be ile cümle
be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ya John ya da ben suçlanacağım.Either John or I am to blame.
John benden nefret ediyor ve o gösteriyor.John hates me and it shows.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.I swear, John. As of today, I quit smoking.
Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız?Could you put it in a shopping bag for me?
Ben çok sık kayak yapmaya giderim.I go skiing very often.
Ben koşunun iyi bir egzersiz olduğunu düşünüyorum.I think jogging is good exercise.
Joe benim parayı ödemem konusunda ısrar etti.Joe insisted on my paying the money.
Joe ve ben dün bir aslan gördük.Joe and I saw a lion yesterday.
George benim kız kardeşimle evlendi.George married my sister.
George beklenmedik bir anda tırmanmaya başladı.George began to climb all unawares.
Ben halıyı temizlemek için bir şey arıyorum.I'm looking for something to clean the carpet with.
Ben bir duş alacağım.I'll take a shower.
Duşu kapatamıyorum. Onu benim için kontrol eder misin?I can't turn the shower off. Could you check it for me?
Ben Japonca konuşabilirim ve sadece Japonca konuşurum.I'm able to speak, and only speak, Japanese.
Jack, babasına benzer.Jack resembles his father.
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.Jack may have taken my umbrella by mistake.
Jack, evde bir kedi ve bir papağan besliyor.Jack keeps a cat and a parrot at home.
Jack, istemediğim halde beni oraya gönderdi.Jack made me go there against my will.
Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.Jack bores me with stories about his trip.
Jack ve Betty bir aydır istikrarlı olarak gitmektedirler.Jack and Betty have been going steady for a month.
Benim için bir tane ısmarlar mısın?Can you order one for me?
Ben her zaman Shirley ve Alan'ın birlikte olacaklarını düşündüm.I always thought that Shirley and Alan would get together.
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.I hope to be a journalist.
Jim'in başında beyaz bir şapkası var.Jim has a white hat on his head.
Jim bedensel çalışmadan korkuyordu.Jim was afraid of physical labor.
Jim, benim kompozisyonumda bazı dil bilgisi hatalarına dikkat çekti.Jim pointed out some grammatical mistakes in my composition.
Jim bizi beklemesinin bir sakıncası olmayacağını söyledi.Jim said that he wouldn't mind waiting for us.
Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.Jim has been trying to take me out to dinner for the last three weeks.
Jim babasına benzer.Jim resembles his father.
Jim, mektubu Betty'ye yazdı.Jim wrote the letter for Betty.
Jim'in amcasının gelecek yıl emekli olması bekleniyor.Jim's uncle is due to retire next year.
Jim benim evimde kaldı.Jim stayed at my house.
Ya Jim ya da ben ona ondan bahsetmek zorundayız.Either Jim or I have to tell her about it.
Jim liseden mezun olduğundan beri iki yıl geçti.Two years have passed since Jim graduated from high school.
Ne zamandan beri Jim Robinson'u tanıyorsunuz?How long have you known Jim Robinson?
Jimmy genellikle hafta sonları beni görmeye geliyor.Jimmy often comes to see me on weekends.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.Jimmy insisted on my taking him to the zoo.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem için ısrar ediyor.Jimmy insist on my taking him to the zoo.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Bir süre bebeğe göz kulak olun.Keep an eye on the baby for a while.
O geldiğinde ben bir süredir bir dergi okuyordum.I had been reading a magazine for some time when she came.
Bir süre beklemek umurumda değil.I don't mind waiting for a while.
Bir süre burada bekle.Wait here for a while.
Benim fermuar yarıya kadar sıkışmış.My zipper stuck halfway up.
Bir bebek geyik doğar doğmaz ayakta durabilir.A baby deer can stand as soon as it's born.
Fakat bekar olmanın yararlarına rağmen, onlar birgün evlenmek istiyor.But in spite of the merits of being single, they do want to get married some day.
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.However, his girlfriend is selfish and hardly worries about Brian.
Ben Chicago'ya bir uçuş rezervasyonu yapabilir miyim?Can I reserve a flight to Chicago?
Onu son kez gördüğümden beri Shelly gerçekten büyümüş.Shelly's really filled out since the last time I saw her.
Jane ağaca sırtını dayamış bekliyordu.Jane was waiting with her back against the tree.
Jane'in başı ciddi belada.Jane is in serious trouble.
On bir yaşından beri, Jane filmlerde oyunculuk yapıyor.Jane has been acting in films since she was eleven.
Jane benim yeni evimi görmek için yalvardı.Jane begged to see my new house.
Jane benim kadar yaşlı.Jane is as old as I am.
O ona yardım etmediği için Jane Bob'a kin besliyordu.Jane has it in for Bob because he didn't help her.
Jane'in beş el çantası vardır.Jane has five handbags.
Jane'nin babasına benzediğini düşünmüyor musun?Don't you think Jane takes after her father?
Jane bir yıl içinde pek çok şey yaşadı. Ben de.Jane experienced many things in a year. So did I.
Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.This racket of Jane's is a little heavier than the one which I bought yesterday.
Jane ve ben çok iyi piyano çalarız.Jane and I play the piano very well.