İstekli, becerikli kadınlar da keçi kılı eğirdiler.凡 有 智 慧 心 裡 受 感 的 婦 女 、 就 紡 山 羊 毛
İstekli, becerikli kadınlar da keçi kılı eğirdiler.凡 有 智慧 心 裡 受 感 的 婦女 、 就 紡 山 羊毛
Kermit birkaç milyon dolarla gitti ,çok ama çok etkili ve becerikliydi,kısa bir süre sonra,하지만 군대를 보내기 부담스러워 CIA 요원 커밋 루스벨트(테트 루스벨트의 친척)를 보냈죠 커밋은 겨우 몇 백만 달러를 갖고 가서 일을 아주 잘 처리해서 짧은 기간에
Kermit birkaç milyon dolarla gitti ,çok ama çok etkili ve becerikliydi,kısa bir süre sonra,Han åkte dit med några miljoner och var mycket effektiv. Och på kort tid
Kermit birkaç milyon dolarla gitti ,çok ama çok etkili ve becerikliydi,kısa bir süre sonra,Roosevelt cu câteva milioane de dolari şi a fost foarte foarte eficient.
Kermit birkaç milyon dolarla gitti ,çok ama çok etkili ve becerikliydi,kısa bir süre sonra,Кермит поехал туда с несколькими миллионами долларов, это было очень эффективно, официально и очень быстро.
Kermit birkaç milyon dolarla gitti ,çok ama çok etkili ve becerikliydi,kısa bir süre sonra,وذهب كيرميت مع بضعة ملايين من الدولارات وكانت فعّالةً جداً جداً و في فترة زمنية قصيرة
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Die von Sidon und Arvad waren deine Ruderknechte, und hattest geschickte Leute zu Tyrus, zu schiffen.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Folk fra Sidon og Arvad var dine rorskarer; de kloke menn som fantes hos dig, Tyrus, var dine styrmenn.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Gli abitanti di Sidòne e d'Arvad erano i tuoi rematori, gli esperti di Semer erano in te, come tuoi piloti
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.시돈과 아르왓 거민들이 네 사공이 되었음이여 두로야 네 가운데있는 박사가 네 선장이 되었도다
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Obyvatelé Sidonští i Arvadští bývali plavci tvoji, moudří tvoji v tobě, ó Týre, ti bývali správcové tvoji.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Obyvatelia Sidona a Arvada ti boli veslármi; tvoji mudrci, Týre, boli v tebe, oni boli tvojimi správcami lodí.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Pendayungmu dari Sidon dan Arwad. Anak buahmu sendiri pelaut-pelaut yang cakap
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Sidon és Arvad lakói voltak evezõid; a te bölcseid, oh Tírus, kik benned valának, azok voltak kormányosaid.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Uw roeiers komen uit Sidon en Arvad en uw stuurlieden zijn deskundige mannen uit Tyrus.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Zidons og Arvads Folk var Rorkarle for dig, om Bord var de kyndigste i Zarepta, de var dine Styrmænd,
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Жители Сидона и Арвада были у тебя гребцами; свои знатоки были у тебя, Тир; они были у тебя кормчими.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.Жителите на Сидон и на Арвад бяха твоите веслари; твоите мъдри, които бяха в тебе, Тире, бяха кормчиите ти.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.ישבי צידון וארוד היו שטים לך חכמיך צור היו בך המה חבליך׃
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.اهل صيدون وارواد كانوا ملاحيك. حكماؤك يا صور الذين كانوا فيك هم ربابينك.
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.西 頓 和 亞 發 的 居 民 、 作 你 盪 槳 的 . 推 羅 阿 、 你 中 間 的 智 慧 人 作 掌 舵 的
Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlıydı, Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.西頓 和 亞發 的 居民 、 作 你 盪槳 的 . 推羅 阿 、 你 中間 的 智慧 人 作 掌舵 的
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Die Führung muss kompetent, entschlossen und visionär sein in seinem Einsatz für den Frieden.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.El liderazgo tiene que ser capaz, decidido y visionario en su compromiso con la paz.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Kepemimpinan perlu memiliki kemampuan, determinasi dan visi dalam komitmennya pada perdamaian.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.리더십이 평화에 헌신하는데 있어서 유능하고 단호하며 예지력이 있어야 합니다.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.La leadership deve essere capace, determinata e visionaria nel suo impegno per la pace.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Leiderschap moet capabel, vastberaden en vooruitziend zijn in zijn inzet voor vrede.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Liderii trebuie să fie capabili, hotărâţi şi vizionari în angajamentul lor pentru pace.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Przywództwo musi być w stanie działać, być zdeterminowane i wizjonerskie w swojej pracy na rzecz pokoju.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Vedenie musí byť schopné, odhodlané a vizionárske v svojom záväzku pre mier.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Việc lãnh đạo cần phải có tính khả thi, tính quyết đoàn và có tầm nhìn trong cam kết hòa bình.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Η ηγεσία χρειάζεται να είσαι ικανός, αποφασισμένος και να έχεις όραμα στη δέσμευση για ειρήνη.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Лидерите трябва да са способни, решени и с визия за техния ангажимент към мира.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Лидеры должны быть способными, решительными и дальновидными в своей преданности делу мира.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.על המנהיגות להיות מוכשרת, נחושה ובעלת-חזון במחוייבותה לשלום.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.ينبغي أن تكون القيادة قادرة ومصممة وذات رؤية شاملة في إلتزامها بتحقيق السلام
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.断固とした意思があり 和平に向けたヴィジョンあるものである必要があります リーダー達はお互いに通じ合い
Linux Ses Mimarisi için becerikli bir ses oynatıcısıנגן מוזיקה מגוון עבור ארכיטקטורת השמע של לינוקס (ALSA)
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Ale jeśli nalegasz, mogę cię uznać za konstruktora, który mieszka u podnóża góry.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Ma se insisti, posso raccomandarti a un bravo ingegnere che vive alle pendici della montagna.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Mas, se insistem, posso indicar-lhes um engenheiro competente que vive no sopé da montanha.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Men hvis det er, kan jeg anbefale en dygtig ingeniør, - - som bor ved foden af bjerget.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Men om du vill kan jag hänvisa dig till en skicklig ingenjör- -som bor vid foten av berget.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Mutta voin ohjata teidät taitavan insinöörin luo- -joka asuu vuoren juurella.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Pero si insistes, te pondré en contacto con un buen ingeniero que vive al pie de la montaña.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Αλλά αν επιμένεις, θα σου συστήσω έναν ικανό μηχανικό που μένει στους πρόποδες του βουνού.
Madem ısrar ediyorsunuz, sizi dağın eteğinde oturan becerikli bir mühendise yönlendirebilirim.Но я могу порекомендовать тебя одному инженеру, который живёт у подножия горы.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.A Mešelemiáš mal synov a bratrov, chrabrých mužov, osemnástich.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.A z Meselemijaszowych synów i braci, mężów mocnych, ośmnaście.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Fiii şi fraţii lui Meşelemia, oameni viteji, erau în număr de optsprezece. -
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.In Meselemija je imel sinove in brate, vrle može, osemnajst.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Kaum Meselemya memberikan 18 orang perkasa
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.또 므셀레먀의 아들과 형제 십 팔인은 능력이 있는 자며
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Les fils et les frères de Meschélémia, hommes vaillants, étaient au nombre de dix-huit. -
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Los hijos de Meselemías y sus parientes fueron dieciocho hombres valerosos
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Mê-sê-lê-mia có những con trai và anh em, đều là người mạnh dạn, cộng được mười tám người.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Mê-sê-lê-mia có những con_trai và anh_em , đều là người mạnh_dạn , cộng được mười_tám người .
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meselemia ne aveva diciotto tra figli e fratelli, tutti uomini valorosi