beceri ile cümle

beceri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sonra bir şirketi harekete geçirecek becerilere sahip olmanız lazım.And you have to have the skills that it takes to get a company going.
Ama, biliyorsunuz, herkes bu becerilere sahip değil.But, you know, not everybody has all these skills.
Bir şirketi yönetmek için gereken tüm bu beceri kümesine sahip çok az insan var.Very few people have the full set of skills it takes to run a company. What else do you require?
Dinleyebilme becerinizin olduğunu bilmem lazım.I need to know you have the ability to listen.
Beceri, özen ve titizlik nedeniyle.A firm must act with due skill, care and diligence.
Ve hâlen Amerıka 1865'nin beceriksiz özgürleştirmesi sonucundan zedeleniyor.And America is still paying the price for the botched emancipation of 1865.
Bu nedenle tekrar Mathare'ya döndü, hiç geliri, becerisi, parası olmaksızın.So she was again in Mathare, with no income, no skill set, no money.
Beceriksiz !Garbage!
Tekrar edecek olursak: Belirli bir konu için öğretmen, belirli beceriler için koç.That is a specific subject as a teacher, specific skills as a coach.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Leadership needs to be capable, determined and visionary in its commitment to peace.
Geleceğimizi şekillendirebilme becerimiz var.We have the ability to change our future.
İş, temel bir akli beceriye ihtiyaç duyuyorsa, ödül büyüdükçe performans düşüyor.And this is strange right?
Cevap ise açık: zorlayıcı işler, beceri geliştirme, bununla birlikte katkıda bulunma isteği.It's overwhelmingly clear: challenge and mastery allong with making contribution. That's it.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.I started organizing workshops on capacity building, on human development of leadership skills.
Eğer algısal becerilerini tahlil etmek isteseydik, bunlar ham olurlardı.If we were to assay her perceptual abilities, they would be crude.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.By this age the brain controls very refined perceptual abilities.
Ve gerçekte, bilişsel becerilerin büyüyen repertuvarına sahiptir.And it actually has a growing repertoire of cognitive skills.
Ve yeni beceri ve yetenekler edinilirken ortaya çıkan değişiklikleri izlemeye çalışıyoruz.And we try to track the changes that occur as the new skill or ability is acquired.
Ve bunların her biri beceri ve yeteneğe özel yollarla değişir.And each one of them changes in ways that are specific to the skill or ability.
Ya da ana dil becerilerini edinirken.Or acquiring their native language abilities.
Ve okuma becerileri az oluyor.And they are going to have poor reading skills.
Bu onların dil becerilerinin geniş bir incelemesidir.This is in a broad assessment of their language abilities.
Ve bu eğitim ile dile bağlı önemli bir beceriye olanak sağlanır. Yani okuma.And an important language dependent skill is enabled by this training -- that is to say reading.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Where again the machinery is deteriorating now from competent machinery, it's going south.
Ama, ya becerirsek?But what if we get it right?
Burda örtülü türev becerilerimizi kullanacağız.Here we just use our implicit differentiation skills.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Well this is what it's all about, this kind of dynamic display of audacity and ingenuity.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Their claws, however, limited their adeptness in the trees.
Bu yüzden bunların önemini anlamak aslında beceri ister.So as a result, they are more of an achievement to understand.
Ve yunuslar çok beceriklidir.And they're very adept.
Bu beceriler diğer şeylerin yanı sıra sınıfta öğretmemiz gereken becerilerdir.These skills are the skills we should be teaching in the classroom as well as everything else.
Elini çabuk tut ! müşteriler bekliyor ! ne beceriksiz adamsın be !Hurry up! Customers are waiting! What manner of man to be awkward!
Biz evrenin kudreti, yaşam gücüyüz. El becerilerimiz ve iki bilişsel zekâmız var.We are the life-force power of the universe, with manual dexterity and two cognitive minds.
Hiçbir pratik becerim yoktu.I had no practical skills.
Kariyerinizde son derece değerli olacak beceriler kazanacaksınız.You will get fingertip skills that will be immensely valuable in your own career.
Gerekli becerileri geliştirmemiz gerekiyor, ve onları kullanmak için cesarete ihtiyacımız var.We need to improve the necessary skills, and we need the courage to use them.
Zorlu konuşmalar, hala, en becerikli olduğum alan değil.So, hard conversations are still not my strong suit.
Burada yeni bir beceri yok.There really isn't a new skill here.
Pratik beceri kısmını çalışalım mı?Shall we practice the practical skill portion?
Pratik beceriö suni teneffüs yapmak.The practical skill is giving CPR.
Oyun beceriksiz kadar adil ve mahvoldum.The game was ne'er so fair, and I am done.
Ben beceriksiz bu gece kadar gerçek güzelliği gördüm.For I ne'er saw true beauty till this night.
Beceriksiz, senden duymak mıDid you ne'er hear say,
Hapishane için, gözler; beceriksiz özgürlük üzerine bak!To prison, eyes; ne'er look on liberty!
Daha az neden şimdi ere Bütün gece watch'd ve beceriksiz hasta olmuştur.I have watch'd ere now All night for lesser cause, and ne'er been sick.
Ama işte bu beceri, diğer tüm beceriler gibi, uygulamayla birlikte, iyileşen türden.So, like anything else, it's a skill that gets better with practice.
İyi bir felsefe makalesi yazmak bir beceridir ve siz bu konuda kendinizi geliştirebilirsiniz.Writing a good philosophy paper is a skill and you can get better at it.
(12) "Shelly Kagan muhteşem, becerikli ve tamamen inandırıcı bir konuşmacı".(12) "Shelly Kagan is a fabulous, resourceful, utterly convincing lecturer."
Nasıl beceriyorlar bunu tanrı aşkına?How on Earth are they doing that?
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.Actually, I'm a Iittle weak with my people skills.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemI found a problem, a specific problem that actually found an error with that.
Bu yüzden çocuk, büyürken ihtiyaç duyulan önemli becerilerden mahrum bırakılıyormuş gibi hisseder.Dolayısıyla, büyürken ihtiyaç duyduğumuz önemli becerileri kaçırmış ve izole edilmiş hissediyor.
Nerede çalışabilir? Hizmetçi olarak ya da kötü şartlar altında beceri gerektirmeyen işlerde.Sıradan herhangi bir beceri gerektirmeyen işler, genellikle çok kötü şartlarda.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Senin bedenin ve benim becerimle onları öldüreceğiz.With your body and my skill, we'll kill 'em.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.You know, our ability to capture the tools of creation is getting closer and closer.
Günümüzdeki ekonomi artık bambaşka bir beceri seti gerektiriyor.What the economy requires now is a whole different set of skills.
Ve şu tek bir öpücüğün karar verme becerimi elimden alacağını biliyorum.I know that one kiss could take away all my decision-making ability.
Şimdi de mürettebat için becerileri ve perkleri seçelim.Now, let's choose the skills and perks for the crew.
Komutan için en önemli olan beceri, değerini küçümseyemeyeceğiniz "Altıncı His"tir.The most important skill for the commander is "Sixth Sense" - you cannot underestimate its value.

İlgili Sayfalar