Ana içeriğe geç
Sözlük

bedende ile cümle

bedende kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.Někdy to může být až ke zcvoknutí, hostit si jak mystickou, tak bojovnou v jednom těle.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.Und es kann einen schon verrückt machen, beide im gleichen Körper zu tragen, die Mystikerin und die Kriegerin.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.Y puede ser un poco enloquecedor, albergar a ambos, el místico y el guerrero en un mismo cuerpo.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.Και είναι λιγάκι τρελό το να φιλοξενείς το μυστικιστή και τον πολεμιστή στο ίδιο σώμα.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.И може би изглежда малко налудничаво да приютя мистичната и войстващата личност в едно тяло.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.І це щось на кшалт божевілля, вмістити і воїна, і містика в собі.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.Может быть, просто безрассудно совмещать и мистика, и воина в одном теле.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.ואפשר פשוט להשתגע כשהמיסטיקנית והלוחמת שוכנות בגוף אחד.
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.وهذا جعل توافق شخصيتي الصوفية والمحاربة أمرٌ محال في جسد واحد
Bir gizemciyle bir savaşçıyı aynı bedende barındırmak insanı delirtici olabiliyor.一つの体に収容するのは 少し奇妙です この問題にうまく対処して
Bir silah atışı olduğunda, bedende bir giriş noktası ve çıkış noktası olur.عندما تكون هناك إصابة نتيجة طلق ناري، يكون هناك جرح لأثر الدخول وآخر لأثر الخروج،
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.allikevel akter jeg det for riktig, så lenge jeg er i denne hytte, å vekke eder ved påminnelse,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.A mám za spravedlivé, aby som vás, dokiaľ som v tomto stánku, povzbudzoval upomínaním
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Boć to mam za słuszną rzecz, pókim jest w tym przybytku, abym was pobudzał przez napominanie,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Dar socotesc că este drept, cît voi mai fi în cortul acesta, să vă ţin treji aducîndu-vă aminte;
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.E tendo por justo, enquanto ainda estou neste tabernáculo, despertar-vos com admoestações,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Ich achte es für billig, solange ich in dieser Hütte bin, euch zu erinnern und zu erwecken;
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Io credo giusto, finché sono in questa tenda del corpo, di tenervi desti con le mie esortazioni
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Ja minä katson oikeaksi, niin kauan kuin tässä majassa olen, näin muistuttamalla herättää teitä.
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.내가 이 장막에 있을 동안에 너희를 일깨워 생각하게 함이 옳은줄로 여기노니
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Méltónak vélem pedig, a míg ebben a sátorban vagyok, hogy emlékeztetés által ébresztgesselek titeket;
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Menim pa, da je prav, dokler sem v tej koči, da vas izpodbujam, kličoč vam to v spomin,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Men jeg anser det for ret at vække eder ved Påmindelse, så længe jeg er i dette Telt,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Neboť to mám za spravedlivé, dokudž jsem v tomto stánku, abych vás probuzoval napomínáním,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Pero considero justo estimularos la memoria entre tanto que estoy en esta mi morada temporal
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Selama saya masih hidup, saya merasa wajib mengingatkan kalian akan hal-hal tersebut
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Στοχαζομαι ομως δικαιον, εφ' οσον ειμαι εν τουτω τω σκηνωματι, να σας διεγειρω δια της υπενθυμισεως,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Видить ся ж менї право, доки я у сїй оселї, розбуджувати вас у наповіданню;
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.И мнозина ще последват техните похотливи дела, поради които човеци пътят на истината ще се похули.
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.Справедливым же почитаю, доколе нахожусь в этой телесной храмине, возбуждать вас напоминанием,
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.ואחשב כי נכון להזכיר ולהעיר אתכם כל ימי היותי במשכן הזה׃
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.ولكني احسبه حقا ما دمت في هذا المسكن ان انهضكم بالتذكرة
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.我 以 為 應 當 趁 我 還 在 這 帳 棚 的 時 候 題 醒 你 們 、 激 發 你 們
Bu bedende yaşadığım sürece bunları anımsatarak sizi gayrete getirmeyi doğru buluyorum.我 以 為應當 趁 我 還 在 這帳 棚 的 時候題醒 你 們 、 激發 你們
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Azért mivelhogy mindenkor bízunk, és tudjuk, hogy e testben lakván, távol vagyunk az Úrtól.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Derfor ere vi altid frimodige og vide, at medens vi ere hjemme i Legemet, ere vi borte fra Herren
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Derfor er vi alltid frimodige og vet at så lenge vi er hjemme i legemet, er vi borte fra Herren;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Dobre volje smo torej vsekdar in vemo, dokler stanujemo v telesu, potujemo na tujem daleč od Gospoda,
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.이러므로 우리가 항상 담대하여 몸에 거할 때에는 주와 따로 거하는 줄을 아노니
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Preto teda vždycky dôverujeme a vieme, že kým sme doma v tele, sme von od domova a vzdialení od Pána.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Przetoż mając zawsze ufność i wiedząc, że póki mieszkamy w tem ciele, pielgrzymujemy od Pana:
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Så äro vi då alltid vid gott mod. Vi veta väl att vi äro borta ifrån Herren, så länge vi äro hemma i kroppen;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.So sind wir denn getrost allezeit und wissen, daß, dieweil wir im Leibe wohnen, so wallen wir ferne vom HERRN;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Vậy , chúng_ta hằng đầy lòng tin_cậy , và biết rằng khi chúng_ta đang ở trong thân_thể nầy thì cách xa Chúa
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Vậy, chúng ta hằng đầy lòng tin cậy, và biết rằng khi chúng ta đang ở trong thân thể nầy thì cách xa Chúa
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Εχοντες λοιπον το θαρρος παντοτε και εξευροντες οτι ενοσω ενδημουμεν εν τω σωματι αποδημουμεν απο του Κυριου
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Итак мы всегда благодушествуем; и как знаем, что, водворяясь в теле, мы устранены от Господа, –
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Оце ж маймо духа всякого часу знаймо, що, домуючи в тїлї, ми далеко від Господа:
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.לכן בטוחים אנחנו בכל עת וידעים כי כל עוד שמושבנו בגוף רחוקים אנחנו מן האדון׃
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.فاذا نحن واثقون كل حين وعالمون اننا ونحن مستوطنون في الجسد فنحن متغربون عن الرب.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.所 以 我 們 時 常 坦 然 無 懼 、 並 且 曉 得 我 們 住 在 身 內 便 與 主 相 離
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.所以 我 們時 常 坦然 無懼 、 並且 曉 得 我 們 住在 身內 便 與 主相離
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.A preto sa aj všemožne snažíme, aby sme, buď že dlejeme doma v tele buď že sme von z domova, jemu sa ľúbili.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Azért igyekezünk is, hogy akár itt lakunk, akár elköltözünk, néki kedvesek legyünk.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Cho nên chúng ta dầu ở trong thân thể nầy, dầu ra khỏi, cũng làm hết sức để được đẹp lòng Chúa.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Cho_nên chúng_ta dầu ở trong thân_thể nầy , dầu ra khỏi , cũng làm hết_sức để được đẹp_lòng Chúa .
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Daarom is ons hoogste doel te doen wat Hij wil, of we nu in dit lichaam of thuis bij de Here zijn.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Därför söka vi ock vår ära i att vara honom till behag, vare sig vi äro hemma eller borta.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Darum fleißigen wir uns auch, wir sind daheim oder wallen, daß wir ihm wohl gefallen.
Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rabbi hoşnut etmektir.Deaceea ne şi silim să -I fim plăcuţi, fie că rămînem acasă fie că sîntem departe de casă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod