Israel.
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.Nama kehormatannya adalah Xudong (旭东) dan pseudonimnya adalah Shutong (书同).
Manisa Tarzanı, resmî kayıtlara göre Ahmeddin Carlak ya da kendi ifadesi ile Ahmet Bedevi (d.Các ví dụ về Java EE application servers bao gồm: Pramati Server ( (
Negev Bedevileri kendilerini diğer Arap vatandaşlardan daha fazla İsrailli olarak adlandırır .ネゲヴ砂漠のベドウィンやドルーズに関しては、自身らをイスラエルのアラブ系市民というよりイスラエル市民として同定する傾向もみられる。
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.而郑氏的开国始祖将名为郑鉴,故名。
Bedevilerin temel geçim kaynağı göçebe hayvancılıktır.Primárnou úlohou duriča je štvanie zveri.
Bedeviler dışında, yılda aşağı yukarı 120 kişi gönüllü olarak askerlik yapar .V Setermoenu več kot 1000 mladih vsako leto služi vojaški rok.
Kuveyt'teki Şimar (veya Şammar) Bedevi kabilesi %43 oranıyla Orta Doğu'da en yüksek frekansı göstermektedir.Suurim sagedus (43%) on Lähis-Idas Kuveidis Shimari beduiinide hõimus.
BAE kültürü İslam dini ve geleneksel Arap ve Bedevi kültürü etrafında biçimlenmiştir.AÜE kultuur on mõjutatud islamist, traditsioonilisest araabia ja beduiini kultuurist.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.그는 우리와 일하면서 새벽 3시까지 사무실에 있었어요. 그리고 그에게는 일종의 방랑자 같은 면이 있었죠.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Anh ta ở văn phòng đến tận 3 giờ sáng làm việc với chúng tôi và có cảm giác của 1 người du mục trong anh ta.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.A potem się pakował i wyjeżdżał. Zawsze było w nim coś z nomady.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Bent volt tudod az irodában és hajnali háromig dolgozott velünk és valahogy ez a nomád érzés vette körül.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Hij was tot drie uur 's ochtends met ons aan het werk en er ging een echte nomade in hem schuil.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Stătea în birou până la trei dimineaţa, să lucreze cu noi, şi avea un fel de aer de nomad.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Zvykol byť v kancelárii do tretej rána pracujúc s nami, mal v sebe niečo nomádske.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Знаете, он бывал в офисе с трех утра, работая с нами, и в нем был некий дух странствий.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Стоеше в офиса до три сутринта и работеше с нас, и номадът в него се усещаше.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.היית יודע שהוא יהיה במשרד עד שלוש בבוקר עובד איתנו והייתה בו מין תחושה של הנווד.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.كان كثيراً ما يبقى في المكتب حتى الثالثة صباحاً يعمل معنا و كنت لتحس بأنه من النوع المحب للتجوال.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.彼には放浪者的感覚があったね 鉄道駅で亡くなったことほど悲惨なものはないけれど
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Bol však nomádom od srdca.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Dar el era un fel de nomad în fundul inimii.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.De a lelke mélyén egyfajta nomád volt.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Er war eben tief innerlich ein Nomade.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.하지만 그는 속까지 방랑자였어요.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Maar hij was een soort nomade van binnen.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Ma in fondo era una specie di nomade.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Mais c'était un vrai nomade.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Namun di dalam hatinya dia adalah pengembara.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Nhưng anh ta là một dân dư cu đúng nghĩa.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.On w głębi duszy był nomadą.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Pero en el fondo él fue un tipo de nómada.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Αλλά ήταν κάπως νομάδας στην καρδιά.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Но странствия были у него в крови.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.Но той беше един вид номад по сърце.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.אבל הוא היה סוג של נווד בלבו.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.و لكنه كان محباً للترحال في أعماقه.
Fakat o bir nevi kalpten bedeviydi.ルイス・カーン: 我々の存在とは なんて偶然に富んでいるんだろう
Nathaniel Kahn: O gerçek bir bedeviydi.모쉬 사프디: 그는 진정한 방랑자예요.
Nathaniel Kahn: O gerçek bir bedeviydi.משה ספדיה: הוא היה נווד אמיתי.
Nathaniel Kahn: O gerçek bir bedeviydi.موشيه سافدي: لقد كان رجلاً كثير التجوال بحق.
Nathaniel Kahn: O gerçek bir bedeviydi.私が現役の頃
O gerçek bir bedeviydi.Anh ta là một dân du cư thực sự.
O gerçek bir bedeviydi.Był prawdziwym nomadą.
O gerçek bir bedeviydi.C'était un vrai nomade.