be ile cümle

be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tokyo'ya taşındığından beri, ben Jane'den haber almadım.I haven't heard from Jane since she moved to Tokyo.
Ben kot pantolon giyersem, tamam mı?Is it OK if I go in jeans?
Ben Zambiyalıyım.I'm from Zambia.
Sandra benim harcadığımın iki katı kadar çok harcadı.Sandra spent twice as much as I did.
Sally geçen aydan beri diyettedir.Sally has been on a diet since last month.
Sally ve ben aynı ofiste çalışıyoruz.Sally and I work in the same office.
Beth, Sally'nin yalnızca suçsuz numarası yaptığını iddia etti.Beth argued that Sally was only pretending to be innocent.
Sally, yirmi-dolarlık bir banknotu beş dolarlık banknotlarla değiştirdi.Sally exchanged a twenty-dollar bill for five-dollar bills.
Beyaz yakalı işçiler birçok güçlüklerle karşı karşıya.White-collar workers face many difficulties.
Tom, beni terk etmiyor musun?Tom, don't you leave me.
Yaz kampında benim gurubumun sorumlusuydu.At the summer camp, she was in charge of the group I belonged to.
Ben futbol oynarken bir top kafamın arkasına çarptı.A ball hit the back of my head while I was playing soccer.
Futbol beyzboldan daha popüler.Soccer is more popular than baseball.
Bence, futbol mükemmel bir spor.In my opinion, soccer is a great sport.
Bir an burada beklemeliyiz.We should wait here for the moment.
Sakura'nın konuşma tarzı beni sinirlendiriyor.Sakura's way of speaking gets on my nerves.
Onu benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Beden ölçünüzü biliyor musunuz?Do you know your size?
Şimdi benim sıram.It's now my turn.
Hadi! Daha fazla bekleyemem.Come on! I can't wait any more.
Sir Harold kibar bir İngiliz beyefendisi.Sir Harold is a fine English gentleman.
Haydi beyzbol oynayalım!Let's play baseball!
Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.I'll make every possible effort to meet your request.
Eğer bana ihtiyacın olursa beni ara.Please call me up if you want me.
Sana son kez yazdığımdan beri uzun zaman oldu.It has been a long time since I wrote you last.
Ben pirinç, miso çorbası ve natto yiyeceğim.I'll have rice, miso soup and natto.
Lütfen sizin için uygun olduğunda beni arayın.Please call me whenever it is convenient to you.
Siparişinizi almayı dört gözle bekleyebilir miyiz?May we look forward to receiving your order?
Ben onu senin hayal gücüne bırakıyorum.I leave it to your imagination.
Ben yaşadığım sürece, nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness as long as I live.
Maalesef ben senin misafirperverliğini empoze ediyorum.I'm afraid I'm imposing on your hospitality.
Ben nezaketin için teşekkür ederim.I appreciate your kindness.
Beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğin için çok naziksin.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğiniz için size teşekkür ederim.Thank you for inviting me.
Ayrılışınla ilgili olarak beni önceden bilgilendir.Let me know your departure in advance.
Benim için yaptığını takdir ediyorum.I appreciate what you've done for me.
Ben senin düşünceliliğini taktir ediyorum.I appreciate your thoughtfulness.
Evli misin yoksa bekar mısın?Are you married or are you single?
Ben yardımınıza minnettarım.I appreciate your help.
Benimle birlikte biraz çay almaz mısın?Won't you have some tea with me?
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak istiyorum.I'd like to drive across the USA in a convertible car.
Merhaba! Ben Ichirou Tanaka. Tanıştığımıza memnun oldum.Hi! I'm Ichirou Tanaka. Nice to meet you.
Merhaba, benim adım Ken Saitou.Hi, my name is Ken Saitou.
Böyle bir savurganlık beni aşar.Such extravagance is beyond my reach.
Ben bu hakaretlere dayanamam.I can't put up with these insults.
Ben, sizi bu kadar uzun beklettiğim için üzgünüm.I am sorry to have kept you waiting so long.
Sizi sabah çok erken aradığım için lütfen beni bağışlayın.Please excuse me for calling you so early in the morning.
Ben böylesine pahalı bir restoranda yemek yemeği göze alamam.I can't afford to eat in such an expensive restaurant.
Ben hiç bu kadar büyük bir paraya sahip olmadım.I've never had such a large sum of money.
Böylesine büyük bir hediye bizim için beyaz bir fildir.Such a big gift is a white elephant to us.
Ben böylesine sakin bir yer olduğunu asla hayal etmedim.I never dreamed of there being such a quiet place.
Ben bu olayları önceden sezmedim.I didn't foresee this turn of events.
Bence günün bu saatinde sokakta kimsenin olmaması garip.I think it strange that there is no one on the street at this time of the day.
Bu berbat havada dışarı çıkmasan iyi olur.You had better not go out in this bad weather.
Böyle devam etmek benim için kesinlikle imkansızdır.It's absolutely impossible for me to go on like this.
Bazı şeyleri berbat ettim, keşke tırmanacak bir delik bulabilsem.I've botched things up so bad I wish I could find a hole to climb into.
Sizi çok uzun beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting so long.
Beklediğimizden daha fazla insan partiye geldi.More people came to the party than I had bargained for.

İlgili Sayfalar