Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Deti sa stali oveľa schopnejšie, a menej bezmocné.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Děti se stanou schopnějšími a méně bezmocnými.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Die Kinder wurden eigenständiger und weniger hilflos.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Dzieci stają się bardziej kompetentne i mniej bezradne.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.I bambini sono diventati più competenti e meno bisognosi d'aiuto.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Kinderen werden vaardiger, en minder hulpeloos.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.아이들의 경쟁력은 증가하고, 무기력은 감소합니다.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Les enfants deviennent plus compétents et moins impuissants.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Los niños se volvieron más competentes, y menos vulnerables.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Trẻ em trở nên cứng cỏi hơn, bớt dựa dẫm hơn.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Τα παιδιά έγιναν περισσότερο ικανά και λιγότερο αδύναμα.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Дети стали более сведущими, и менее беспомощными.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.Децата ставаха по-компетентни и по-малко безпомощни.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.תחושת המסוגלות של הילדים גברה, והם נעשו פחות חסרי אונים.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.الاطفال اصبحوا اكثر كفاءة, وأقل عجزاً.
Çocuklar daha becerikli, ve daha az çaresiz hale geldiler.無力感から解放されます 当たり前といえばそのとおり
Çocuklarımıza okulda ne öğrettiğimiz ve kendi aramızda ne tür yeni becerileri paylaştığımız....새로운 기술들을 습득하는 교육분야,
Çocuklarımıza okulda ne öğrettiğimiz ve kendi aramızda ne tür yeni becerileri paylaştığımız....ואלו כישורים אנו חולקים בינינו.
Çocuklarımıza okulda ne öğrettiğimiz ve kendi aramızda ne tür yeni becerileri paylaştığımız....وما الخبرات الجديد التي نتشاركها مع أنفسنا؛
Çocuklarımıza okulda ne öğrettiğimiz ve kendi aramızda ne tür yeni becerileri paylaştığımız....ビジネスという受け皿で 自分たちのお金の使い道や
Çocuk örneğin sosyal ve el becerileri ve de değişik bilgiler öğrenir.Barnet lär sig bland annat sociala färdigheter, att göra saker med händerna och olika kunskaper.
Çocuk örneğin sosyal ve el becerileri ve de değişik bilgiler öğrenir.Lapsi oppii muun muassa sosiaalisia ja käden taitoja ja erilaisia tietoja.
Çocuk örneğin sosyal ve el becerileri ve de değişik bilgiler öğrenir.L’enfant apprend, entre autres, les aptitudes sociales et manuelles, ainsi que diverses connaissances.
Çocuk örneğin sosyal ve el becerileri ve de değişik bilgiler öğrenir.Los niños aprenden, entre otras cosas, aptitudes sociales, destrezas manuales y distintos conocimientos.
Çocuk örneğin sosyal ve el becerileri ve de değişik bilgiler öğrenir.يتعلم الطفل أيضاً تلك لمهارات التي تساعده على تعلم المزيد.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.Det er ikke så sandsynligt, men uanset hvad han gør, vil han kunne bruge de færdigheder i design han har lært.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.아마 그렇게 되지는 않겠지만 그가 무엇을 하든 상관없이 그가 배운 이러한 설계 기술을 활용할 수 있을 겁니다.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.Pewnie nie, ale niezależnie od tego, co będzie robić, będzie mógł korzystać z umiejętności, które nabył.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.Puțin probabil, dar indiferent ce va face, va putea să se folosească de aptitudinile pe care le-a dobândit.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.Waarschijnlijk niet, maar ongeacht wat hij gaat doen, zullen deze ontwerpvaardigheden hem van pas komen.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.זה כנראה לא סביר, אבל בלי קשר למה הוא יעשה, הוא יהיה מסוגל להשתמש בכישורי העיצוב שהוא למד.
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.しかし彼が何をすることに なろうとも ここで学んだデザインのスキルは 利用することができます 販売責任者になろうとも
Çok muhtemel değil, ama ne yaparsa yapsın, bu öğrendiği tasarım becerilerini kullanabilecek.可能唔太可能啦 唔理佢將來會做乜 佢呢啲學返嚟嘅設計技能 仍然都會用得著
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.Denn ich glaube an die menschliche Fähigkeit, sich zum Besseren zu verändern.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.스스로 더 나은 인간으로 만드는 능력이 인간이 가진 힘이라고 굳게 믿기 때문입니다.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.Parce que je crois profondément en la capacité de l'être humain de changer pour le mieux.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.Pentru că am încredere deplină în capacitatea oamenilor de a se modela și redefini spre mai bine.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.Я глубоко убеждена, что люди способны меняться к лучшему.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.لأني أؤمن في داخلي بقدرة الناس بتغيير أنفسهم للأفضل.
Çünkü içtenlikle insanların olduklarından daha da iyiye gidecek becerileri olduğuna inanıyorum.自分達をより良くしようとする力です ジェンダーの問題は世界中にありますが
Çünkü insanları gerçekte motive eden şeyler özerklik, beceri ve hedef.Omdat autonomie, meesterschap en doel de echte motivaties zijn van mensen.
Çünkü insanları gerçekte motive eden şeyler özerklik, beceri ve hedef.何百万人の仕事が既に機械と置き換わっています。
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.왜냐하면 그 부분이 손상되면, 그들은 부바 키키를 연관시키는 능력을 잃게 되기 때문입니다.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.Mensen blijken bij beschadiging van dat deel niet meer in staat om Buba en Kiki te plaatsen.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.Wenn dieser nämlich beschädigt wird, verlieren diese Personen die Fähigkeit, sich auf Bouba-Kiki einzulassen.
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.כי כשהוא נפגע, אובדת היכולת הזו של קיקי ובובה,
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.لأنها حينما تكون تالفة، هؤلاء الناس يفقدون القدرة على الانخراط في كيكي بوبا،
Çünkü ne zaman hasar görse, insanlar Buba-Kiki alakasını kurma becerisini yitiriyorlar.ブバとキキを判別する能力が失われるからです 同時に隠喩を行う能力も失われます
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Eles possuem um conhecimento, o que os tornam bem menos dependentes da ajuda estrangeira.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Heillä on taito, joka vähentää kovasti heidän riippuvuuttaan ulkomaisesta avusta.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Họ có một kỹ năng, làm họ giảm bớt rất nhiều sự phụ thuộc vào cứu trợ nước ngoài.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Ils ont une compétence, qui les rend nettement moins dépendants de l'aide extérieure.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.그들은 외국의 원조에 보다 덜 의존하도록 만드는 기술을 가지고 있습니다.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mają oni umiejętność, która sprawia, że są oni o wiele mniej zależni od zagranicznej pomocy.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mají dovednost, s kterou jsou méně závislými na zahraniční pomoci.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mereka memiliki kemampuan yang membuat mereka lebih tidak tergantung pada bantuan asing.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Ovládajú zručnosť, ktorá ich činí oveľa menej závislými na cudzej pomoci.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Posseggono un'abilità che li rende molto meno dipendenti dall'aiuto estero.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Sie besitzen eine Fähigkeit, die sie weniger abhängig macht von Entwicklungshilfe.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Szakértelmüknek köszönhetően sokkal kevésbé függnek a külföldi segélytől.