Bütün hamilelik süreci sonucunda bebeğin canlı doğma oranını verir.Все другие источники утверждают, что уж глотает младенца.
Lois, bebeğin ardından ilk kez kendini iyi hissetmeye başlar.В первое время после этого Алиса чувствовала себя хорошо.
Ama doğarken Darla, bebeğinin doğması için hayatını verir.Он спас ей жизнь, а в обмен Надя должна была родить ему сына.
Bu da erkek bebeğin kızlara değil erkeklere ilgi duymasına neden olabilir.” demiştir.Это лучше, чем получать проценты от вдов и сирот…».
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Её способность заключается в том, чтобы один раз использовать способность убитой куклы.
Yalnız bir kadın olan Lolotta bu bebeği evlat edinir.Скарлетт вынуждена принимать ребёнка одна.
Bebeğimin üzerine çok titriyordum ve bir şekilde zarar görmesinden çok korkuyordum."وقالت كنت أرتعب بشأن الطفل، وكنت أخاف من أن يصيبه أذي بأي شكل من الأشكال.
Artık bebeği beraber büyüteceklerdir.فكلاهما معًا يضيف إلى منهج متجاوب شبابيًا.
2008’de dört arkadaşıyla birlikte “Bebeğimi Seviyorum, Ona Kitap Okuyorum” projesini hazırladı.أعدت مشروع "أحب طفلى وأقرأ له كتاب" مع أربعة من أصدقائها عام2008.
Bebeğim ve Ben.عائلتي وأنا.
Bella çoktan bebeğine isim koymuştur.ووضعب بيلا الكثير من الأسماء لهذا الطفل.
Leylekler bebeği ya annelerine verir ya da bacadan içeri bırakırlardı.وكانت اطفال اللقالق إما أن تعطى لأمهاتهم او تترك داخل المداخن.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.ولكن ظل الرضيع في احتضاره.
En sonunda bebeği de düşürür.كما ترحل مه أبناء جنسها في النهاية.
Evin bebeği.بيت الدمية.
Fakat bebeğin ölümsüz olmadığını fark ediyorlar.باب في أن القديم لا يجوز عليه العدم.
Bu kaslar doğum sırasında gevşeyerek bebeğin doğmasına izin verirler.تساعد تلك الطريقة على إزالة الألم أثناء الولادة.
Groening, ailenin bebeğine kendi küçük kardeşinin adı olan Maggie adını verdi.أخذ غرينينغ اسم الشخصية من شقيقته الصغرى.
Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler.على الأبوين أن ينصتا لحديث طفلهم ولا يقاطعانه، ولا بدّ أن يشعر الطفل باهتمامهم له ولما يقوله.
Fakat bebeğini kendi başına dünyaya getirmek zorunda kaldığını söyler.يعتقد أن ماما قيلا انها تعطي ولادة إلى الأرض.
Ablası Kraliçe Margeurite'in de Jean Tristan adı verilen bir erkek bebeği oldu.لها اخت تدعى آنا موزيجوك هي أيضا لاعبة شطرنج.
Claire Dharma'nın sağlık istasyonuna götürülür ve bebeği için ilaç verilir.Claire é levada a uma estação médica Dharma, onde ela toma remédios para o bebê.
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.Depois de um tempo, Charlie começa a ter sonhos sobre o bebê estar em perigo.
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.Mais tarde naquela noite, Jon vê Craster levando um de seus filhos recém-nascidos para a floresta.
O'na bebeği alacaklarını ve Claire'in geri kampa gitmesi gerektiğini söyler.Ele diz que eles vão levar o bebê e devolver Claire ao acampamento.
Lokanta sahibi Flappy, Stewie'nin onun bebeği olduğuna inanır ve bu sebeple işi Meg'e verir.Ela faz com que o dono do restaurante, Flappy, acredite que Stewie é seu bebê para que obtivesse o trabalho.
Charlie Aaron'un mutlaka kötülükten korunmak için vaftiz olması gerektiğini düşünür, ve bebeği çalar.Charlie acredita que Aaron deve ser batizado (ser salvo deste perigo) e rouba o bebê.
Polanski'nin Apartman Üçlemesinin Repulsion ve Rosemary'nin Bebeği filmlerini takip eden son filmidir.É o último filme da "Trilogia do Apartamento" de Polanski, seguindo a Repulsion e Rosemary's Baby.
Bir erkek bebeği olur, Aaron.Por fim, ela dá a luz a um garoto, Aaron.
Rosemary'nin Bebeği, (İngilizce:Rosemary's Baby), Ira Levin tarafından 1967'de yazılmış bir gerilim romanıdır.Rosemary's Baby (em português, O Bebê de Rosemary) é um romance de terror escrito por Ira Levin.
Bebeğin annesi doğumdan kısa bir süre sonra ölür ve babası, Thomas Button, bebeği huzurevinin önüne bırakır.A mãe do bebê morreu após o parto, e o pai, Thomas Button, abandona o bebê no alpendre de um lar de idosos.
Charlie, Claire ve bebeği için havalı enjektör ve aşı bulur.Depois, Charlie levou até Claire uma mala com vacinas e um injetor pneumático, para ela e para o bebê.
Wesley, Angel'ın bebeğini kaçırır.Mas se esqueceu do gato de Annabelle.
Sezaryen genellikle vajinal doğumun bebeğin veya annenin sağlığını riske atacağı durumlarda gerçekleştirilir.Este procedimento é geralmente realizado quando um parto vaginal coloca em risco a saúde da mãe ou do bebé.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"Não deveria mentir pra mim e beijar minha bunda?"
Bebeğim ve Ben.Eles e Eu.
Hamile kadının bebeğini besler, yapısındaki potasyum çocukların büyümesini sağlar.Pois teu solo, tão fecundo, Alimenta os filhos teus.
Leylekler bebeği ya annelerine verir ya da bacadan içeri bırakırlardı.Os bebés eram então dados às mães ou largados pela chaminé.
Bebeği yetimhanede ölür.A criança é posta num orfanato.
Evin bebeği.Guia do Bebê.
16 yaşında olmasına rağmen bebeği anımsatır.Embora ela já tivesse 19 anos, ela deu sua idade como 16 para o estúdio.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.Um abutre então pousou atrás do garoto.
Bu armanın, bir kartal yuvasında bulunan asil bir bebeğin hikâyesini tasvir ettiği söylenir.Paralelamente é contada a história do nascimento de um bebê nobre.
Çünkü herkes bebeği aramaya çıkmıştır.Agora todos querem ver o garoto morto.
Ancak ülkemizde yüzde 10 gibi azımsanmayacak bir oranda bebeğin doğumu daha erken gerçekleşmektedir.Aumenta também em 30% o risco do bebé nascer de forma prematura.
Bebeği kaçırma görevi kendisine verilmiştir.Foi liberado do serviço para cuidar da criança.
Fakat bebeğin ölümsüz olmadığını fark ediyorlar.E torna-se claro que eles não são espiritualmente livres.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.O espaço para bagagem diminuiu 33% em relação à geração anterior.
Anne bebeğini dudaklarından öptü.A mãe beijou o bebê nos lábios.
Eylül 2015'te müzisyenle ilk bebeğinin hamileliğini doğruladı.Em setembro de 2015, confirmou a gravidez de seu primeiro bebê com o músico.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Hierdoor krijgt de baby alle krachten van het masker.
En sonunda bebeği de düşürür.Uiteindelijk houdt ze het kind echter toch.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978 - Louise Brown, de eerste reageerbuisbaby, wordt geboren.
Ayrıca kimden olduğu belli olmayan bir bebeği de vardır.Hij had ook een dochter, over wie verder niets geweten is.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Hij is een van de verjaardagscadeaus voor Andy.
Bebeğin doğumu Pelias'ı çok tedirgin etti.De dochters van Pelias waren overtuigd.
Bir tek göz bebeği vardı, iris yoktu ve pancar gibi kırmızıydı.Hij liep op vier poten en had rode ogen zonder pupil of iris.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.Duimen: De mama van Knofje heeft een baby in haar buik.
Daha sonra üçü, bebeğin ailesini bulmak üzere uzun sürecek bir yolculuğa çıkarlar.Samen hebben ze drie kinderen die door de carrières van hun ouders veel moeten ondergaan.
Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir.Voor elke individuele patiënt moet bepaald worden welke behandeling het meest gepast is.