Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.In vsake državo posebej ocenimo, kako ji gre.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Kaikki tietävät sen. Kumpaakin maata arvioidaan menestyksensä mukaan.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.모두가 알고 있죠. 각국은 그들이 어떻게 하느냐에 따라 판단됩니다.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Lo sanno tutti. E ogni nazione è giudicata per le sue azioni.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Semua orang tahu itu. Dan mereka dinilai, masing-masing negara, seberapa suksesnya mereka.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Toată lumea știe asta. Fiecare țară e judecată după cum se descurcă.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Toda a gente sabe isso. E eles são avaliados, cada país, com base no seu desempenho.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Todo el mundo lo sabe. Cada país es juzgado por su desempeño.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Toute le monde sait ça. Et chaque pays est jugé sur base de ses prestations.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.To ví každý. A soudíme je zvlášť, každou zemi podle toho, jak se jí daří.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Všetci to vedia. A každú krajinu súdia podľa toho, ako si počína.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Wszyscy to wiedzą. Każdy kraj osądzamy po tym jak sobie radzi.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Όλοι το ξέρουν αυτό. Και κρίνονται, κάθε χώρα, από το πώς τα πάνε.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Всеки знае това. Те са оценявани, всяка страна, на базата на това което правят.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Каждый это знает. И о них судят, о каждой стране, по тому, как у них идут дела по отдельности.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.Кожен це знає. І їх оцінюють, кожну країну, окремо відповідно до її прогресу.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.כל אחד יודע את זה והן נשפטות, כל מדינה, על איך הן מסתדרות.
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.الجميع يعلم هذا وكل دولة منها يتم قياس ادائها على حدى
Bunu herkes biliyor. ve her bir ülke kendi becerisine göre değerlendiriliyor.すべての国が、どんな政策を取るかで評価されるのです もう少し広い視点で見てみましょう
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.A kromě toho mají morální schopnost rozpoznat, co to "činit správně" znamená.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Dessutom har de den moraliska förmågan för att förstå vad "göra rätt" innebär.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Di samping itu, mereka punya kecakapan moral untuk menentukan arti "berbuat baik".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.En bovendien hebben ze de morele vaardigheid om uit te zoeken wat "goed doen" betekent.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.E oltre a ciò, essi hanno la capacità morale di immaginare cosa significa "fare del bene".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.És ezen felül, megvan a morális képességük, hogy felismerjék mit is jelent "jót tenni".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Et bien plus, ils ont l'aptitude morale de trouver comment "bien" le faire.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.I ponadto, mają zdolność oceny moralnej, co "właściwe postępowanie" oznacza.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.더 나아가 "옳은 일을 한다"는게 무엇을 의미하는지 알아보는 도덕적 판단력이 있습니다.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Mais importante ainda, têm a capacidade moral para perceber o que "fazer o bem" quer realmente dizer.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Más allá de esto, tienen la habilidad moral de deducir qué significa "hacer el bien".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Og ud over det, de har de moralske færdigheder til at forstå hvad "at gøre det rigtige" betyder.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Okrem toho majú morálnu schopnosť, aby sa dovtípili, čo znamená zachovať sa správne.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Şi mai mult decât atât, au priceperea morală să înţeleagă ce înseamnă "a face bine".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Und haben darüber hinaus die moralische Fähigkeit herauszufinden was "richtig zu behandeln" bedeutet.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И более того, они обладают добродетелью ума, позволяющей им определить, что означает "по-человечески".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И освен това имат моралното умение да разберат, какво означава "да постъпят правилно".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.ובנוסף, יש להם הכושר המוסרי לדעת מה פירוש "הגינות".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.فضلاً عما لديهم من مهارة أخلاقية لمعرفة معنى أن "تقوم بما هو صحيح".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.アリストテレスは「実践知とは」
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.이러한 단순한 과제를 학습하는데 특정하게 변화되는 15에서 20개의 피질 영역들이 존재합니다.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.15-20 איזורים בקליפת המוח משתנים באופן ספציפי כאשר אתם לומדים משימה פשוטה כמו זו.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.15 か 20 の皮質部位が変化しています それは脳内に膨大な変化として表れます
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Cam 15 sau 20 de zone corticale se modifică specific atunci când deprindem o competență simplă ca aceasta.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Ci sono 15 o 20 aree corticali che cambiano specificamente quando imparate una semplice compito come questo.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Có từ 15 đến 20 vùng vỏ não thay đổi theo sự điều chỉnh khi bạn học một kỹ năng như thế này.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Há 15 ou 20 áreas corticais que são alteradas especificamente quando se aprende uma tarefa simples como esta.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Hay 15 ó 20 áreas corticales que cambiaron específicamente cuando se aprende una destreza simple como ésta
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Jest 15-20 obszarów kory mózgowej zmieniających się przy nauce takich umiejętności.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Від 15 до 20 ділянок кори модифікуються, коли ви опановуєте просту навичку, подібну до цієї.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.Има 15 или 20 области от кората, които се променят специфично, когато учите просто умение като това.
Bunun gibi basit bir beceriyi öğrendiğinizde spesifik olarak değişen 15 ya da 20 kortikal bölge vardır.هناك على وجه التحديد 15 أو 20 منطقة دماغيّة تتغيّير عند تعلم مهارة بسيطة مثل هذه.
Bunu yaptıktan sonra, bilimin bize gösterdiği 3 motivasyon faktörü devreye giriyor özerklik, beceri ve hedef.המדע מראה 3 משתנים שמובילים לתוצאות יותר טובות, מבלי להוסיף סיפוק אישי.
Bunu yaptıktan sonra, bilimin bize gösterdiği 3 motivasyon faktörü devreye giriyor özerklik, beceri ve hedef.それは、自主性、習得、目的です。 自主性は、自分で自分自身や人生を律したいという欲望です。これまでの多くの管理の考え方はこれを無視していました。
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."Această cameră privată!", A spus Hall, şi străinul închis uşa şi a plecat neîndemânatic în bar.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."그 방을 개인의"홀 말했다, 그리고 낯선 clumsily 문을 닫아 갔다 술집에.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."Das Zimmer ist privat!", Sagte Hall, und der Fremde die Tür und ging ungeschickt in die bar.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."Det rummet är privat!" Sade Hall, och främlingen stängde dörren klumpigt och gick in i baren.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna.'Die kamer prive is, "zei Hall, en de vreemdeling sloot de deur en ging onhandig in de bar.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."Đó phòng của tư nhân!" Hall, và người lạ đóng cửa lại vụng về và đi vào thanh.
"Bu oda özel!" Dedi Hall, ve yabancı beceriksizce kapıyı kapattı ve gitti çubuğuna."Esa habitación privada!", Dijo Hall, y el forastero cerró la puerta con torpeza y se fue en la barra.