Bebeğe tatlı patates dediler.הם קראו לו בטטה מתוקה.
Bebeğe tatlı patates dediler.笑う時に 大きな声で笑うので
Bir bebeğe veya kıza oyuncak bebek verdiğin zaman onu programlıyorsun.Kun annat nukkeja tytölle, sinä ohjelmoit häntä.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Chci, abyste se podívali na toto mimino.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Gostaria que vocês dessem uma olhada neste bebê.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Jag vill att ni tittar på det här barnet.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Je veux que vous regardiez ce bébé.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Katsokaapa tätä vauvaa.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Kijk alsjeblieft naar deze baby.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.여러분이 이 아기를 보셨으면 합니다.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Nézzék meg ezt a kisbabát!
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Poglejte tega dojenčka.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Popatrzcie na to dziecko.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Pozrite sa na toto bábätko.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Prøv at se på denne baby.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Quiero que observen a esta bebé.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Saya ingin anda memperhatikan bayi ini.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Schauen SIe sich dieses Baby an.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Tôi muốn bạn nhìn vào đứa bé này.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Voglio che guardiate questo bambino.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Vreau să vă uitaţi la acest copil.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Θέλω να κοιτάξετε καλά αυτό το μωρό.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Искам да погледнете това бебе.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Я хочу, чтоб вы взглянули на эту малышку.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.Я хочу, щоб Ви поглянули на це маля.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.אבקש שתתבוננו בתינוקת זו.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.هلا ألقيتم نظرة على هذه الطفلة.
Bu bebeğe bakmanızı istiyorum.愛らしい瞳や
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın? Evet.Boš lahko najinemu nerojenčku vsak dan igral?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Pode tocar todo o dia para o bebé?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Poţi cânta în fiecare zi pentru copilul nenăscut?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?¿Puedes tocar cada día para el niño?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Suonerai ogni giorno per il nostro bambino?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Tu pourras jouer tous les jours, pour le futur bébé?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Wil je elke dag voor de baby spelen?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Μπορείς να παίζεις κάθε μέρα για το αγέννητο μωρό μας;
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Ты можешь играть для нерожденного ребенка каждый день ?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?هل يمكنك العزف كل يوم لإبني ؟
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpA když se doktor podíval na to žluté dítě, podíval se mojí matce do očí a řekl,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpA keď doktor sa pozrel na toto žlté decko s čiernymi zubami, pozrel sa priamo na mamu a povedal:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpKiedy lekarz rzucił okiem na to żółte dziecko z czarnymi zębami, popatrzył na moją mamę i powiedział:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıp그리고 의사가 이 까만치아를 가진 색이 노란 아이를 보았을때 우리 엄마를 똑바로 쳐다 보며,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpNär doktorn kastat ett öga på det gula barnet med svarta tänder, tittade han på min mamma och sa,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpOg da lægen kiggede på denne gule dreng, med sorte tænder kiggede han direkte på min mor og sagde,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpŞi când doctorul a consultat acest copil palid cu dinţi negri, s-a uitat la mama şi la tata şi a spus,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpToen de dokter dit gele kind met zwarte tanden bekeek, keek hij strak naar mijn moeder en zei:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpVà bác sĩ nhìn đứa trẻ da vàng răng đen ông ấy nhìn thẳng vào mẹ tôi và nói
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpY cuando el médico vio a este bebé amarillo con los dientes negros miró fijamente a mamá y le dijo:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpΌταν ο γιατρός είδε αυτό το κιτρινιασμένο παιδί με τα μαύρα δόντια, κοίταξε τη μαμά μου και της είπε:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpДоктор взглянул на жёлтого ребёнка с чёрными зубами, посмотрел на мою маму и сказал:
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpКогато докторът видял това жълтеникаво бебе с черни зъби, той погледнал право към майка ми и й казал,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpכשהרופא הביט בילד הצהוב הזה עם השיניים השחורות, הוא הביט היישר בעיני אמי ואמר,
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıpوحين نظر الطبيب إلى هذا الطفل الأصفر ذي الأسنان السوداء، نظر مباشرة إلى أمي وقال،
Doktor bu siyah dişli sarı bebeğe baktığında annemin gözlerinin içine bakıp母をじっと見て 「この子は 生きられないでしょう」 と言ったそうです
Firefly'ın tek bir beşiği olduğunu fark edeceksiniz. Sadece tek bir bebeğe yetmektedir.Ważka ma łóżeczko, tylko dla jednego dziecka.
Kültür, kadınlara belli roller yükler. Bir bebeğe veya kıza oyuncak bebek verdiğin zaman onu programlıyorsun.Jadi wanita, diberi peran tertentu dalam budaya ini.
Kültür, kadınlara belli roller yükler. Bir bebeğe veya kıza oyuncak bebek verdiğin zaman onu programlıyorsun.Жените имат предадена конкретна роля в тази култура.
‹‹Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin.››Da ne bodi ona, prosim, kako mrtvo dete, čigar meso je napol trhlo, ko pride iz telesa matere svoje.
‹‹Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin.››essa non sia come il bambino nato morto, la cui carne è gia mezzo consumata quando esce dal seno della madre»
‹‹Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin.››Jangan biarkan dia menjadi seperti bayi yang lahir sudah mati, dengan dagingnya setengah busuk.