be ile cümle

be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen gitmezsen, ben de gitmem.If you don't go, I won't, either.
Söylediğin şey beni şaşırttı.What you said surprised me.
Ben sizin zengin olduğunuzu biliyorum.I know you are rich.
Sen geri dönünceye kadar burada bekleyeceğim.I'll stay here till you get back.
Senin hatalı olduğun bellidir.It's clear that you're wrong.
Hatalıysan ben de hatalıyım.If you are wrong, I am wrong too.
Yalan söylediğin belli.It's evident that you told a lie.
Senin suçlanacağın belli.It is plain that you are to blame.
Sen telefon ettiğinde ben çıkmak üzereydim.I was about to leave when you telephoned.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.I didn't expect such a nice present from you.
Sizden böyle güzel bir hediye beklemiyordum.I didn't expect such a nice present from you.
Bir pikniğe gidecek olman harika bence.I think it's wonderful that you're going on a picnic.
Onu beğendiğine memnun oldum.I'm glad you liked it.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.I didn't expect you to get here so soon.
Sen burada olduğun sürece, ben kalacağım.As long as you're here, I'll stay.
Ne zaman gelirsen ben hazırım.Whenever you come, I'm ready.
Bitap düşene kadar benimle konuşabilirsin ama beni asla ikna edemeyeceksin.You can talk until you're blue in the face, but you'll never convince me.
İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.Laugh as much as you like; I'll stick to my plan to the bitter end.
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.Chestnuts have to be boiled for at least fifteen minutes.
Benim çoraplar zaten kuru mu?Are my socks dry already?
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Benim ayakkabılar yıpranmış.My shoes are worn out.
Ben tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by chance.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
O, havaalanına geldikten sonra, "Ben geri gelebildiğime sevindim" dedi.Upon arriving at the airport, he said, "I'm glad I could come back."
Lütfen beni 5'te havaalanından al.Please pick me up at the airport at five.
Gökyüzü çok berraktı.The sky was as clear as ever.
Gökyüzünde benim sayabileceğimden daha fazla yıldız var.There are more stars in the sky than I can count.
Ben dokuzda gelmeni istiyorum.I'd like you to come at nine.
Faizi yeniden ayarlama yönünü belirlemek zordur.It is difficult to peg the direction of interest deregulation.
Cuma günkü partiyi bekleyemeyiz.We can hardly wait for the party on Friday.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Bence para sevgisi hepimiz için ortak.I think the love of money is common to us all.
Beş parasızım.I'm broke.
Akvaryum balığı besliyorum.I'm feeding the goldfish.
Ben sana parayı yarın vereceğim.I will give you the money tomorrow.
Altın renk olarak pirinç madenine benzer.Gold is similar in color to brass.
Benim az param var.I have little money.
Benim biraz param var.I have a little money.
Ben paraya sıkışmadım.I'm not pressed for money.
Para ve ben birbirimize yabancıyız, yani, ben fakirim.Money and I are strangers; in other words, I am poor.
Para yaşamın bedelini ödeyemez.Money cannot compensate for life.
Bizim Amerikalı komşumuz önümüzdeki yıl beş yıldır Japonya'da yaşıyor olacak.Our American neighbor will have lived in Japan for five years next year.
Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.Few people visit me these days.
Son zamanlarda pişirmedeki becerisini geliştirdi.She has improved her skill in cooking recently.
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you before long.
Ben kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you soon.
Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.I'll drop in on you sometime in the near future.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Ben sigarayı bırakacağım.I'll give up smoking.
Benim kasık bölgemde bir kaşıntım var.I have an itch in my pubic area.
Beni korkuttun!You startled me!
Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.Astonishment deprived me of speech.
Benim için sürpriz oldu, o, soruyu cevaplayamadı.To my surprise, she could not answer the question.
Benim için sürpriz oldu, çocuk Yokohama'dan buraya bütün yolu tek başına geldi.To my surprise, the child came here by himself all the way from Yokohama.
Onu ölü bulduğumda benim için sürpriz oldu.I found, to my surprise, that she was dead.
Benim için sürpriz oldu, o, ödülü kazandı.To my surprise, he won the prize.
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.To my surprise, they ate the meat raw.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!

İlgili Sayfalar